Bana sarılır mısın bir süre önce hepsiburada da 5 kitap 150 kampanyasından sepetime attığım bir kitaptı. Ben indirimde kitap görünce dayanamayıp alan kesimdenim. Daha önce duymadığım kitaplar almayı da bir başka severim çünkü kendimi keşif yapmış gibi hissederim. Her neyse. Kitabı buradaki birkaç incelemeye bakarak sepete atmıştım. Geldi, bilen bilir yazın aralara böyle çıtır çerez kitaplar atmak iyi gelir, böylece okumaya başladım. Şöyle ki kitaptan beklentim yüksekti ama öyle bir hayal kırıklığına uğradım ki. Öncelikle konusu bir konu bile olamayacak kadar yok. Günlük hayattan bir konu desem günlük hayattan olamayacak kadar ütopik ve gençlik hayallari tadında. Wattpad kitaplarında bile iyi kötü bir konu olur, işlenişi eleştirilir hatta konusu bile doğrudan eleştirilir ancak bu kitap başından sonuna olmamış bir kitap. ilk. olarak konusu zaten yok, dümdüz aldatılan bir kızın bir hafta sonra yeni aşkını bulmasını anlatıyor. Aa bir de yeni aşkının ünlü bir oyuncu olduğu gerçeği var. Kızın Fransada okuduğu, yeni aşkının onu görür görmez aşık olduğu ve onun yanına fransaya taşındığı gibi bilgileri önden vereyim ki siz de benim gibi kitabın ilerleyen sayfalarda toparlayacağı gerçeğine tutunmayın. Ki zaten okurken bir yerden sonra bundan da beklentiyi kesiyor tamamen bitsin diye ittire ittire okumaya devam ediyorsunuz. Kitabın yazım dili sığ, sanat adına tek bir öge bile barındırmıyor. Dümdüz yaşının 16 veya 15 olduğundan şüphelendiğim bir yazar tarafından yazılmış okumanızı gerektirmeyen hatta satın almanız bile sizin için bir kayıptan öteye geçmeyecek olan bir kitap. Ben kitaplara gereksiz gözüyle bakan bir insan olmadım şuana kadar. Bu belki de okuduğum her kitabın iyi kötü bana bir şeyler katmasından dolayıydı bilmiyorum ama bu kitap sahiden gereksiz bir kitap. Bir çocuk, bir genç kız veya bir kadın elbette böyle şeyler yazıyor, karalıyor olabilir ben buna kızmıyorum tabi ki. Benim kızdığım nokta editörler ve yayınevleri. Destek yayın grubunu bu eseri neden bastığını sahiden çok merak ediyorum. Kitap kültürünün bu kadar alt sevilere düşmüş olması beni gerçekten çok çok üzüyor. Basılı eser belirli nitelikleri taşıyor olmalıdır. Olmasa, baştan sona sıradışı bir şey olsa bile o eser yayıncının eline geçtiğinde bir yayıncı onun basılmaya değer olup olmadığını ayırt edebilecek kadar sanat gözü açık olmalıdır. Hadi bu da yok diyelim yahu deneyimli olmalıdır hiç değilse. Böyle yazınların onlardan neler götüreceğini daha önce deneyimlemiş olmalıdır. Neyse, sonuç olarak almanızı da bir yerlerden elinize geçerse okumanızı da tavsiye etmem. Kitap okumanın bir tutku olduğu insanlardansanız hele bu kitap sizi yoklukta bile götürmez, öyle diyeyim.