Kitleler Psikolojisi
Kitabın şöhretini uzun süre önce duymuş okumak istemiş, arada teşebbüs edip bir türlü sonunu getirememiştim ki artık vaktinin geldiğine karar verip nihayet bitirdim.
Kitaptan çok etkilendim, evet zaman zaman yazara katılmamak ve maksadını anlamamakla beraber etkilendim.
Hayatı boyunca geldiği klan tarafından düşünme şekli eleştirilmiş biri olarak kitaptaki bazı tesbitlere, bilgi sahibi olmadan tamamen doğal bir eğilim göstermiş olduğum için hem mutlu oldum, hem de üzerinde düşünme fırsatı buldum.
Hangi konu olursa olsun fanatizmin insanın tekâmülüne engel teşkil ettiğine şahit oluruz.Bana bir "otoritenin" ki bunun kim olduğu hiç önemli değil dokunulmaz, eleştirilmez, insanüstü olarak konumlandırılması her zaman çok sağlıksız gelmiştir. İnsanların bir lider etrafında toplandığı gruplara ne zaman şahit olsam, orada soru sormanın, itiraz etmenin ya da grubun aldığı bir karara katılmamanın büyük bir suç gibi algılanmadığına hiç tanık olmadım. "Lider ne derse mutlak doğrudur ve mâkul bir nedeni vardır, dolayısıyla da her sözüne kayıtsız şartsız itaat edilmelidir." Bu durum bana hep tehlikeli görünmüştür. Râsulûllah'ın hayatını okuduğum zaman onun, etrafındaki arkadaşları ve ailesiyle pek çok mevzuda istişare ettiğini, aldığı kararların gayet tartışılabilir, hatta bazı konularda almış olduğu kararı itiraz edenin lehine değiştirdiğini öğrendiğimde durumu daha net anlamış oldum.
Sonuç olarak kitabında, insanların bir araya gelince akılla değil daha çok duygularıyla bazen de tamamen ilkel güdüleriyle hareket ettiğinden bahseden Gustave, her milletin ve ırkın kitlesel tepkilerinin ve eğilimlerinin üzerinde de detaylı analizler yapmış. İnsan topluluklarını hangi şartlarda ve ne gibi olaylarla kimlerin manipüle edebileceğini, tarih boyunca bir kitleyi harekete geçiren kişilerin özelliklerini ve kullandıkları metotları örnekleriyle ayrıntılı bir şekilde açıklamış.
Şöhretinin hakkını veren ve okunması gereken kitaplardan olduğunu düşünüyorum.
Gustave Le Bon