Bu kitabı bir psikolojik danışman adayı olarak okudum.
August sıradan bir çocuk gibi hissediyor kendini ama tabi kendi içinde. Yüzünün görüntüsü hakkında ise "size hiçbir şey söylemeyeceğim aklınıza ne geliyorsa muhtemelen ondan daha kötü görünüyordur" diyor kendisi. Okul yaşamı boyunca da yüzünün görüntüsü yüzünden maruz kaldığı bakışlara, çeşitli söylemlere karşı mücadelesini, duygu durumlarını anlatıyor. Kitabı okurken kendimi hep bir psikolojik danışman ve August'u da danışanım olarak hayal ettim. Onu anlamaya çalıştım.
Yanına yaklaşmayan okul arkadaşları ve tek başına çıktığı bu zorlu okul macerası şu cümleyle sonlanıyor: Hatta böbürlenmek istemem ama sanki herkes bana yakın olmak istiyordu.