İsmi ne kadar havalı değil mi. Kurtlarla Koşan Kadınlar Bende rafta ilk gördüğümde ilk önce içeriğinden ziyade ismine kapılarak almıştım, içinde ne yazdığına dair tek bir fikrim dahi yoktu.. Ve daha ilk beş sayfada iyi ki almışım dediğim kitap olur kendisi.. Feminist bir destan niteliğinde ilerleyen bu kalın kitap sakın sizin gözünüzü korkutmasın.. Zira ben zaten feminist değilim ve kitabı okurken masaldan masala diyar diyar gezmiş olmanın verdiği haz bambaşkaydı .. Vahşi kadın arketipine dair motifler barındıran kitapta 19 adet masal bulunmakta.. Kitabın yalnızca la loba’dan yahut la mariposa’dan ibaret olduğunu sanmayın, bu 442 sayfalık serüven kadının kadın olarak nasıl bir yaşam sürmesi gerektiği konulara en ince dokunuşlar yaparak değiniyor…
Yazar Clarissa P. Estes ‘nin de içinde doğup büyüdüğü yaşamın bu kitabı yazmasında büyük bir etkisi elbette su götürmez bir gerçek.
Clarissa biz kadınlara dişil enerjimizi, sevgimizi ve şefkatimizi asla kaybetmememiz gerektiğini söylüyor.. Ona göre her kadının mutlaka bir tutkusu vardır ve tutkusunu bulamayan kadın iflah olmaz. Her kadın doğuştan yaratıcıdır. Yaratıcılık hiç kimsenin tekelinde değildir. Biz istesek de istemesek de en büyük yaratıcılık, tutkularımızdan ve acılarımızdan gelir. Clarissa, kendi acılarınızı, yaralarınızı bilin, keşfedin, atalarınızın acılarını, yaralarını araştırın, bilin, çünkü acılar ve travmalar çok büyük bir yaratıcı güçtür, der… Her kadının başucunda, kütüphanesinde ve hatta çantasında bulundurup zaman zaman açıp okuması gerektiği kanısındayım.. Sevgiler..