“Kürtlerin savaşa ve seferberliğe tepkisi oldukça erken bir dönemde ifadesini buldu. Öncelikle birçok Kürt aşireti İttihatçıların sürekli yinelenen cihad ve askere yazılma çağrılarına olumlu karşılık vermekten kaçınmıştı. Ardından savaş başlayınca Kürt askerleri hem tek tek, hem de toplu olarak Osmanlı Ordusu’ndan firar etmeye başladılar. Çarpışmaların üzerinden birkaç ay geçtiğinde yalnız Üçüncü Ordu saflarından kaçan Kürt süvarilerin sayısı 15.000’i, bir başka deyişle bu ordudaki Kürt mevcudunun altıda beşini geçmekteydi. Sınır bölgelerinde Kürt askerlerinin, aşiret mensuplarının ve aşiret reislerinin silahlarıyla birlikte Rus safına geçmesi olağan bir tavır haline geldi. Anılarında bu konuyu ele alan Boris Şahovski, kendilerine bağlı Hamidiye askerlerini de yanlarına alan Kara Kilise’deki Eyyup Paşa’nm oğulları Resul Bey ve kardeşi Halid Bey, Adaman aşireti reisi Ali Bey gibi Osmanlı saflarını terk ederek Ruslara katılan çok sayıda nüfuzlu Kürd’ün adını vermektedir. Aynı kaynakta güçlü Haydaran aşiretinin ünlü reisi Kör Hüseyin Paşa Ruslarla temas kurduğu ve saflarına geçmeyi önerdiği belirtilmektedir.
“Savaşın başlamasıyla birlikte Kürt aşiretleri İngiliz kışkırtması, özellikle tüfek ve cephaneye yönelik yağma arayışı ya da sırf Osmanlı otoritesine duyulan nefret gibi çeşitli nedenlerle belirli yörelerde Osmanlı askeri birliklerine baskınlar düzenlemekten geri durmadılar.”
Kemal Mazhar Ahmed, I. Dünya Savaşında Kürdistan, s. 143-144·Kitabı okudu