Puan vermedi·232 syf.····Okunma: 14 Nisan 2023 16:53 Kitap Isaac Asimov’un sunuşuyla başlıyor. Weinbaum’un bilimkurgu edebiyatını başka bir boyuta taşıyabileceğini düşünen Asimov yazardan övgüyle bahsediyor. Heinlein gibi büyük yazarlarla karşılaştırılan Weinbaum’un Bir Mars Destanı isimli hikayesi 1934 yılında yayımlanmış. Yazar 1935 yılında henüz 33 yaşındayken akciğer kanserine yenik düşmüş.
Kitap toplamda 7 öyküden oluşuyor. Bir Mars Destanı ve devamı olan Hayaller Vadisi isimli öyküler Mars’a yapılan bir keşif gezisinde ekibin başına gelenleri anlatıyor. Kapak resmi bu öyküleri yansıtıyor. Dünya dışı türleri insan anatomisine benzetmeyerek farklı bir bakış kazandıran ilk öykülerden biri olarak görülüyormuş.
Uyumun Doruğu, yapılan bir deney sonucunda adaptasyon yeteneği arşa çıkan bir insanı anlatıyor. Çok keyif aldığım bir öykü oldu.
Pymalion’ın Gözlüğü, günümüzde yaygınlaşan sanal gerçeklik teknolojisinin anlatıldığı bir öyküydü. 1934 yılında birinin bunları düşünüp yazması insanı hayrete düşürüyor.
Üşütük Ay, Jüpiter’in uydusu Io’da geçen bir öykü. Gezegen yerlileri ve buraya göreve gönderilmiş bir insan arasında yaşananları anlatıyor.
Eğer Dünyaları, verdiğimiz kararlar sonucu oluşabilecek alternatif evrenleri görebilseydik ne olurdu? Sorusuna yanıt arıyor.
İdeal, birinin veya bir durumun en mükemmel versiyonunu görme şansı sağlayan bir cihazı deneyimleyen insanların neler yaşadığını anlatan bir öykü.
Yanına emoji koyduğum öyküleri çok beğendim. Diğer öyküleri de oldukça başarılı buldum. Yazarın birçok bilimkurgu üstadını etkilediğini düşündüğümüzde kitabın oldukça kıymetli bir derleme olduğunu söyleyebilirim.