Ben ortaokuldayken bir yaz, babamın uzak akrabalarından birinin ölüm haberi geldi. Beni kaymakamın evine bırakıp İstanbul'a gittiler, ama gittikleri yere hiç ulaşamadılar, cenazeye giden annemle babamın da ölüm haberi geldi, yolda bir trafik kazası geçirmişlerdi. Ondan sonra yeni bir dönem başladı benim için. Kim tarafından, nasıl bulunduklarını bilmediğim uzak akrabaların yanında dolaşmaya başladım; altı ay birinde, bir yıl öbüründe; üç ay berikinde kalıyordum; gittiğim her evde yaşadığım macera aynıydı. Orada bir yabancı, istenmeyen bir sığıntı olduğumu hep hissediyordum. Hiçbir zaman kendime ait bir yatak odam olmadı, ben evin salonuna geceden geceye serilen yer yatağında yatan çocuktum; kimseyi rahatsız etmemek için herkesten önce kalkıp yatağımı toplamak zorundaydım.