Puan vermedi·172 syf.····Okunma: 08 Ağustos 2024 14:56 Öncelikle kitabı çok başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Sadece argolu sokak ağzı biraz rahatsız ettiyse de anlaşılır bir şekilde akıcı bir kitaptı. Kitap 15 yaşında Alex ve çetesinin karıştığı suçlarla başlıyor. Hırsızlık, tecavüz, cinayet. Arkadaşlarının onu ele vermesiyle de tek başına hapse atılıyor. Bu konuda güven kısmına birkaç kez değiniyor karakter. Çünkü aynısını hapisteki arkadaşları tarafından da yaşıyor. Birçoğumuzun kendini bulduğu an diyebilirim. Daha sonra hapishanede Alex’i deneysel bir tedaviyle kobay olarak kullanıp ona çeşitli işkence videoları izletiyorlar. Amaçlarıysa “İyi insan”a çevirmek. Özgür iradesini elinden alıp kötülük karşısında savunmasız kalıp iyiliği seçmek zorunda bırakıyorlar ve başarıyorlar da açıkçası. Daha çok determinist bir izlenim aldığımı söyleyebilirim. İnsanın özgür olmadığı, yaşayacağı şeylerin de birnevi öncesinden belirlendiğini aktarıyor. Daha çok kafamı kurcalayan bu olması gereken bir yöntem midir? Yani insan iyiliği kendi tercihiyle seçmiyorsa yaratılan insan iyi bir insan mı olmaktadır? Ama tabi ki bu derece suçlularda uygulanmasını çok da yadırgamadım açıkçası. Çünkü o insan başkalarının özgürlüğünü kısıtlıyor. Tercih veya şans bırakmıyor. Yaşattığı taciz, tecavüz, cinayet gibi suçlarda çok üst düzey. Alex böylece resmen bir kuklaya dönüşüyor. İnsan aklı olan irade sahibi olarak diğer canlılardan ayrılıyor. Bu elinden alındığında hayatının nasıl olduğu da gerçekçi bir şekilde ele alınıyor. Tabi bunun bir de devlet boyutu var. Siyasi çıkarlar için insanın nasıl bir manipülasyona da maruz kaldığını görebiliriz. Sonu ise daha çarpıcı kitabın sonunda Alex’in tüm bunlar geride kaldığında bir aile ve çocuk hayali kurması ters köşeydi doğrusu. Umut her zaman vardır…