Gönderi

Violet sus artık n'olur
8/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2024 149. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2024 01:02
Tuhaf Deniz Kasabası her zamanki gibi gizemli olaylara ev sahipliği yapıyor. Kasabayı yıkan fırtınalar eski efsanelerin hatırlanmasına neden olurken bir anda ortaya çıkan gizemli şişe, üzerinde hak iddia eden kasabaları birbirine düşürüyor. Kayıp eşya sorumlumuz Herbie Limon ise bir yandan şişenin sahibini bulma konusunda üzerine yüklenen sorumlulukla mücadele ederken bir yandan Violet yüzünden kafayı yememeye çalışıyor. Eğer bu seriyi hiç okumadıysanız ve spoiler yemek istemiyorsanız incelemeyi okumayı burada bırakın ve önce Malamander'i sonra da bu kitabı okuyun derim. Esrarengiz Kasaba bir kitap olsaymış bu kitap olurmuş dedirten bu eseri kaçırmamanızı öneririm. Buradan sonrası spoilerli. Bu kitapta Herbie'nin iç dünyasına odaklanıldı ve bu anlar serinin bir çocuk kitabından fazlası olduğunu gösterdi. Kitap dispanserindeki maymundan ve denize açılmaktan korkması ama kitap ilerledikçe bu korkularıyla yüzleşmek zorunda kalması iyiydi ama beni en çok etkileyen şey kayıp eşya sorumlusu işine bağlılığıydı. Herbie okuyucuya pek hissettirmese de bu kasabanın yabancısı ve kimsesi yok. Leydi Kraken ona sahip çıkıp otelinde iş vermiş ve bu iş Herbie'nin her şeyi olmuş. Hem minnet borcunu ödemenin tek yolu, hem onu kasabaya bağlayan yegane şey, hem de kimliğinin bir parçası... Ben hikayeli yapımlarda (kitap, manga, oyun vb.) arka planda büyük bir gizem olmasına bayılırım. Hani yıllar önce Five Nights at Freedy's hikayesini çözmekle kafayı bozmuş tipler vardı ya ha ben onlardandım. Sebastian Yılanbalık'ın "en derin sır" diye adlandırdığı bir şey var ve bu her neyse Malamander, Gargantis ve Erwin ile bağlantılıymış. Tabi bu beni hikayeye baya bir bağladı, serinin sonuna kadar okurum artık. Violet'ten bahsetmemek olmaz. Herbie'nin Leydi Kraken'e duyduğu minneti Violet de Herbie'ye duyuyor ve kitap boyunca ona destek oluyor. Bazı anlarda sinir etmiyor da değil ama. Ya kardeşim neden gizlice birilerini dinlerken sessiz kalmıyorsun. Bağırıp durmasana senin yüzünden Herbie iki kez ölümden döndü. Bu anlar bana Dipper ve Mabel'ın ilişkisini hatırlattı birazcık. İki kitapta da birbirine benzer olaylar olmasına rağmen karakterlerin eğlenceli kimyası sayesinde kitaplar kendisini okutturuyor. İnceleme burada bitti, gerisini seriyi bitirince dönüp bakabilmek ve "Ben demiştim" diyebilmek için yazıyorum. Spoiler vermeyin lütfen yorumlarda Öncelikle bana Sebastian Yılanbalık ölmüş gibi gelmedi çünkü çok iyi bir malzeme. Bir düşünün, serideki en manipülatif karakterden bahsediyoruz. Bence ileride Herbie'yi çok fena kandıracak. Sonuçta otelin yöneticisi Bay Yumuşakça'nın Herbie'yi işten atmak istediğini ve onu koruyan Leydi Kraken'in sağlığının pek iyi olmadığı ortada. Herbie'nin kayıp eşya sorumlusu mesleğini hayatının her anına yansıtması mükemmel bir şey buna itirazım yok ama karakter gelişimini tamamlamak için bu meslek olmadan da var olabilmeyi öğrenmeli. Bence bir noktada Leydi Kraken'in sağlığı çok bozulacak ve Herbie onun ölmesiyle birlikte işten atılmaktan korkacak. Bu noktada da Yılanbalık'ın ağına düşecek ve Leydi Kraken'i kurtarmak için bir çeşit ölümsüzlük iksirinin bulunmasına yardımcı olacak. Elbette bu noktada Violet ile de karşı karşıya gelecek. Erwin de kedi olmasına rağmen Malamander ve Gargantis ile bir tutuldu. Bunca şey yaşandıktan sonra bile umursamaz bir karakter. Bence çok şey biliyor ve onu önemli yapan da o. Ya iyi birisi ve seride Stan Amca gibi bir rolü olacak ya da en son Flowey'in Frisk'i kullanması gibi bizimkileri kullanacak.
Edebiyat
GargantisThomas Henry Taylor · Genç Timaş Yayınları · 20211,590 okunma
·
733 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Herbie'nin iç dünyasını serinin geri kalanında daha çok görüyoruz, benim bazı yerlerde gözlerim bile dolmuştu, kasaba halkı hiçbir zaman Herbie'yi Violet'i sahiplendikleri gibi sahiplenmedi ve bu olay benim kalbimi çok kırıyor😔
Yiğit Baran
Gönderi Sahibi
Yazık Herbie'ye ya. En azından Violet seviyor onu.