Bu kitaba 1.5 yıl önce başlamıştım ama aşırı yavaş ilerlediği için sürekli ara verip devam ediyordum. En son aylar önce 200 sayfam kalmışken bırakmış ve yakın zamanda devam etmeyi düşünmüyordum. Ama bugün bir kitapçıda Şeylerin Masumiyeti’ne denk geldim. Bu resimli kitap, Masumiyet Müzesinde sergilenen objeleri detaylı bir şekilde inceliyor. Uzun süre sonra bu kitaba rastlamak çok hoşuma gitti ve nedense buna ihtiyacım varmış gibi hisettim. O kitabı satın aldım ama önce Masumiyet Müzesini bitirmem gerektiğini düşündüm ve eve gittiğim gibi son 200 sayfayı da okudum. Düşüncelerimi toparlamakta zorlanıyorum çünkü beni en çok etkileyen kitap oldu. Konusundan bahsetmem gerekirse kısaca şöyle anlatayım; ana karakterimiz nişanlı olmasına rağmen genç bir kızla, Füsun’la ilişki yaşamaya başlıyor ve aşık oluyor. Sonrasında hem Füsun’dan hem de nişanlısından ayrılıyor. Füsun’dan uzun yıllar boyu ayrı kalıyor ve bu sürede izmaritinden tut takılarına kadar birçok eşyasını saklıyor. En sonunda da bu eşyalarla Masumiyet Müzesi’ni yapıyor. Ayrılık ve uzak kalmayı çok düşündüğüm bu günlerde bu kitaba tekrar denk gelince çok garip hisettim, ağladım. Bu sıralar bu kitaba ihtiyacım vardı ve tam zamanında beni tekrar buldu. Daha çok kitabı değil üzerimde bıraktığım etkiyi anlatmış oldum ama bu değerlendirme de böyle olsun. Bu kitabın üstüne de Sezen Aksu’nun çok sevdiğim Bir Zamanlar Deli Gönlüm şarkısının çok iyi gittiğini düşünüyorum, tavsiye ederim.