·283 syf.····Okunma: 24 Ekim 2017 19:54 Binboğalar efsanesi, Okunması gereken nacizane eserlerden biri olduğu aşikar.
Sizde ben gibi hiç düşündünüz mü, yerleşik değilde konar göçer bir ailede doğsaydik, büyüseydik bu denli sahiplenici olur muyduk diye? Ya da hiç merak ettiniz mi, kendimizi bildik bileli köylerde şehirlerde evlerde yanisi sabit bir yerlerde yaşıyoruz, bunun öncesi neydi? Adım adım ya da top yekûn nasıl geçildi yerleşik hayata? İşte yazarımız canım Yaşar Kemal, bu soruların cevabını karaçulluk obası üzerinden anlatmaya çalışıyor .
Sadece bu soruların cevaplarını vermekle kalmıyor Yaşar Kemal, insanı yine eleştiriyor. Okuyucu şöyle bir silkeleniyor!
İnsan ister istemez soruveriyor kendi kendine : Neden ihtiyacı olana yardım etmiyoruz? Neden birbirimizi hor görmek bu denli hoşumuza gidiyor? Romanda öyle bir karakter var ki bu soruları devamlı soruyor kendine ve öyle samimi açıklıyor ki.. Sizde bu samimiyete ortak oluveriyorsunuz.
Toparlayacak olursak kitap, Osmanlı'nın yörük soyundan gelmesi, yerleşik hayata geçip yörükleri zorla iskan ettirmenin yörükler üzerindeki etkisini anlatıyor.
Yaşar Kemal okumak.. En buğulu dönemlerimde beni kendime getiren yazar. Öyle gerçekçi yazıyor ki, öyle dersler veriyor ki.. Bana başkalarının çektiği sıkıntıları öyle derin hissettiriyor ki. Buğulu dönemlerimde, silkeliyor beni kendime getiriyor. Romanlarında ki karakterlere özendiriyor. Öyle azimli, öyle ümit dolu öyle çabalayan olmak istiyorum. Aynı bu kitabında kışlak bulma ümidini son sayfaya kadar içlerinde taşıyan yörükler gibi.
Kitabı mutlaka okumanızı öneririm. Bol okumalar :)