Yazarın kaleminden okuduğum ikinci kitapmış bu. Dün adlı kitabını da okumuştum ancak yazarın hayatı hakkında bilgi sahibi değildim. Okumaz Yazmaz biyografik bir anlatı kitabı. Sığınmacı olarak kaçtığı ülkede yaşadığı zorlukları sade ve vurucu bir dille anlatmış. Savaş ve sömürgeciliğin insanların ruhlarında nesiller boyu düzelmeyecek yaralar ve izler bıraktığını bilsem de böyle birinci ağızdan insanın daha derininde hissettiği yuvasızlık durumunu çok ince bir biçimde açıklamış. Kendi hayatından taşıdığı izleri geri dönüp baktığımda Dün kitabında da çok net bir şekilde gördüm. Geçmişe, terk edilmişe (terk edilmek zorunda bırakılmışlığa) olan yüceleştirme, yaşanamamış olana duyulan özlem, anlaşılamamak ve getirdiği yalnızlık çok net bir şekilde romanında da işlenmişti. Bu bağlantıları farketmek hoşuma gitti. Yazarların biyografilerini kesinlikle okumalıyız. İnanılmaz bağlantılar keşfediliyor böylece.
İnsanların kitleler olarak görülmediği, herkesin bir can taşıdığını bilen yöneticilerin liderlerin olduğu bir dünya dileğiyle.
Okumaz YazmazAgota Kristof · Can Yayınları · 20233,691 okunma