Nurdan Gürbilek ile bu kadar geç tanıştığım için kendime öfkeliyim. Edebiyatı, eserleri, yazarları, duyguları ve özellikle dilin oyuklarını öyle ustaca açıyor ve inceliyor ki bahsettiği kitaplara (okuduklarım için geçerli) tekrar bambaşka bir gözle bakıyorum. Ev Ödevi eserini çok alelade seçmiştim okumak için. İyi ki seçmişim. Edebiyatseverler için ve özellikle kendini geliştirmek, farklı perspektifleri aydınlatmayı düşünenler için bu eser, bulunmaz Hint kumaşı değerinde. Bir ders kitabı gibi öğreten, kıvrak üslubuyla su gibi akan bir kitap var karşınızda.
Küçüklüğümde kavrayamadığım iç sıkıntılarımı ve eve olan bakışımı bu kitapta buldum. Senelerce içimde çözmeye çalıştığım, hiçbir sorun olmamasına rağmen gelen iç sıkıntısı halleri ve çocukluğun masumiyetinde kara leke temsili olan o suçluluk hissi... Bana tekrar o hisleri yaşatırken bu kitap, hepsine de bir cevap oldu. Toparlayamadığım, kaçamadığım duygular karşımda sözcükler halinde bana ayna oldu.
Latife Tekin 'in eserlerine kattığı detaylar ve dili üzerindeki incelemeleri ile Nurdan Gürbilek, bu eserleri tekrar okuma ve araştırma fırsatını önüme serdi. Dil eksiliyor, tükürülüyor, birilerinde birikiyor, diğerlerinden atılıyor, kiminde çöplük oluyor, kiminde ise kurtulamadığı bir grimsi ışık... Yazar ise bunu çok güzel inceliyor.
Aynı incelemeyi ev üzerinden Tezer Özlü'nün kitabı ile aktarıyor bize. Evin gerçek, karanlık ve rutin olan kısmına odaklanıyor ve bütün tanıdık hisleri karşımıza, adeta hesaba alır gibi koyuyor. Kitabın ortasında yazarı araştırdım biraz daha ve diğer eserlerini de hemen alışveriş sepetime ekledim. Kesinlikle tavsiye ederim. Edebiyat eleştiri, inceleme ve çözümlerini seviyorsanız; bu eser isteklerinize karşılık biçilmiş bir kaftan gibi!