Puan vermedi·71 syf.····Okunma: 02 Ağustos 2024 17:05 Yaşlı bir kadının üzerinden yıllar geçmesine rağmen içini kemiren, hiç kimseye anlatamadığı 24 saatlik bir dilimde başına gelen olaylar ve durumlar zincirinin bıraktığı ruhsal etkiden bahseden bir eser. Bu bir günlük zaman diliminde başına gelen olayı anlatmasına sebep olan kaldığı pansiyon sahibinin karısının bir gün önce gelen müşterisiyle kaçıp sırra kadem basmasıydı. Bu olay üzerine pansiyonda kalan diğer misafirlerin kadını suçlayan yorumları üzerine bir kişi hariç onlara katılmayıp tam tersini kadının yaptığı şeyin savunmasını yapmasıydı. Bunu gören yaşlı kadın bu kişiye dostane bir şekilde yaklaşır ve gözleri onu arar pansiyonda sohbet etmek için. Adam, bir gün sonra pansiyondan ayrılacağını söyleyince yaşlı kadın bunun üzerine içini yıllarca kemiren bir günlük hadiseyi abartısız olduğu gibi anlatmaya karar verir ve içi biraz olsun rahatlamıştır. Bu eserde kadının ve başından geçen olayları ve duygu değişimlerini sorgulamadan anlamaya çalışırken kendimizi buluyoruz. Evet, birilerini yargılamak kolaydır ancak insan ruhunun karmaşasından doğan güçlerin bizi ele geçirdiği gerçeğini unutmamamız gerektiğini bir kez daha görüyoruz. Biz olsaydık ne yapardık diye kendimizi bir an baş kahramanın yerine koyduğumuzda işte o zaman kesin bir cevap vermemizin mümkün olmadığını göreceksiniz zira yapmam dediğimiz şeyleri yaparken kendimizi bulma gibi bir yazgıyla karşı karşıya buluruz kendimizi. İnsan ruhunun karmaşası karşısında kesin hüküm verme alışkanlığımızı bıraksak ne güzel olurdu diyebileceğiniz bir eser. Eminim ki bazı kesitlerde kendinizi göreceksiniz ve buna şaşırmayın derim:)
Stefan Zweıg'ın her bir eserini keyifle okumaktan aldığım hazzın tarifi yok. Diğer eserlerini de okumam hatta okumamız dileğiyle...Keyifli okumalar...