Puan vermedi·393 syf.····Okunma: 09 Ağustos 2024 16:30 Kitap İstanbul’da yetişen Piraye ve Diyarbakır’da yetişen aşiret ağası Haşim Bey arasındaki aşkı konu alır. Piraye insanlığa önem veren, güçlü, özgürlüğe aşık, şiire tutkun biriyken Haşimle karşılaştıktan sonra Haşim’in Pirayesi haline gelir.
Ah Piraye mi desem ah Haşim Ağa mı desem bilmiyorum. Kitabın sonuna doğru Haşime o kadar kızgındım ki. Piraye için üzüldüm, onun için kızdım. Haşim karşımdaymış gibi kızgınlığım fiziki bir hâl aldı. Piraye’nin gönlündeki yük için gözümde yaşlar birikti.
Şimdi sorguluyorum Piraye’yi, aslında en başından tahmin edilebilir bir son değil miydi Haşim Ağanın yaptıkları. Ne kadar sevdiğini söylese de Piraye’sini koruyacak kadar yürekli değildi Haşim. Ailesinin baskısı karşısındaki korkusuyla düştüğü sevgisizlik çukurunda kendi sonunu hazırladı. İncelemem biraz sert olabilir ama aklım almıyor birini severken ikinci bir kişiyi hayatına alabilmeyi ve bunu haklı çıkaracak bahaneler üretebilmeyi.
Yazar her ne kadar bu kitap gerçek bir kişinin hayatı değil desede bu kitap aslında ikinci plana atılmış, değersiz hissettirilen tüm kadınların hikâyesi.
Bence okumalısınız ama kitap ilerledikçe Piraye’den daha çok kızgın, kırgın olabilirsiniz. Ben tüm satırları ruhumda hissetim. Keyifli okumalar.