Puan vermedi·280 syf.··
2024 6. kitabı
"Hayat İman ve Cihat" Erbakan hocayı 3 güzel sözüyle hatırlarım hep... İlki: "Hayat, iman ve cihattır" İkincisi: "Bir çiçekle bahar olmaz ama her bahar bir çiçekle başlar" Üçüncüsü: "Hakkın Hakimiyeti için çalışmamakla, bâtılın Hakimiyeti için çalışmak arasında bir fark yoktur" Rahmet olsun bu güzel insana... Kitabı okuyunca anlayacaksınız adeta bu üç söz kitabın özeti gibi.. Kitabı okuduğumda hayran kalmıştım... Şuurlu Müslüman gencin sahip olması gereken dert edinmesi gereken dava edinmesi gereken konuları başlıklar halinde ve kendi hayatından örneklerle anlatmış Erbakan hoca.. Kitabın giriş kısmında Erbakan hocayı tanıtmış hayatından bahsetmiş, Almayayadaki araştırma süreçlerini, Gümüş Motor'un kuruluşunu, Mehmet Zahid Kotku hocanın ona olan desteğini anlatmış. Hocaefendi sohbetlerinde sürekli milli sanayinin kurulmasını öneminden bahsedermiş. Türkiye'nin ekonomik olarak batıya bağımlılığının kültürel bağımlılığı da beraberinde getireceğini söylermiş.. Bazıları Erbakan hocaya şu soruyu soruyorlarmış, "Bütün okulları birincilikle bitirmişsiniz deha seviyesinde bir beyne sahipsiniz bilim dünyasında büyük buluşlara imza atmışsınız, bir bilim adamı olarak kalıp ilmî buluşlara imza atsaydınız insanlığa böylece hizmet etseydiniz daha iyi olmaz mıydı?" Erbakan hocanın cevabı aynen şudur;"Bir üniversitede profesör olabilirsiniz, Nobel ödülleri de alabilirsiniz, ama ülkenizin insanı bugün olduğu gibi açsa sefalet ve zorluklar içerisindeyse dünyada 300.000 çocuk yoksulluk içinde açlıktan ölüyorsa sizin Nobel ödülleriniz ne işe yarar?" Muhteşem bir cevap... Sonrasında devam ediyor; "Asıl faydalı olan bütün insanlığın Saadet ve mutluluğu için çalışmaktır bu dünya imtihanını canıyla malıyla Cihat etmiş bir müslüman olarak tamamlamaktır, çünkü hayat iman ve cihattır...." Yaratılış ve İnsan kısmında ise İnsanı hayvanlardan ayıran özelliklerden de bahsetmiş, bunların; ilim, ekonomi, siyaset ve hukuk, ahlâk ve sanat olduğuna dikkat çekiyor. "Bu dört şeyi idrak edip ayıramayan yanlıştan kötüden zararlıdan ve zulümden yana olan gerçekte değil görünüşte insandır" diye de ekliyor.. Ardından; materyalist görüşü ve maneviyatçi görüşü karşılaştırıyor. Materyalist görüş hakkında, manevi değerleri yok saydığını ve her şeyin maddeden ibaret olduğunu kabul ettiğini söylüyor. Maneviyatçi görüş hakkında ise madde ile manayı ahenkli bir biçimde değerlendirdiğini ve yaratıcının varlığına inandığını söylüyor. Sonrasında ise hak ve batıl kelimelerin ne manaya geldiğini açıklamış. Hak; şarta bağlı olmaksızın mutlak olarak her şart altında doğru olan şeye denir. Her şart altında yanlış olan şeye ise batıl denir. Bütün Müslümanların ilk ve temel vazifesi hak batıl mücadelesinden cihad etmektir. Cihat, hakkın hakim olması ve tüm insanlığa huzur ve hürriyete kavuşması için bütün gücümüzle ve hiçbir dünyevi karşılıklı gözetmeksizin çalışmaktır. O yüzden bizlerin yeryüzünde bâtıla karşı hak ve adaleti hakim kılmak için cihatla görevli olduğumuz aşikârdır.. üstelik cihat ibadeti her müslümanın üzerine farz olduğunu için kendi çıkarlarımızı gözetmeksizin tüm ümmetin selameti için çalışmalıyız. Nefsî ve siyasi cihadı birlikte yürütmek mesuliyetindeyiz. Ve her daim; "Ben Müslümanım. Ben cihat edeceğim. Herkesin karnını doyuracak bir düzenin kurulması için elimden gelen gayreti göstereceğim. Yoksa o acı çeken, evine ekmek götüremediği için açlık çeken insanların hesabını Cenabı Allah benden sorar. Cihat edeceğim, cihat edeceğim, cihat edeceğim..." düşüncesinde olmak zorundayız, Çünkü İnsan olmak demek, bu demektir. İyi insan olmak demek, bu demektir. İşte siyaset de bu yüzden yapılır. Cihat için... Çünkü cihat Kur'an'ı Kerim'de en çok ayetle emredilen bir ibadettir. Bu durumda bir kimse, siyaset beni ilgilendirmiyor derse Kur'an'ın yarısı beni ilgilendirmiyor demiş gibi oluyor. Bu sebeple Erbakan hocamiz siyaset yapmadığını, cihat ettiğini söylüyor. Cihat etmeyen insanın da dünya imtihanını kazanamayacağını vurguluyor.. Genel çerçevede de yine başlıklar halinde "İslâm Davamız", "Dünyayı Yöneten Güçler","İslam Birliği Davamız", "Kıbrıs Davamız","Medeniyet Davamız","Maarif Davamız","Sanayi Davamız","Adil Düzen Davamız" konularından bahsetmiş.. ŞİMDİ ÇOK ÖNEMLİ BİR NOKTA VAR ORAYI DİREKT AKTARMAK İSTİYORUM; Siyonizm, diğer ibadetlere karışmıyor, ancak sıra cihada gelince mani olmak için her şeyi yapıyor. Bütün gücünü seferber ediyor. İstediğin kadar namaz kıl, oruç tut, ona karışmıyor. Ama devlet nizamına, devlet yönetimine gelince İslam'ı sokmuyor. Bunun için 200 yıldır irtica kampanyası yapıyor. Müslümanları sadece namaz kılan birer köle haline getirmeye çalışıyor. O halde biz ne yapacağız? Hukukta bir kural vardır: "En kuvvetli delil düşmanın şehadetidir." diye. Mademki düşman en çok cihattan korkuyor, o zaman biz de en çok cihada sarılacağız. Aksi halde dünyada zaten ezildiğimiz yetmezmiş gibi bir de ahiretimizi de kaybederiz. Bu durumda cihattan başka hiçbir çare de yoktur. Cihat ibadetini en iyi şekilde nasıl yerine getirmeliyiz. Bunun için Erbakan Hocamız 9 tane "İ"yi çok iyi bilmemiz gerektiğinden bahsetmiş. Bunlar; 1) İnanç 2) İhlas 3) İttika (Allah'tan başkasından korkmamak, fikrimizi doğrudan ifade edebilmek) 4) İttifak 5) İyi ahlâk 6) İhsan(görevini ciddiyetle yapmak) 7) İstişare 8) İtaat 9) İstikamet Bunlara ilave birde "sadakat" vardır.. Bütün bu mücadeleyi yaparken unutmamamız gereken 3 temel gerçek vardır, Hocamız bunları "3 çivi" olarak tanımlıyor. 1. Çivi: İslamsız saadet olmaz. Bu İslam çivisidir. 3. Çivi: Şuursuz Müslüman olmaz. Buna şuur çivisi diyoruz. 3. Çivi: Cihatsız İslam olmaz. Bu da Cihat çivisidir. Cihat: "emri bil ma'ruf, nehyi anil münker" yapmaktır. Yani iyiliği emredip kötülükten sakindirmaktir. Kitabın sonlarına doğru, Erbakan hoca teşkilatlanmanin birlik ve beraberlik içinde disiplinle ve ciddiyetle çalışmanın öneminden bahsediyor. Tertipsiz düzensiz ve disiplinsiz bir çalışmanın sonuç getirmeyeceğini vurguluyor. Ve de milli görüşçülerin en önemli görevi, saadetin beş temel şartı olan barış, kardeşlik, hak ve özgürlükler, adalet, refah ve saygınlık alanında vatanımızı yaşanabilir örnek bir ülke hâline getirmek olduğunu söylüyor. Son olarak Erbakan hocamız bir işi başarmanın aşamalarından bahsetmiş; Bunlar; inanç, bilgi, plan, program, kadro, takip ve intaç yani sonuçlandırmadir. SON SÖZ OLARAKTA; "Güneş doğduğunda nasıl karanlıklar yok oluyorsa dünyamızdaki her türlü baskı, zulüm ve haksızlık da inananların çalışmalarıyla yok olacaktır. İnanıyorsanız en üstünsünüz. Zafer ise elbette inananlarındır ve zafer yakındır. İşte bizim davamız budur. Ne mutlu bu hak davada canla başla koşanlara. "
DavamNecmettin Erbakan · Mgv Yayınları · 20176bin okunma
··
132 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Gece nöbetçisi
Gönderi Sahibi
Erbakan hoca örnek olsun diye bir hatırasını bizimle paylaşıyor; Bir kırgız olayı.. çokta uzatmayayım diye anlatmayacağım. İslam için ağlayan bir adam... Fakat "İslam nedir?" bilmiyor. "Acaba biz de öyle miyiz?" diye kendi kendimize soralım. Elhamdulillah Müslümanız. Müslümanlığı istiyoruz. Peki tam manasıyla İslam'ı biliyor muyuz?