Kayra’sal birinden Kinyas ve Kayra incelemesi
9/10
·533 syf.··
2024 5. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2024 07:51
Kinyas ve Kayra. Benim dünyamdaki tanıdığım tanımadığım herkesin ağzından düşmeyen 24 senedir alıntıları atasözü halini bulmuş eser. Bu kitap kollektif düşüncelerden doğmuş mitlere benzer. Bizim gibi insanların hayatı boyunca sürekli düşündüğü ve kendini kurtaramadığı cümlelerden oluşur. Bu yüzden efsane gibidir. Nuh’un tufanının akla gelebilecek her kavimde, sümerden hintlere, islamdan yahudiliğe her inançta farklı varyasyonları olması gibi, bu kitap da bizler gibilerin birbirinden haberi olmadan ortak düşündüğü her şeyi kapsar. Kinyas ve Kayra’nın ilk kısımdaki düşünceleri ve eylemleri, ahlakdışı değildir çünkü kendilerini toplumdan görmezler hiçbir devlete ve ülkeye ait olmayan birbirine sonsuz güvenen ama aslında birbirini hiç tanıyıp konuşmayan iki suç ortağının öldürdüğü, canını yaktığı, tecavüz ettiği hiçbir ‘suç’ hukuka ve ahlaka aykırı değildir. Okuması canını yakan ve dünyayı toz pembe gören ‘olması gereken’ hayatı yaşamak dışında bir amacı olmayan insanlar için ufuk açısı ve etkileyiciyse de, vurucu alıntıları, akla hayale gelmeyecek benzetmeleri, toplum, etik, ırklar arası sınıf ayrımı, üsttekilere duyulan kin ve nefret gibi pek çok insan uydurması kavramları iki ‘hastalıklı’ ‘normal olmayan’ toplumdan kendini soyutlayıp herkese tepeden bakarak ya kendilerini Tanrı ya da insanlığı böcek kolonisi olarak gören Kinyas ve Kayra’nın bakış açısıyla yani yeraltında yaşayan ve kimselerin duyup görmediği bizlerin sesidir bu şaheser. Kitaba genel yorumum haricinde, artık nefret ve kinle dolmuş düşüncelerinden kurtulmak isteyen karakterlerin tek bir amacı olan ‘zihinsel ölüm’ kavramına gelelim. Kayra bunu tam olarak kafasındaki gibi canlandırmıştır. Benliğinden bir kez olsun vazgeçmemiş, ‘mutlak mutluluğun’ var olmadığını bildiği için asla ona ulaşmaya çalışmamış, kendi işlerini görecek birkaç kişiyi tuttuktan sonra ruhunu öldürüp dünyaya sadece bedenini bırakmayı başarmıştır. Kayra’nın tek başarısıdır zihinsel ölümünü gittiği yolda aşama aşama gerçekleştirebilmesi. Ama dediği gibi vicdandan da duygulardan da arınmış biri değildir Kayra. Değildir sadece bilmiyordur görmezden geliyordur. Kinyas için ağlamıştır. Botanist komşusunun bahsettiği kuru yosunların yaşadığı ‘gizli’ hayatı yaşadığını iddia eder, bir sonraki cümlesinde onlara benzemeye ‘çalıştığını’ söyler. Yani duygularından arınmış değil, arınmak için her yolu denerken onları olabildiğince gömmeyi başarmıştır. Diğer tüm insanlığın hayattan zevk alması ve mutlu olmasının sebebini kendisi gibi düşünme yeteneğine tam olarak erişemediğine bağlar ve bu yüzden herkese tepeden bakar. Yukarıdan izler bizi Kayra. Kitapta yazmaz ama Tanrı Kayrahan’dan almış olduğunu düşünürüm seçtiği ismini. Herkes böcektir kimse değerli değildir. Haklıdır. Saygı duyulur. Başarmıştır çünkü. Ama Kinyas? Mutluluğu sıradan ve normal insanlıkta bulduğunu düşünür. Kinyas sıradanlığa dönüşür artık Kinyas’ı tanımaz Tolga olur. O amacı olan zihinsel ölümden vazgeçse de Kinyas’ı öldürerek, benliğinden vazgeçerek ve sıradan bir insana dönüşerek istemese de gerçekleşmiştir zihinsel ölümünü. Robot gibidir. Sevgilin, işin, ailen olsun. Ne tepki veriyorlar onları izle ve taklit et. Dediği gibi “yeniden hayata dönmenin yolu omurgasız olmaktan geçiyordu.”. Kendini kandırıp normalliğe döner. Son cinayeti Kinyas’ı öldürmesidir. Kinyas’dan geriye kalan Tolga’nın vücudundaki dövmeleri, dikiş ve kurşun izleridir. En büyük hatasıdır Kayra’yı terk etmek. “Daha anlayamamıştı, sonunda ölüm olan bir hayatta mutlu son olmasının mantığa aykırı olduğunu.” Kinyas ve Kayra Hakan Günday
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma
··
412 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ağzına sağlık tekrar okumuş gibi oldum.
aykız
Gönderi Sahibi
çok teşekkürler