Talat ve Fitnat'ın Aşkı
9/10
·120 syf.··
2024 134. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2024 14:34
Türk edebiyatımızın ilk telif romanı olan Taaşşuk-ı Talat Ve Fitnat, Tanzimat'ın ilanıyla birlikte çeviri kitaplardan sonra biz okurlara sunulmuştur. Başlıktan yola çıkarsak kitapta sadece Osmanlı Dönemi'nde yaşayan iki kişinin aşkı anlatılıyor diye düşünebiliriz ancak ele alınan konu sadece bu değil. O dönemin evlilik kültürü (ki ben bu rezilliğe kültür demem ama neyse) daha çok ön planda. Eğitimden sosyal hayata, her şeye kısaca değinilmiş. Biraz sonra anlatacağım yozlaşmış zihniyet keşke sadece o dönemde kalsaydı ama günümüzde bile hala buna benzer durumlar maalesef ki mevcut. Yakınmak istediğim o kadar çok şey var ki nereden başlasam bilemiyorum. O zaman direkt başlıyorum. Dönemin kızlarından uslu, itaatkar, suskun vs olmaları bekleniyor. Genel olarak beş yaşında okula gönderilip sekiz, dokuz kısmen açık görüşlü ailelerde ise on, on bir yaşlarında okuldan büyüdüğü gerekçesiyle alınıyor. Çok büyük bir kısmınınsa hiç gönderilmediğine bahse varım. Aynı şekilde on, on bir yaşlarında feraceye giriyorlar. Peki okuldan alınan kız hayatını nasıl geçiriyor? Ev işi, nakış dikiş, gergef öğrenerek. Bu şartlar iyi aile kızı(!) olan her kızda aranan şartlar tabi. On beş yaşlarına geldiklerindeyse geçmiş olsun, verildiniz. Kime? Onu söyleyemiyoruz maalesef. :/ Kıza sorup rıza almak mı? O da ne, öyle bir şey mi var? Başrol kızımız Fitnat zaten yedi yıldır evden dışarıya adımını atmamış. Neden mi? Bakın üvey babasının gerekçesi ne: Fakat ben kızımı çıkarıp bir seyre göndersem, kız güzel, herkes arabanın arkasına düşecek. Kimi yüzüne bakıp bıyık buracak, kimi sigara atacak, kimi bilmem ne halt edecek! Benim gayretim, namusum böyle rezaletlere tahammül edemez. Şahsen ben ikna oldum(!) sizi bilemem. Neyse ev karantinasında olan Fitnat'ın dışarı ile tek bağlantısı evin penceresidir. Bir gün pencereden bakarken babasının tütün dükkanına gelen Talat'ı görür. Talat'ta kızı görür. Ve aşık olurlar. Talat kızla nasıl görüşebilirim diye kara kara düşünürken aklına bir fikir gelir. Fitnat'a gergef öğreten bir nakışçı kadın vardır. Talat kız kılığına girerek bu kadına gider ve öğrencisi olur. Aradan biraz zaman geçtikten sonra Talat'ın aradığı fırsat ayağına gelir, nakışçı kadın arkadaş olsunlar diye Ragıbe olarak bildiği Talat'ı Fitnat'ın evine götürür. Arkadaş olarak biraz zaman geçirdikten sonra yine kara bulutlar üstlerinde dolaşmaya başlar. Bu nakışçı kadın sağ olsun(!) Fitnat'a pek hayırlı bir kısmet bulmuştur. Adam zengindir, gençtir. (Fitnat on yedi adam kırk beş yaşında) Bu hayırlı kısmetin adı da Ali Bey. Ali Bey'de on yedi sene evvel çok sevdiği karısını sudan bir bahaneyle boşamış. Boşadığı karısı da çok geçmeden ölmüş. Pişmanlık ne fayda. Ali Bey on yedi yıldır yasta. Neyse nakışçı kadın Fitnat'ı adama tarif eder adam da dünden razı zaten kabul edip kızın rızası olmadan nişanlanırlar. Bu arada verildiğini duyan Fitnat mahvolur. Ragıbe olarak bildiği arkadaşı Talat'a durumu anlatır. Talat da gerçek kimliğini söyler. Kız günlerce yemekten, uykudan kesilir; ben istemiyorum der ama büyükleri sağ olsun kız henüz çok genç bir şeyden anlamaz, ne dediğini, kendisi için hayırlı olanı bilmez diyerekten kızın ağlamalarını naza yorarlar. Ağzımı bozmak istemiyorum ama madem kız henüz çok gençse kendi evlilik kararını alması için, pardon da hangi mantığa dayanarak bu aklı henüz başında olamayan kızı evlendiriyorsunuz? Zihniyetin neresinden tutsam elimde kalır. Velhasıl üvey babası yazın bir konağa gezmeye gidiyoruz ayağıyla kızı Ali Bey'in konağına gelin olarak gönderir. Bu sırada da Talat da sıtmaya tutulmuş, yataklara düşmüştür. Kız bir hafta da konakta ağlar. Ali Bey'de kızı eski karısına benzettiği için gördüğü an aşık olmuştur zaten. Kıza ne dil dökse ikna edemez. Kız da ben sizi seviyorum ama bir ağabey olarak, bir baba olarak seviyorum der. Son kısımda kızın boynundaki muska bir şekilde Ali Bey'in eline geçer. Adam muskayı okurken anlar ki Fitnat kendi çocuğuymuş zaten. Ölen eşi ondan boşandıktan sonra Fitnat'a hamileymiş. Kızı da büyüdükten sonra gerçeği öğrensin diye annesi her şeyi muskaya yazıp kızın boynuna takmış. Ama her şey için çok geçtir çünkü bu olanlara dayanamayan Fitnat odasında midesine çakı saplamıştır. Ali Bey odaya girip haberi vermek istediğinde Fitnat zaten son demlerini yaşıyordur. Diğer taraftan Fitnat'ın mektubun alan Talat'ta odaya girer. Fitnat Talat'ı gördükten sonra son nefesini verir, Talat'ta hem üzüntüden hem de hastalıktan oracıkta ölür. Ali Bey çıldırır, akli dengesini kaybeder. Altı ay sonra o da ölür. Fitnat'ın üvey annesi ve Talat'ın annesi de üzüntüden ölür. Her şey müstahak bunlara. İncelemeyi okurken kitaptan soğumuş olabilirsiniz ama okumanızı öneririm. Çünkü yazar bunların yanlış olduğunu bilerek o dönemde herkesin suratına resmen tokat gibi çarpıyor. İş Bankasının baskısında Türkçesi sadeleştirilmiş yani okuma açısından bir sorun yok. Sayfa sayısı da az. E artık okursunuz siz de. Şimdiden okuyacaklara keyifli okumalar dilerim :))
Edebiyat
Taaşşuk-ı Talat ve FitnatŞemseddin Sami · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202238,1bin okunma
·
178 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.