İtibar..
Fazlasıyla sıkılmıştım, hep aynı yaşlı yüzleri görmek, hiç bir maceraya atılmadan sadece kitap okumak artık beni çok bunaltmisti. Ta ki bir parti de Frances ile karşılaşana kadar..
Anlayacağınız herşey bir parti de başladı.
Ben Georgiana Ellers.
Yazı teyzesinin yanında geçirmek için İngiletere'nin kırsal kesimlerine geldi, Georgiana. Oysa annesi babası dinlenmek için sahil kenarına gitmek için yola çıkmışlardi. Neden beni de yanlarına almadılar ki, diye düşündü hep Georgiana. Hep onlardan gelecek bir mektubu bekledi günlerce. Özlem içeren, hemen sende buraya gel diyen bir mektup. Ama beklediğini bulamadı ve teyzesinin yanında hayatına devam etti. Yaşlı kesimin çoğunlukta olduğu ve sıkıcı partilerin devam ettiği bu ortam onu bunaltiyordu. Bu partilerin birinde alışılmışın dışında bir kız ile karşılaştı. Ve tüm bu sıkıcı hayatına birden renk geldi. Çünkü Frances'in alışkanlıkları çağın çok dışındaydı. 19.yuzyilda küçük bir kasabada yapılacak neler mi olabilir?
İşte sınırlarını zorlayan gençlerin hikayesi tamda burda başlıyor.
Tarihsel kurgu kitaplarını okumayı çok sevmişimdir. Bu kitabımızda da Austen esintileri cok fazlaydi. Özellikle bunu yazarın ele alış şekli o zamanın romanlarına göre oldukça mizahiydi. O zamanlar İtibar ne kadar da önemliymiş kişiler için. Mevki, statü, maddi imkanlar kişilerin iyi ve kötülüğünü belirliyormus. Ahlak ise bunlarin yanında anilmiyor bile diyebilirim. Özellikle klasik eserleri okumadiysaniz ve bu kalemlere yeni başlayacak iseniz bence itibar ile başlayın derim. Derinliği türüne göre daha az ve buda kitabı daha kolay okunabilir kılıyor.