Ne kadar uygundun yaşamının anlamını anlamaya?
8/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2024 12. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2024 21:56
-Değilsin çünkü olmadın -kendin olmağa çalıştığın her durumda, sen de eksik düştün, ötekiler de: kendi­ne katmağa çalıştığın her öteki, başkası olup çıktı -bu arada sen, kendin de, başkalaştın "O ötekini belki kendim kılarım" diye... Dizi dizi yanılgılar- Geciktirmeler... Kaçınmalar... Yançizmeler... Sulandırmalar... Atlatmalar... Geçiştirmeler... -Daha neler, neler! Düşünmek ve yazmak... Konuşacak kimsen yoktur, eline kalemi alır yazarsın, dinleyenin çoktur ama anlayanın yoktur, oturur yazarsın, dinlermiş gibi yaparlar, çünkü cevap verme sırasının kendilerine gelmesini beklermiş gibi yaparlar, oturur yazarsın, sonra bir bakmışsın ki kafanın içerisinde ki hayat ile yaşadığın hayat o kadar tutarsız ki, oturur bunu da yazarsın. Öyle işte. Herşey diferansiyel hesap ile integral hesaptan ibaret. Herşey sayılardan ve sayıklamalardan ibaret. 1'den başlarlar saymaya, sen belki 3'den, belki 5 yaşından itibaren başlarsın saymaya. Bir bakmışsın sayılar da bir zaman sonra anlamını yitirmiş... Aradaki sayılar hep sayıklamalardan ibaret kalmış. Öyle işte. Oruç Aruoba insana önce kendini, daha sonra çevreni, hiç durmadan yanından akıp giden zamanı sorgulatıyor insana. Israrla anlatmaya çalıştığı şeyler çok bariz aslında, sadece biraz tecrübe, yaşanmışlık, yıpranmışlık gerektiriyor. Böylece kendinizi bir başkasının, hem de sizi daha önce hiç görmemiş, tanımamış birinin kaleminden okumanın mutluluğunu tadıyorsunuz. Yazabilen çok şanslı, yazamayan için Oruç Aruoba'nın kitapları hep orada, anlaşılmayı bekliyor...
HaniOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20185,7bin okunma
·
214 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.