Tek ÖNDERİM, tek Başkomutanım, Tek Başöğretmenim olan Mustafa Kemal Atatürk'ün kurmuş olduğu Cumhuriyet, yüzüncü yılını kutladı, artık 101. yıla yaklaşıyoruz. Gerçek Atatürk severler, gerçek Cumhuriyet severler olarak Tek Liderimize çok şey borçluyuz ve ne kadar minnettar olsak az... Ama Ata'mızın milletimize miras olarak bıraktığı Cumhuriyet; günümüzde kendisine karşı yapılan saldırılarla mücadele etmeye çalışıyor, kendisini değiştirmek isteyenlere direniyor, içini boşaltmak isteyenlere karşı kendisine sevdalılara son bir umut güveniyor. Tüm bunları da öznel Cumhuriyet sevgimden yazıyorum, kimseye bir eleştirim yok. Cumhuriyet bi kültürdür, ben Cumhuriyet adamıyım! Sen seversin, sevmezsin beni ilgilendirmez:) Neyse, yaşanan tüm bu sıkıntıları, çok değerli yazarımız Yılmaz Özdil'in kaleme aldığı "Gaslight" adlı kitabında çok daha net bir şekilde görüyoruz. Özdil, gerçekten çok titiz bir çalışma gerçekleştirmiş ve eserinde incelediği yirmi bir yıla bakarak söyleyebilirim ki kitabı resmen bir "ansiklopedi" niteliğinde... 2002'den başlayıp 2023'e doğru gelirken, yaşanan tüm gelişmeler gözlerimizden bir daha geçiyor. Tekrar sinirleniyor, tekrar üzülüyoruz. Yılmaz Özdil, yalın bir dil kullandığı kitabında öznesine AKP'yi alıyor ve çevresini de diğer siyasi aktörler olan paryitilerle işliyor. İktidarın 21 senelik serüveninde Türk ekonomisinin, Türk toplumunun, Türk güvenlik kurumlarının kısaca kocaman bir ülkenin ne durumlara girdiğini okuyoruz.
Peki son zamanlarda eminim sık duyuyorsunuz, nedir bu kitaba adını da veren "Gaslight"? Aslında Yılmaz Özdil'in dediği gibi net bir Türkçe karşılığı yok. Literatürümüze girişi anca iki yıl olmuş bir kelime, en kısa şekliyle aklı havsalası almayanlara "manipülasyon" şeklinde açıklanabilir. Geçmişte aynı adla yazılmış, "Gaz Lambası" adlı tiyatro oyunundan türemiş bir kavramdır. Gibi dizisinde "love bombing, gaslighting, ghosting ve nihayetinde de işte kara toprak." efsane diyaloğundaki bu gaslighting işte size bahsettiğim, aynısı! Kişinin akıl sağlığını ve bireysel iradesini sorgulatmaya yöneltecek, kişinin partnerine karşı olan sevgisini sonuna kadar kullanarak onu değersiz hissettirecek, kişiyi partnerine karşı bağımlı hale getirecek, kişiye kendini hep suçlu hissettirecek, en emin olduğu konularda bile bireyi yanıltmaya çalışacak, bireyi duygusal ve psikolojik anlamda manipüle etmeye neden olacak her türlü davranışı "gaslight/gaslighting" olarak tanımlıyoruz. Resmen psikolojik bir tacizdir ve uygulanan kişide çok ciddi ruhsal sorunlar doğurabilir. Genellikle narsist kişiler ve kişilik bozukluğu olan bireyler bu yöntemi kullanır. İşte Yılmaz Özdil bu kavramdan yola çıkarak hazırladığı kitabında, geçtiğimiz yıl yüzüncü yılını kutlayan Türkiye Cumhuriyeti'ni ve Cumhuriyete bağlı yaşayan Türk toplumunu iktidar tarafından "gaslighting"e uğrayan bir mağdur olarak vurgulamaktadır. Bu açıklamasını, her türlü bulgu ve araştırmasıyla desteklemektedir.
Bakın bu incelemeyi siyaset yapmak, birilerini eleştirmek, kötülemek, çamur atmak gibi nedenlerle asla yazmıyorum. Sadece okuduğum her kitaba inceleme yazmayı severim ve objektif bir şekilde Yılmaz Özdil'in KALEMİNDEN ÇIKANLARI özetliyorum incelememde o kadar.. Kitapta, malum partinin iktidara geldiği yıl olan 2002'den Cumhuriyetin yüzüncü yılını kutlamaya hazırlandığımız Ekim 2023 tarihine kadar olan yolculuğu anlatılıyor. Hatta üzerinden neredeyse bir yıl geçti ve ülkedeki durum anlatılandan daha da vahim bir hal aldı. Yılmaz Özdil'in satırlarında, Türk halkının nasıl "gaslight"a kurban gittiğini net bir şekilde görebiliyorsunuz. Pembe hayallerle, imkansız vaatlerle, bir avuç mutlulukla halkımızın kolay bir şekilde kandırılabildiğini görüyoruz. Dünya üzerinde en kolay kandırılabilecek halkın Türk halkı olduğunu bu okumamda bir kez daha görmüş oldum. "Sazan" çok yakışıyor bir kavram olarak halkımıza, bence İktidar da böyle görüyor ülkemizdeki her bir bireyi... Gelişmiş dünya ülkeleri dışında kalan her ülke için de bu durum geçerli bence! Kitabı okurken, yediremediğim ve en kızdığım nokta ise Mustafa Kemal Atatürk'ün binbir emekle kurduğu veyönettiği CHP'yi Kemal Kılıçdaroğlu'nun getirdiği hal oldu. Yılmaz Özdil'in satır aralarında bu detayları okurken, adeta kanınız donuyor. Ne kadar hakkım var tabii bilemem, ama hiçbirini helal etmediğimi söylemeliyim Kılıçdaroğlu'na! Kitapta bir diğer kan donduran bölüm ise kesinlikle terör oldu. Bu konuda iktidarın izlediği yol, kapalı kapılar ardında olanlar ve saptırılan gerçekler beni gerçekten üzdü. Türkiye'nin son 20-21 yılını okumak isteyenler için, gerçekten önemli bir ansiklopedik kaynak "Gaslight"! Son bölümdeki kişi hariç bu incelememde kimseyi eleştirmediğimi ve objektif olduğumu tekrar belirteyim!