Tüm kitapsever dostlarıma mutlu günler kitaplarla güzelleşen vakitler diliyorum
Korkunun ve karanlığında zayıflıkları vardır. Karanlık ışıktan, korkuysa akıldan sakınırdı
Korku, gerilim türünde okumayı seven dostlar, kitap tam size göre. Paranormal bir kurgu ile karşı karşıyayız kitapta. Gerçek ve gerçekdışı arasında gidip geldiğim bir okuma oldu.
Büyükada Rum Yetimhanesi 1903 yılı Mart ayından itibaren her 19 yılda bir döngülenen, kayıtlara kayıp çocuk vakası olarak geçen, ancak yaşayanların bildiği zalimce çocuk öldürülme vakalarının yaşandığı paranormal bir kurgu. Son kayıp çocuk vakası 2017 Mart ayında yine yetimhanenin bahçesinde oluyor.
Bunun üzerine Işık Sezer daha önce yetimhanede birlikte kaldığı ve daha önceden kavilleşmiş olduğu arkadaşları Asaf, Emrah, Emre ve Keti ile iletişime geçer ve onları Büyükada 'ya davet eder. Bu beşliyi zorlu bir mücadele beklemektedir.
Olay örgüsü ve anlatım büyük ustalıkla organize edilmiş. Işık Sezer 'in günlüklerinden ( Yaptığı araştırmave görüşmelere de yer vermiş), hem Işık 'ın hem de diğer arkadaşlarının anımsadığu çocukluk ve gençlik anılarını okurken kurgunun içerisine giriyoruz.
Kadim bir çınar ağacı düşünün kökleri ile Büyükada 'yı, dalları ile gökyüzünü kaplıyor. Günüm birinde bu ağaç kesilerek yerine Avrupa'nın en büyük ahşap binası yapılıp otel olarak hizmete gidiyor. Hayırsever bir kadın bu binayı satın alıp yetimhane olarak kullanılmasını sağlıyor. Yalnız ulu ağacın kesilmesine bir kadın Rua Temte itiraz ediyor. Önce eli kesiliyor kadının sonra galeyana gelen halk kadını yakıp diri diri toprağa gömüyor. 1903 yılında çocuğunu yetimhaneye bırakan marangoz baba yetimhanenin bahçesinde önüne çıkan ulu ağacın kökünden oyuncak bir tek tekerlekli araba yapıyor, çocuklar oynasın diye. İşte o oyuncak araba ile o gün bir lanet başlıyor.
Işık ve arkadaşları kaybolan çocukları bulup Rua Temte ile mücadele edebilecekler mi?
Biz Ece Ceren Gültepe
ile birlikte okuduk. Türü sevenler için tavsiyemdir.raven