·144 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Ağustos 2024 16:59 Bu kitabı sindirerek okumuş biriyle okumadan önceki kişi aynı olamaz. Danimarka sisteminin kusursuzluğu yanında bireyin ruhsal dinamiğinin de toplumu büyük ölçüde etkilediği harika örneklerle anlatılıyor. Sosyolojik bir kitap olmasının yanında kişisel gelişime de büyük destek sağlıyor. Danimarka sisteminin oluşturulma aşamalarını en ince ayrıntılarıyla, güven olgusunun payının da ne kadar büyük olduğunu sürekli olarak ekleyerek okuyucunun beynine mıh gibi çakıyor.
Sistem detaylı olarak anlatılıp insanların dayanışmasının ve mutluluklarının kaynaklarının sebeplerine birçok tanık gösterme ve alıntıyla değinildikten sonra insanın içindeki mutluluğu da bulması gerektiği son sayfalarda maddelerle açıklanıyor. Bu kısım çok etkili bir kişisel gelişim görevi görüyor.
Çoğu incelememde yaptığım gibi burada da sevdiğim, etkilendiğim ve kalıcı olmasını istediğim yerlerden kendime göre kısa kısa notlar çıkarttım.
Kesinlikle her Türk vatandaşının okuyup ders çıkartması ve çoğu, vatandaşın boyunu aşsa da - yani kökleşmiş ve çok zaman sonra en azından bir kısmı uygulanabilir olsa da - hayatına uygulaması gereken yerler var.
- Eğitim -
Danimarka’daki ‘efterskole’ yani okul sonrası okul türünün öğrencileri genç yaşta maddi kazançtan ziyade yeteneği olduğu veya sevdiği işi yapmasına olanak sağlayan bir grup faaliyeti olduğu bilgisi beni etkiledi. 1 sene boyunca devletin maddi yönden destek sağlaması da müthiş bir olay. Araştırmalar sonuncunda da bireyin toplumda kendisi için doğru role eriştiği büyük ölçüde saptanmış.
- İş Yaşam Dengesi -
Dönemin başbakanı Rasmussen’in bile ailesiyle vakit geçirebilmek için toplantısını erteleyerek tepki toplaması ve daha sonra yaptığının anlaşılıp halk tarafından övgü toplaması iş ve yaşam arasındaki dengenin halk için de olası hâle getirildiğin en açık örneği. Bu denge de yaşam stresini azaltıyor ve mutluluğa açılan büyük kapılardan bir tanesi. Bu bölüm aslında çok temel bir ihtiyaç olan insanca yaşamaktan bahsediyor.
- Parayla İlişki -bölümündeki
- Sahip Olduğumla Mutluyum -
Günümüzün hırslı ve doymak bilmez bireylerini harika bir örnekle gözler önüne seriyor. İnsanın aslında basit bir yaşamla mutlu olabileceğini, fazla koşturmaca ve fazla paranın bir süre sonra insanı başladığı noktaya getirdiğini belirtiyor. Danimarkalılar bunu çoğunlukla başarıyor ve iyi bir maaştan çok rahat bir yaşamın peşine düşüyorlar. Bunda da elbette temel sebep refah devlet anlayışına duydukları sonsuz güven. Bu anlayışla en azından temel ihtiyaçlardan mahrum kalmayacaklarından emin bir şekilde paraya daha az önem veriyorlar.
. Karşılaştırmalar Kötüdür .
Richard Layard’ın ‘’nispi gelir’’ kavramı bu alt başlığı özetliyor. Bu nispi gelir teorisinin prensibi: zengin, komşusundan daha çok kazanan kişidir. Yani çoğu kişi için önemli olan diğerlerine göre gelir. Bunu da araştırmalarıyla desteklemiş. Yazarımızın bir arkadaşından verdiği örnek de bu açıdan trajikomik. Çok zengin bir arkadaşıyla yemek sohbetinde arkadaşının hayatını sorar ve ödediği vergilerden şikâyet ile çok çalışmaktan kendine vakit ayıramama şeklinde iki acınası hayat yorgunluğuna tanık olur. En sonunda o zengin arkadaşı bile, çok zengin olsak bu tür sorunları dert etmek zorunda kalmazdık diyerek nispi gelir kavramına son noktayı koyuyor.
- Sonuç -
En son bölüm olan sonuç bölümünde özet ve daha net şekilde yine örnekler üzerineden anlatım yapılmış. Danimarka sisteminin sağlam bireysel temellerin üstüne inşa edildiği mihenk taşı olduğu ve mutluluğun en önemli dayanağının her türlü sevgi olduğu vurgulanmış. Sistemin herkese kendi yerini bulma fırsatı vermesinin mutluluk ve esenliğin temel kaynağı olduğu belirtilmiş.
Yazarımızın Danimarka sistemine övgüler yağdırdığı hâlde 20 sene Fransa’da yaşaması ve kültürlerin tamamen farklı olmasına rağmen mutluluğu bulmasının mutluluğun insanın sadece yaşadığı yer değil içinde sahip olduklarıyla da ilgili olduğu temellemesi inanılmaz doğru. Bu arada Fransa kültürüne duyduğu hayranlığın sebepleri beni de hayran bıraktı ve orada yaşama isteği uyandırdı. Özellikle de Fransızların yaptıkları her şeyden keyif alma özellikleri beni fazlasıyla büyüledi.