Sen öyle çağırmasan ben böyle gelmezdim
10/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2024 15:50
Bir süredir adını duymuş olduğum ve merak ettiğim, okumak istediğim bir kitaptı #k:1584. Ama okunacak o kadar çok kitap vardı ki aklımda... Bir liste yapmadığımdan, bir sıraya koyamadığımdan bir türlü başlamamıştım. Pişman mıyım, hayır! Kitapla ilgili olumsuz bir durum olduğundan değil; her şeyin bir zamanı olduğu gibi her kitabın da bir zamanı olduğunu düşündüğümden... Ve o zaman geldi. Hiç beklemediğim bir anda geçti kitap elime. Daha önce hiç görmediğim bir komşumuz kitaplığını dağıtıyormuş. Bir kısmı da benim payıma düşmüş. Bir anda onlarca kitabım oluverdi. Masamın üzerine dizdim tüm kitapları. Nar Ağacı çarptı gözüme hemen. Aldım elime, inceledim, yoğun bir okuma isteği geldi içimden. O an okuduğum başka bir kitap olduğundan bu kitabı da, gelen diğer kitapları dizdiğim rafa kaldırdım. Ara ara elime aldım ama hep başka bir bahaneyle sonraya saklamak istedim. Daha sakin bir zamanda okumak istedim. İyi ki de öyle yapmışım. Bu kitabın da bir zamanı vardı ve o zaman geldi. Kitabın ilk sayfasında da şu sözlerle karşılaştım: “Üstelik otuz yıl geçmiş aradan, aradığım hala yerinde duruyor mudur? “Geleceğim” demedim. Bekliyor mudur? ...Fakat zamanı varmış her şeyin, otuz yıl beklemişim. Şimdi elim ancak varınca, gitmeye karar vermişim.” “Nar Ağacı” nı bir aşk romanı sanırdım. Ama bununla sınırlı değildi kesinlikle. Aşk, tarih, coğrafya, savaş, göç, gurbet, ayrılıklar, kavuşmalar, özlem... O kadar dolu dolu bir romandı ki, okurken yaşadığım yoğun duyguların yanı sıra bu kitaptan pek çok şey öğrendim. Nazan Bekiroğlu ’nun kaleminden muazzam bir şekilde dökülen bu kitapta anlatıcı, romanın baş karakterlerinin, Settarhan ve Zehra’nın torunu. Memleketinden kopup gelen ve bir daha dönemeyen dedesinin hikayesini merak ediyor ve dedesinin bir türlü yanıt alamadığı mektuplara sonunda bir yanıt geliyor. Dedesinin hikayesini merak eden anlatıcı bu geç gelen yanıttan sonra geçmişin peşine düşüyor, uzun bir yolculuğa çıkıyor. Hem gerçek bir yolculuk, hem zamanda yolculuk. Yolculuk içinde yolculuk... Sadece dedesi Settarhan’ın değil onunla aynı dönemde yaşamış birçok insanın, toplumun da geçmişinden izler buluyor. Ve bu yolculuğuna tabii ki biz okurları da dahil ediyor. Biz de bu kitapla birlikte uzun bir yolculuğa çıkıyoruz aslında. Bu yolculuktan da boş dönmüyoruz. Farkında olduğum ve olmadığım neler koydum heybeme bu yolculukta, kim bilir? Roman birçok mekânda ve zamanda geçiyor. Trabzon, Bakü, Tebriz, Taht-ı Süleyman, Isfahan, Şiraz, Yezd, Batum, Tiflis, İstanbul. Hepsinin hem dününü hem bugününü anlatıyor. Balkan Savaşı ile I. Dünya Savaşı yılları arasında oralarda yaşananları, olup bitenleri anlatıyor. Ne hikayeler görmüş, nelere tanık olmuş bu şehirler... Romanda geçen her karakter birer iz bıraktı geriye. Çok önemli şeyler anlattı her biri. Hayatın türlü türlü yüzü, çeşitli zorlukları var. Bu romanda birçok zorlukla karşılaşan, baş etmeye çalışan, direnen karakterlerin her biri kimi zaman duygulandırdı kimi zaman kendine hayran bıraktı. “İki büyük savaşın savurup yeniden şekillendirdiği hayatlar, muhacirlik, tehcir, mücadele, kader... Farklı inançların aktığı ortak zemin, üç ülke ve üç sevda...” Onca yoldan geçerken “Acaba Settarhan ve Zehra’nın yolları ne zaman kesişecek? Nasıl buluşacak, kavuşacak bu iki ırmak?” diye de sorup duruyor, sabırsızlanıyordum. İki ayrı ırmağın hikayesini öğrendikten sonra bu kavuşmaya tanık olmak mükemmeldi. Yolculuğun tamamı da en az bu kadar mükemmel... Nazan Bekiroğlu ’ndan okuduğum ilk eserdi Nar Ağacı. Kalemine, anlatımına bayıldım. Farklı bir anlatım tarzı kullanmıştı bu kitapta. Geçmişe gidip gelmek, Zehra'nın hikâyesini okurken Settarhan'a geçmek, oradan anlatıcının zamanına dönmek bazen kafa karıştırıcı olabiliyor ama bu da farklı bir hava katmış kitaba. Odaklanarak okunduğunda oldukça keyif veriyor aslında. Ben çok sevdim. Bu kadar şey yazdım, eksik kaldığını hissediyorum. Ancak ne kadar yazarsam yazayım yine eksik kalacak, biliyorum. Bu yüzden herkesin bu romanı eline alıp bu yolculuğa çıkmasını kesinlikle tavsiye ettiğimi belirterek ilk incelememi bitiriyor, iyi okumalar diliyorum.
1000Kitap
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534,1bin okunma
·
70 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.