YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU, SODOM VE GOMORE
Öncelikle hepinize merhabalar, kitap dostlarım. Bugün sizlere Cumhuriyet Dönemi' nin değerli yazarlarından biri olan Yakup Kadri Karaosmanoğlu' nun Sodom ve Gomore kitabının incelemesini yapacağım.
Öncelikle kitabın konusuna bakacak olursak; Milli Mücadele Dönemi' nde, İstanbul'da diğer milletlerin de etkisiyle yaşanan ahlaki çöküntü anlatıyor.
Kitap baş karakter Leyla ve Necdet olmak üzere yan karakterlerle beraber bazen farklı mekan, bazen de aynı mekanda geçerek anlatılıyor.
Leyla gösteriş meraklısı, burnu havada, milli duygulardan oldukça yoksun genç, güzel, işveli, cilveli bir kızdır. Necdet, Leyla' nın hem kuzeni hem nişanlısı; oldukça milliyetçi, başka ırklardan kişileri pek sevmeyen, cesur bir karakterdir.
Leyla alafranga bir yaşantı tutar. Kendine İngiliz, Fransız dostlar edinir. Necdet' in ona olan bağlılığını fena hallerde kullanır, davetlerde, kokteyllerde hovarda hovarda gezer, kendine edindiği dostlarla bir yaşantı tutar ve olay örgüsü bu yelpazede farklı bir çok karakterin de katkısıyla gerçekleşir.
Kitabı dili, konusu ve konunun işleyişi bakımından inceleyecek olursam, kitabın dili sade ve oldukça anlaşılır. Anlatımı da oldukça akıcı. Anlatılanlar hiç kopukluk yaratmadan konudan konuya geçecek şekilde anlatılmış ve bu sayede olaylar farklı kişiler ve farklı mekanlarda geçse bile herhangi bir bağlantısızlık olmuyor.
Ben bu kitabı okurken oldukça şaşırdım. Yüz yıl önce böylesine bir ahlaki çöküntünün yaşanması, insanların Milli Mücadele' ye bakışı, milli duygulardan yoksun insanların davranışları ben de "Hayret ya böylemiymiş!" diye söylenerek okumama sebep oldu.
Ben bu kitabı okurken genel olarak şaşırdım kaldım, kimi zaman halkın davranışlarına, duyarsızlığına hayıflandım.
Necdet' in genel tutumuna, insanlar hakkındaki fikirlerine genel olarak katıldım. Özellikle kitabın bir bölümünde kendisiyle yaptığı iç hesaplaşma kısmından oldukça etkilendim.
Ben bu eseri beğenerek okudum fakat sevmediğim, okurken pek de hoşuma gitmeyen bir kaç kısmı da oldu. İsminden de anlaşılacağı üzere eşcinsel ilişkilerin yansıtıldığı kısımları okurken midem bulandı.
Sizler de Milli Mücadele zamanında İstanbul'da yaşayanların davranışlarını görmek isterseniz siz kitap dostlarıma bu eseri tavsiye ederim. Dönemin anlaşılması için oldukça mühim bir eser olduğunu da belirteyim.
Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Ayrıca kitabı tahlil etmek üzere beraber okuduğum Betül ' e teşekkür ederim. :)
Aslında İstanbul da sosyetenin sarayda görevli devlet adamlarının aile yaşantısının onların İngilizlere olan hayranlığının anlatıldığı bir kitap.Kucuk bir kesim aksine milli mucadeleye destek veren çok kişi de vardı .Padişah bile ingilizlere yanaşma derdindeydi .Kitabı okurken çürümüşlük çok guzel anlatılmış
Kelimesi kelimesine aynı duyguları hissettim ben deee 🥴🤢 Ama aşırı iyi yazılmış bir kitap, dili de çok akıcıydı. İnceleme harika olmuş, ellerine sağlık, tahlili dört gözle bekliyoruuum 🌺💌