Kitabın başları beni pek sarmamıştı. O yüzden bir ara kitabı yarım bırakmayı bile düşündüm.Ama kitapları yarım bırakınca içime sinmiyor, o yüzden iyi ki bırakmamışım diyorum.
Öncelikle kitap gerçekten arka kapağında denildiği gibi yalın. Aslında Yusuf Atılgan'ın bu kitabıyla bize bir şeyler anlatmaya çalıştığını düşünüyorum.Her kitapta yazardan parçalar vardır ya Yusuf Atılgan dünyanın,yaşamın monotonluğunu fark etmemizi istemiş, iyi ki de bunu kelimelere dökmüş. Evet C. çoğu şeye karşı-kendisine bile- başkaldıran bir karakter.Ama o kadar haklı ki. Gerçekten de çoğumuz başkaları ne düşünür, bunu yapsam mı yapmasam mı diye belirsizlikler içinde yaşıyoruz. Hayatın her anını planlayıp ona göre yaşamayı düşünüyoruz. İleride dönüp baktığımızda keşkeler ve pişmanlıklarla karşılaşıyoruz. Bu kitap sanki ''Silkelen ve kendine gel!'' diyor.Çevrene bak! Hayat bazı şeyler için çok kısa. Başkaları ne düşünür diye korkma,sokak ortasında kahkaha atmaktan veya yağmurun altına kendini bırakıp ıslanmaktan korkma! C. bunları yapıyor.Sen de yapabilirsin! Çevrenin sana dayattığı her şeyi yapıp sıradanlaşma. Kabuğundan çık ve gerçekten ne istiyorsan ona yönelmeye çalış.
Ayrıca C. sürekli birini,bir şeyi,eski tanıdık bir hissi arıyor.Biz de hayatımızda hep bir şeyleri aramıyor muyuz? Hep bir şeylere,bir kimseye ulaşma çabası içindeyiz. Kim ne derse desin aramaktan vazgeçmememizi düşünüyorum. C. de vazgeçmedi.Kitap da C.'nin bu arayışını ve bu süreçte karşısına çıkan kişiler,olaylar hakkındaki düşüncelerini ve hareketlerini kapsıyor.Zaman zaman gülüp,bazen hüzünleneceğiniz ama çokça sizi bir şeyleri sorgulamaya itecek bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Keyifli okumalar!