Piraye

·
Okunma
·
Beğeni
·
46.829
Gösterim
Adı:
Piraye
Yazar:
Baskı tarihi:
Ocak 2016
Sayfa sayısı:
393
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050931471
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Piraye
Piraye
Ağalığa, beyliğe kulaklarını tıkamış, halktan yana, özgürlük âşığı ama deneyimsiz, toy, gencecik bir kız...

Diyarbakır… Dar bir eşikten geçip geldim sana. Huzurundayım. Hoşgörü kapını açık tut. Bil ki direnmem sana değildi. Altın tepside sunulan acı şerbetti beni ürküten. Devrimci ruha sahip Piraye'nin İstanbul'dan kopmak istememesini yadırgama. Anadolu'nun en ücra köşelerine bile koşa koşa gidecek yüreğe sahipti o. Ona ters düşen Diyarbakır değil, Diyarbakır konaklarına gelin olmak. Ağalığa, beyliğe kulaklarını tıkamış, halktan yana, özgürlük âşığı, yüzü insana dönük; ama deneyimsiz, toy, gencecik bir kız... Anlamaya çalış onu. Küçücük bir kum tanesi, bedenine yerleşen. Ya özümseyeceksin ya da irinleşecek derinliklerinde. Sancılı kıvranışlarla atıvereceksin uzaklara. Geldiği yere, belki de bambaşka diyarlara savrulup gidecek. Onun sende kalmasını sağla. Kol kanat ger gurbetten gelmiş konuğuna. Anlı şanlı Diyarbakır, bir Piraye'yi barındıramadı, dedirtme kendine.
431 syf.
·16 günde·8/10
(Spoiler içerir)
*" Piraye'yi yıllarca Nazım'a bekletip Vera' ya yar eden dünya değilmisin sen"
Okuduğunuz bu sözden yola çıkarak Piraye adlı kitaba merak saldım. Kitaba başlarken kararsız bir Piraye gördüm. Ne istediğini bilmeyen karşısına çıkan partnerlerini sırf ona benzemiyor diye hor gören bir Piraye.

Piraye' mizin kalbini Diyarbakır' lı Haşim çalıyor. İşte burda mesafelere rağmen aşk diyoruz...
Hani izlediğimiz güneydoğunun sarpa saran ağalı, hanımağalı dizileri tadında güzel bir hikayeydi.

Tam da reyting rekorları kıran HERCAİ dizisini düşündüm kitabı okurken. Konu farklı olsada çağrıştırıyor az da olsa.

Erkek çocuk sahibi olmadı diye üzerine kuma getirilen Piraye. Ah Piraye!
Koskoca İstanbul' da yaşayan kendini kimseye ezdirmeyen sözünü geçiren Piraye.

Çok değil evliliğinden beş sene önce biri çıkıp karşısına "Piraye sen Haşim ile evleneceksin dünya tatlısı bir kızınız olacak ve bir süre sonra kısa zamanlı hastalığından dolayı bir daha çocuğun olmayacağını üzerine kuma geleceğini söyleselerdi inanırmıydın."

- Kim! ben Piraye; üzerime kuma mı gelecek? dediğini duyar gibiyim. Daha kötü bir acı ile sınandın farkına varabildiğin kadar var. Artık Haşim yok!


Nazım'ın Piraye'si de böyle olmadı mı Nazım Piraye 'yi deli gibi severken birden başka kadına aşık olmadı mı?

Erkekler birazda böyle değil mi elindekinin kıymetini bilmez başkasını koynuna almaktan utanmaz. Ama aynısını sadece sözle dile getirseniz karşınızda sinir küplerine binerler. Eşlerinin başka bir adama bakışını bile kaldıramazken kadınlar onları aldatan kocalarına ne yapsın? Tek kelime ile kadının sevgisini yüreğini haketmiyorsunuz.

Gerçeği kahramanımız Haşim son nefesine kadar Piraye dedi de Piraye' miz duymamazlıktan geldi.
Olsun bedelini öde son nefesine kadar.

Farklı kültürleri, farklı gelenek ve görenekleri bir arada birleştirmek isteyen çiftimiz Piraye ve Haşim
Piraye' yi okurken tarafınız belli olmayacak kime nerde hak vereceğiniz belli olmuyor devamlı dönen bir döngü gibi. Yok artık diyeceğiniz bir hikaye ve ben Diyarbakır' a hayran biri olarak kitabın tarihsel yanını çok sevdim. Gördüğüm yerleri yazar anlatırken hevsel bahçesini Piraye ve Haşim ile gezdim. Gazi köşkünden bakınca diclenin nasıl aktığını gördüm surların tam da karşıda kalkan gibi yıllarca inatla nasıl ayakta durduğuna tekrar şahit oldum ve en güzeli bunları yaşarken Diyarbakır' ın o muhteşem havasını bir daha içime çektim.

Ve gerçekten şuna inanıyorum ki şehirler kirlenmez. İnsanlar şehirleri kirletir.

*Hey gidi Diyarbakır sen daha nelere şahit olacaksın...
431 syf.
·21 günde·Puan vermedi
Farklı kültürler, her şeye sıfırdan başlamak. Bir kadının nereli olursa olsun nasıl bir eğitim alırsa alsın yaptığı evliliğin tüm hayatını değiştirebileceğini bu kitabında harika bir şekilde anlatmış Canan Tan. Beklenmedik bir şekilde biten son ise insana birçok konuda ders veriyor aslında.Seçimlerimizi düşünerek, kimsenin etkisi altında kalmadan değerlendirmemiz gerektiğini ve elimizdekilerin kıymetini kaybetmeden önce bilmenin ne kadar önemli olduğunu.
471 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Bir kitabin daha sonuna geldim:)
Dili akıcı, sürükleyici ama dizi -film tadında bir kitap olmuş. Bazı kitapları okuduktan sonra etkisi altında kalırsın hani ,işte bu hiç oyle bir kitap degil .hatta birkaç gün sonra unutacağım bir kitap bir yerde duyunca veya görünce' a evet okumuştum' diyip geçerim . Kürk mantolu Madonnadan hemen sonra pirayeyi okumak (çok afedersiniz )tabiri caizse attan inip eşeğe binmek gibi oldu . Beğenmedim kitabi. Tekrar ata binmek için bir Tolstoy okumaliyim sanırım:))

Piraye karakteri başta çok özgür ruhlu şiire aşık biri olarak tanıdık ama sonra çok farklı bir pirayeyi okuduk . Aşk diye birşey göremedim ben kitapta , haşimin aşkını biraz hissedebiliyorduk ama Pirayenin Haşime karşı aşka dair hiçbir duygu besledigini hisedemedim ben.

Kitapta doğudaki örf adetlere değinmiş ordaki yaşam tarzına falan ve bunlara alışmaya ve ayak uydurmaya çalışan İstanbul'u Pirayeye. Diyecek pek birşey bulamıyorum açıkçası sonu Pirayenin duyduğu pişmanlıkla bitiyor ama bence pişman olmamalı doğru ve olması gerektiği gibi davrandi birde hiçbir şey olmamış gibi Haşimle yeniden yeni doğacak çocuklarini büyütecek degildi..
Canan Tanın daha önce bir kitabını daha okumuştum bu ikincisi ama üçüncüsunu okurmuyum bilemiyorum:/
431 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Çok akıcı ve çok duygusal bir kitaptı.Okurken kitabın içinde olmamak elde değil.Her bölümünde Piraye gibi hissediyorsunuz kendinizi. Ben okudum çok beğendim, herkese tavsiye ediyorum.:))))))
431 syf.
·9/10
Diyirbakır ile İstanbul arasında gidip gelen bir aşk öyküsü içinde Diyrbakır kültürü töre aşk her şey var Canan Tan dan okunası bir roman bitince erken bitti devam etmeliydi güdüsü uyandıran bir eser.....
Öncelikle, kitap ile ilgili şunu ifade etmek istiyorum ; İki kızı olan bir baba, çocuklarından birine 'Hatice', diğerine ise 'Piraye' adını verdi. Nazım Hikmet okumayı seven bu kişi, Nazım Hikmet'in en sevdiği hazinesinin ismini verdi. Ahh, ah! Nasıl birisin sen, Nazım Hikmet! Hep ol, hep kalbimizde kal...

Herkes, Piraye olmak ister. Nazım Hikmet'in, Piraye'si...

Peki, romanımızdaki Piraye; Nazım gibi birinin, Piraye'si olabilecek mi? Olamayacak! Kimse, Nazım Hikmet gibi sevemez...

Edebiyatı çok sever. Okumayı, şiirler yazmayı... Şiirlerini paylaştığı bir dostu olur, ama çocuk hoşlanır Piraye'den. Piraye istemez. Bambaşka bir gün, başka biri çıkar karşısına. Onu da reddeder. Hayatını, okumaya adar. Diş hekimi olup, babasının muayenesini devralmayı düşünürler. Gel zaman git zaman sonra, Piraye aşık olur. Hayat tarzları tamamen farklı birine... Yaşam koşulları, yetiştirme tarzları, gelenek ve görenekleri... Aşk bu, sonuçta. Kalbe bakıyor!

Üniversite bittikten sonra, sevgili olurlar. Daha sonra, Haşim askere gider. Geldiğinde ailesi, Diyarbakır`da bir muayene açar. Bu demektir ki, artık orada yaşayacaklar. Anlaşamaz Piraye ile ailesi... Sorunlar çıkar.

Evlilik yıldönümlerinde Piraye Haşim'e hamile olduğu haberini verir ve bu haber ailede sevinçle karşılanır. Piraye'nin hamileliği devam ederken, ayrı eve çıkarlar. Ve nihayet bebek doğar. Bebek kız olur ve ismini Dicle koyarlar. Ailesi hayal kırıklığına uğrar ve erkek çocuk için ısrar ederler.

Piraye'nin babası felç olur. Mecburen İstanbul'a dönmek zorunda kalır. Üç aylığına zorunlu ayrılığın ardından evine dönen Piraye, Haşim'in kuma aldığını (İKİNCİ ÇOCUĞU DOĞURAMADIĞI İÇİN) , düğün yaptığını ve onunla köydeki evde kaldıklarını öğrenir ve boşanma kararı alır. Kuma Zühre sakat bir kız çocuk doğurur.

Bu olaydan sonra, boşanmak ister. Sonuçta kim, ihaneti kabul eder ki? İhanet hoş değildir! Yapan affedilemez! Ağrı ile doktora gider. Kısır olmadığını öğrenir. Eşyalarını toplamak için Diyarbakır'a gittiğinde, Haşim ile yemeğe çıkar. Daha sonra hamile kalır.

Piraye babasının ölüm haberini alır almaz İstanbul'a kesin dönüş yapar. Tüm olanlardan sonra Piraye babasının hatırasını yaşatmak için, onun muayenehanesinde çalışır. İlerleyen zamanlarda, Piraye'siz yapamayan Haşim, onu görmeye gelir. Bu esnada, Piraye'nin bir erkek bebek beklediğini öğrenir... Onunla barışmak ister. Onu ikna etmek, evine dönmesini bekler... Dil döker, hediye alır. Piraye, ihaneti unutmaz ve geri dönmez...

Bir gün Haşim intihar eder ve Piraye çok üzülür. Bebeğine Haşim ismini koymak için, doğmasını sabırsızlıkla bekler...
393 syf.
·Puan vermedi
Diyarbakır. .. bir kitapla başladı sana gizli hayranlığım doğu ve batıyı çok güzel bir şekilde anlatan, insana kendi iç dünyasında duygu fırtınaları yaşatan, sürpriz bi sonla biten muhteşem bir kitap..."piraye"...
Seni alıp surlarda gezdiren , ardından sülüklü hana götüren, sana Mezopotamya ya karşı gizli hayranlık uyandıran tarihi dokusuyla seni büyüleyen kitap ... Ve bugün burdayım içimde tarifsiz bir hayranlıkla ve buruklukla sana bakıp seni seyrediyorum .İçimdeki "aşk"la...
Şairin dediği gibi ;Sen benim illegal yanımsın.
Bazen yasak bir dil.. Bazen kaçak bir çay.. daha nasıl anlatılırsın bilmiyorum. .. Doğu'ya karşı olan bu ilgime yıllarca insanlar anlam veremezdi ve bana sorduklarında ise hep ; sıla'nın Sana değer de geçer, 
Beni deler de geçer, 
Seyreden; güler de geçer.. dizeleri aklıma gelirdi..."tam da bugün"

Manevi yönden müthiş bir derinliğe sahipsin peygamber makam ve kabirleri, sahabe türbe ve kabirleri ve sayısız camilerinle hz Süleyman cami,behram cami vs... insana mana aleminde iç huzuru yaşatıp feyz almasını sağlayan Gecede Sırrı Kademler Makamına saklanan peygamber kokulu bir memleketsin ...
Kısacası özlemler biriktirdim sana dair yani "yüreğim seni çok sevdi ".Bir daha gelebilirmiyim bilmem ama Sana elveda demiyorum bilakis görüşmek üzere .Biryerde okumuştum kişi sevdiğini Allaha emanet ederse onu görmeden ölmezmiş .. Allaha emanet ol güzel şehir inşallah birgün maneviyatindan tekrardan feyz almak ve onu yaşamak dileği ile..
431 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
İnsanlar Aşk adı altında o kadar çok şeyi görmezden geliyorlar ki zannediyorlar ki aşk herşeyi telafi eder. Kırılan gururu, incinmiş duyguları uyumsuzluk karşısında çıkan sorunları ve ayrılan yastıklarda en sevdiğimiz çocuklarımızın yaşadıklarını. Piraye günümüz kadınına kısmen benziyor. Kitap çok güzel ama konusu acı.
Yaşanmış bir olay. Geçen sene Manisalı bir bayan öğretmen bir ile atanıyor. Şanlıurfalı polis memuru bir bay ile arkadaş oluyorlar. Uzatmadan evlenme kararı alıyorlar evleniyorlar. Kültür farkı, görüş farkı başlıyor sorunlar bitmek bilmeyen tartışmalar. Sabahın 4 sularında başlayıp 7 gibi hoca hanımın kendisini eşinin tabancasıyla vurması ile biten bir hayat. Polisler hanımefendinin ailesine siz gelmeyin cenazeyi uçakla yolluyoruz dediler. Bakın konuyu polis memurlarına ya da başka yere çekmeyin. bu yaşanmış bir olay ve bu kitap onun türevlerinin örneği bin evlilikten 3 tanesi farklı kültürerde sürdürmüştür hala deli gibi aşığız diyenler istisnasınız kaideyi bozmuyorsunuz. Günümüzde evlilik kurumu dinamitlenmiş durumda. Çünkü Piraye orada tokat yiyordu şimdiki kadınlar tokat yese kendisi tekme tokat cevap veriyor. ben şiddeti de savunmuyorum ama bu raddeye varmış bir durum olmaması gerekiyor. Her şeyi önceden kestiremezsiniz ama kartları açın her şeyi açık açık konuşun öyle kararlar verin dönüşü olabilen yolda yaralı da kurtulabilirsiniz allah korusun canınızdan da olabilirsiniz.
Uzun lafın kısası kitaplar yaşanmış hikayelerin kaleme alınışıdır. Her hata yaşanılarak öğrenilmez. Bunları örnek almak gerek. Ayşe Kulin rahmetli Türkan Saylanın hayatını yazmıştı. Merhume de zamanında eski eşinden tokat yemiştir. Ki o bey efendide tıp doktoruydu.
431 syf.
Annemin sürekli oku oku oku ısrarları sonrasında alıp okudum. Neden bu kadar ısrar ettiğini sanki anladım. Üniversite döneminde, geleceği çok parlak görünen, hayatını mantığı doğrultusunda yönlendirmeyi düşünen bir genç kız; kitap boyunca isteği dışında gelişmiş gibi görünen ama karşı da koymadığı gönül işleriyle, bu gönül işlerindeki seçimleriyle kendisine çizdiği yoldan sapıyor. Annem de bir mesaj mı vermeye çalışıyor ne? Hayatın akışına öylece kendini bırakmamalı insan, kendi kontrolünde götürmeli, en azından denemeli. Sabır güzel bir şey fakat insan kendine sınır çizgileri çizdiyse bir sebebi vardır ve bu çizgiler aşıldığında sabır göstermek, bir şeylere katlanmaya başlayacağının garantisidir. Pirayeciğime de böyle oldu sanki. Bazı bazı sinirden dişlerimi sıktığım bir kitap oldu. Benim bu kadar uzun zamanda okuduğuma bakmayın, çok hızlı giden bir kitap(şehir betimlemeleri dışında), akıyor da akıyor olaylar. Teşekkürler anne, güzel mesajdı.
431 syf.
·1/10
Kitabi bitirdim ve çokta memnun deģilim. Oncelilkle ben bu romanda aşk diye birşey görmedim! Ne Piraye Haşim'e âşıktı, ne de Haşım Piraye'ye. Ozgurluğe aşik olan Istanbullu Piraye sirf zengin olduğu için sevmedigi kişiyle, bir aşiret ağasiyla evleniyor. Arif ve ya Ömer'le evlense daha guzel olmaz miydi? Zenginlik için bunlara değer miydi? Değmezdi!!!
Haşim Pirayeyi sevseydi ustune kuma getirir miydi? Başkasina bu kadar kolay dokunur muydu?
Ha birde piraye'nin sirf Lamia Hanima inat Haşimle yakinlaşmasi çok yanlis. Orada kendine olan saygisini yitirdi o. Nikâhli karisi olmasi işi değiştirmiyor.
Romani okumaya başladiğimda duşncelerim farkliydi. Ilk sayfalarda 'Piraye kesinlikle çok aşik olduğu biriyle evlenecek' diyordum. Ama hicte oyle olmadi. Zenginlik aradi hep o. Bu yuzden de Haşimi seçti. Haşime değil Haşimin konumuna âşik oldu..
Kitap bana hic birsey katmadi. Piraye yapmamasi gereken herşeyi yapti. Hep yanlis kararlar aldi. Ve de şehirli diye kendisini gokten inmis melek sanmasida acayip sinirimi bozdu.
Tek begendiğim noktalartarihi yerlerin yazilmasi ve paragraflarin kisa olmasiydi. En azindan Diyarbakiri az çok tanidim. Oranin insanlari nasil olurmus onu gordum, onun dişnda pek begendigim bir nokta yok.

Canan Tan'ın kalemi çok basit. Ozellikle 'oluverdi', 'gidiverdi', 'kalıverdi' gibi sozler kullaniyor. Diger kitaplarini okuyacağimi sanmiyorum.
431 syf.
·Puan vermedi
Kitabı birkaç günde bitirdim. Bazen yüzümde küçük tebessümler, bazen gözümde hüzün bulutları, bazen merak tohumları oluşturan tek kelimeyle harika bir kitap
431 syf.
·6/10
Ozgurluk diye tanimladigimz sey ne?
Bir salincakta salanmak?
Gonlunce dans edip eglenmek?
Herkesten uzakta yasam surkme?
Daha birsuru sey;kime sorsak farkli yorumlar.gercektede bunlarmi ozgurluk??
“Seni tanıyamıyorum artık derken ne kadar da haklıydın. Ben de seni sevdikten sonra kendime hiç rastlamadım.”
Kim bilir belki bu kadar sevmezdik birbirimizi
uzaktan seyretmeseydik ruhunu birbirimizin.
Kim bilir felek ayırmasaydı bizi birbirimizden
belki bu kadar yakın olamazdık birbirimize.
Canan Tan
Sayfa 13 - Nazım Hikmet Ran
Beni bu halimle görmesin diye, başımı omzuna gömüyorum Haşim'in. Ondan kaçmak isterken, ona sığınmak gibi bir çelişkiye düştüğümü bile bile. . .
Canan Tan
Sayfa 265
"Tanıştığın insanın gözlerine bakacaksın," der babam.
" O gözlerde göreceğin ilk ışığın çekim derecesi, tanışıklığın orada kalması ya da gelişerek sürmesini sağlayan en iyi gösterge olacaktır."
Canan Tan
Altın kitaplar
"Seni gördüğüm ilk gün beynime yer eden, ilerleyen zaman içinde gelişip olgunlaşan bir düşünce var,"
"Terk etmedi sevdan beni
Aç kaldım, susuz kaldım
Hayın, karanlıktı gece
Can garip, can suskun
Can paramparça...
.
Ve ellerim kelepçede
Tütünsüz, uykusuz kaldım
Terk etmedi sevdan beni "

-Ahmet Arif-

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Piraye
Yazar:
Baskı tarihi:
Ocak 2016
Sayfa sayısı:
393
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050931471
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Piraye
Piraye
Ağalığa, beyliğe kulaklarını tıkamış, halktan yana, özgürlük âşığı ama deneyimsiz, toy, gencecik bir kız...

Diyarbakır… Dar bir eşikten geçip geldim sana. Huzurundayım. Hoşgörü kapını açık tut. Bil ki direnmem sana değildi. Altın tepside sunulan acı şerbetti beni ürküten. Devrimci ruha sahip Piraye'nin İstanbul'dan kopmak istememesini yadırgama. Anadolu'nun en ücra köşelerine bile koşa koşa gidecek yüreğe sahipti o. Ona ters düşen Diyarbakır değil, Diyarbakır konaklarına gelin olmak. Ağalığa, beyliğe kulaklarını tıkamış, halktan yana, özgürlük âşığı, yüzü insana dönük; ama deneyimsiz, toy, gencecik bir kız... Anlamaya çalış onu. Küçücük bir kum tanesi, bedenine yerleşen. Ya özümseyeceksin ya da irinleşecek derinliklerinde. Sancılı kıvranışlarla atıvereceksin uzaklara. Geldiği yere, belki de bambaşka diyarlara savrulup gidecek. Onun sende kalmasını sağla. Kol kanat ger gurbetten gelmiş konuğuna. Anlı şanlı Diyarbakır, bir Piraye'yi barındıramadı, dedirtme kendine.

Kitabı okuyanlar 14.478 okur

  • cansu
  • Ayten
  • Dilek Kaycı
  • İrem Çamur
  • Sevde Nur Akkaya
  • Sude şimşek
  • *Sinem
  • Notrdome
  • Merve Hamanoğlu
  • Aysima Kübra Arslan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%28.6
14-17 Yaş
%18.4
18-24 Yaş
%10.2
25-34 Yaş
%12.2
35-44 Yaş
%16.3
45-54 Yaş
%14.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%88.8
Erkek
%11.2

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.3 (36)
9
%0.7 (20)
8
%0.7 (21)
7
%0.2 (7)
6
%0.3 (8)
5
%0.1 (4)
4
%0.1 (2)
3
%0 (1)
2
%0 (1)
1
%0 (1)

Kitabın sıralamaları