·213 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Ağustos 2024 17:12 Bu eser İdeolocya Örgüsü'ne bağlı olarak benim en başa alınması gereken verimlerimden biri. ( Necip Fazıl Kısakürek)
Kitap 1960'lı yıllarda bir Ramazan ayında üç gece de verilen bir konferansın kitaplaştırılmış halidir.
İlk bölümde üstad Batı Medeniyetininin formülünü şu şekilde veriyor:
(Yunan aklı+Roma Nizamı+Hristiyanlık ahlâk ve hassasiyeti=Greko-Lâtin Medeniyeti)
Ve bu sıra üzerinde ( Önde gelen şahsiyetler ve görüşleri üzerinde kısa kısa durarak) durumu önümüze koyuyor.
İlk olarak Batı tefekkürünü ele almasının sebebi; Tasavvuf hakkında ileri geri konuşup üstüne Tasavvufun, İskenderiye mektebinden devşirme olduğunu söyleyen bazı nasipsizlerin fikrinin çarpıklığını öne sermek içindir.
İkinci bölümde de Üstad,ince noktalarıyla İslam tasavvufuna ve gayesine değiniyor.
Sık sık da Tasavvufun şu temel kaidesini karşımıza çıkarıyor: "-Ne akılla olur, ne de akılsız!"
Ve sözlerini şu cümlelerle bitiriyor:
[Batının, bütün eserini sıfıra indirici eksiği ruh, asıl olarak Doğuda, ahiretin tarlası olan dünya fethine memur akıl da Batıda...
Bu iki kutbu birleştirip bir ark lâmbası parlayışına vücut vermeden, yaşanmaya değer hayatın sırrı ele geçirilemeyecektir.]