Zaman sıkıntsından dolayı kitabı çok bölerek okumuştum. Bunun en büyük faydası böyle harika bir eseri düşünüp, olaylar üzerine daha objektif çıkarımlara varmama yardımcı oldu Orhan Pamuk okurken kendimi hep olayların içinde hissetmişimdir. Kafamda Bir Tuhaflık tam bir üslup harikası. Kitabı okurken kendinizi Mevlut olarak hissedeceksiniz. Bazen çaresiz kalıp sıkıntıya düşecek, İstanbul'un bir tepesindeki tek gözlü evde yalnızlığı tek başınıza hissedecek, kimi zamanda beraber mutlu olacaksınız. Kafamda Bir Tuhaflık dönemin İstanbul yaşantısını, henüz büyük apartmanların boy göstermediği ve tek gözlü odalardaki yaşam mücadelesini detaylı bir şekilde anlatmış. Dönemin siyasi bölünmüşlüklerini ve bu bölünmüşlüklerin çıkardığı sorunlar üzerine durmuş.Aile içi sıkıntılara, en çokta geçim sıkıntısı üzerine durmuş.
Mevlut babası ile ilk başta köydeki diğer çocuklar gibi İstanbul'a okumak için geliyor.Ama zamanla o da babası gibi yoğurt ve boza satmaya başlıyor. İlerleyen zamanlarda kuzeni Korkut'un düğününde gelinin küçük kız kardeşiyle göz göze gelmesi üzerine aşık olur. Amca oğlu Süleyman aracılığı ile kızın adını öğrenir( ama süleymen küçük kardeş Samiha'nın değil ortanca kardeş Rahiya'nın ismini verir.) ve ona mektuplar yazar. Bu kandırılma hayatını olumsuz değil tam tersine olumlu yönde etkiler.Aşık olduğu göz Samiha'nındır ama yazdığı mektuplar Rahiya adınadır. Aşkın en karmaşık ve saf hali esere yansıtılmış. Mevlut Rahiya ile hayatlarını birleştirdikten sonra hep geçim sıkıntısı çeker, ama asla bu onu yıldırmaz. Çünkü onu hayata bağlayan en büyük güç Rahiyaya olan, ailesine olan sevgi ve bağlılığıdır. Sevginin iyileştirici ve birleştirici gücünü karakterler üzerine sinmiş güzel bir koku misaili eser boyunca önümüze çıkıyor. Keyifle ve hüzünlenerek okuduğum bir eser. Orhan Pamuk un eserlerine merak olan veya hiç okumamış ve merak edenler için severek okuyacakları bir eser olduğunu düşünüyorum.