Kalplerin Uğultusu
Puan vermedi·408 syf.··
2024 18. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2024 19:12
Bu zamana kadar okuduğum kitaplar arasında tanıdığım karakterlerden bana aşkı ve öfkeyi iliklerime kadar hissettirmiş tek karakter Heathcliff oldu diyebilirim. Mezarın içine uzanıp Catherine'nin kemiklerine sarılırken dehşetini içimize kadar yaklaştırır. Dünyadaki yapayalnızlığını tek bir insanı yitirirken kazanmıştır. Her şeyiyle tek bir insana bağlı olabilmek korkunç bir saplantıyla sadece onun yüzünde varlığını soluğunu hissetmek ve ona benzeyen herşeyde korkunç bir acı içinde kaybolmak ve tiksinmek...İnsani tüm yanlarını kendi elleriyle parçalamak. Aralarına girmiş herkesten diğer kuşağa kadar herkesten intikam almayı kendine görev biçen ve ne yaparsa yapsın kalbindeki ağırlıktan kurtalamayan... Aşkıyla nefretiyle ve tüm kiniyle ve tüm iğrençliğiyle dimdik duran ve tüm bu duyguların gerçekliğini bize derinden hissettirmiş olan Heathcliff ! Sen gerçekten denildiği gibi saf kötülük müsün? Evlatlık getirildiği andan ölünceye kadar Cathy dışında kimse ondaki iyi yanı açığa çıkaramamış görememiştir. İnsanlar iblis dediği canavarı maalesef kendi elleriyle yaratmıştır. Heathcliff'in gözlerini öyle bir nefret bürümüştür ki bu nefret diğer kuşağa kadar yıkım acı getirmiştir. Uğultulu tepeler bu iki aşığın cennetidir. Catherine şu sözlerle aşkını ve benzerliklerini itiraf eder: "Önemli bir şey değil," dedi, "yalnızca şunu diyecektim: Cennet benim yerim değil gibi geldi bana. Yeniden dünyaya dönmek için ağlaya ağlaya bir hal oldum. Melekler o kadar kızdılar ki, beni yakaladıkları gibi Uğultulu Tepeler'in üst yanındaki kırın ortasına fırlattılar. Orada sevinçten ağlarken uyandım. Bu da öteki düş kadar benim sırrımı anlatmaya yeter. Cennette bulunmak bana göre bir iş değilse, Edgar Linton'la evlenmek de öyle. Şu odadaki o hain, Heathcliff'i bu kadar bayağılaştırmasaydı, Edgar'la evlenmeyi düşünmezdim bile zaten. Şimdi artık, Heathcliff'le evlenmek, kendimi de o düzeye indirmek olur; o kendisini ne kadar sevdiğimi hiç bilmeyecek; hem onu yakışıklı filan diye sevmiyorum, Nelly; benden daha çok bana benziyor da, onun için seviyorum. Ruhlarımız her neden yoğrulmuşsa, ikimizinki de aynı. Linton'ınki ise, ay ışığının şimşekten, buzun ateşten ayrı olduğu kadar bizimkinden ayrı." Aynı benzer dehşet Catherine içinde de vardır belki de onun düzeyine inmemek bununla yüzleşememektir. Catherine kendi benliğini red ederken kendi ölümünü hazırlar çünkü aynı tutkuyla ona bağlıdır. Bu ikilinin tutkusu yırtıcılığı yanında Linton'un yumuşak yapıcı sevgisi de etkileyicidir. Ölene dek Catherine'e duyduğu sevgi ve naifliğiyle kızını yetiştirme tarzıyla o kadar farklıdır ki onlardan. Bir kez bile sevgisiden şüphe duymadığım bu karaktere hikaye boyunca üzüldüm diyebilirim. Kitabın her bölümünde uğultulu tepelerin sert rüzgarı karakterleri geçmişe sürükler. Catherine'nin uğultulu tepelere duyduğu hasret ruh hâlini iyice bozmuştur. Hasta oluncaya dek soğuk rüzgarı içine çeker. Kır çiçeklerinin kokusu ona cennetinin içindeki aşkını getirir. Birçok insan için bu tepeler hapishaneden farksızken onlar için özgürlüğün ta kendisidir. Onlar öldüğünde bile insanlar hayaletlerinin gezindiğini düşünürler. Uğultular kalplerinin içindedir... Uğultular bu hastalığın sesidir. Aşk bir hastalık gibi her hücrelerine yayılmıştır. Cathysiz Heathcliff ruhsuz bir bedendir. Kitabın sonunda doğan Heraton ve Cathy( Catherine ve Linton'un kızı) aşkı Heathcliff'in katılığını tüm benliğini parçalayan tek şeydir çünkü bu ikilide özellikle Heraton'da kendi gençliğini görür onların gözleri sevgilisinin gözleridir. Bu benzerlik dayanılmaz bir şeydir onun için onlara engel olmaya bile güç harcayamaz çünkü bakmaya bile katlanamaz durumdadır. İyice geçmiş içinde kaybolmuş ve sonunda en mutlu hâliyle ölmünü hazırlayarak sevgilisine kavuşmuştur... Nasıl Heathcliff sevgisine hayran kaldıysam aynı şekilde Hareton'un babası olarak gördüğü Heathcliff'e duyduğu sevgiye hayran kaldım diyebilirim. Hiçbir iğrençliğinin hiçbir kusurun hiçbir kötülüğün bozamadığı sevgiler... Korkunç! Gidin Uğultulu Tepelerin yağmuruna ve çamuruna bulanın derim. youtu.be/a1kAW7UaRXM?si=...
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 202557,9bin okunma
··
207 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.