·504 syf.····Okunma: 18 Ağustos 2024 13:11 Odysseia tarihin en eski zamanlarından yazılı olarak elimize ulaşmış aslen sözlü kültürün ürünü olan bir destan. Eski Yunan'da bu destan toplumun her kesimin okunan daha doğrusu sahne sanatları şeklinde icra edilen bir eser. Aynı zamanda bir eğitim kitabı ve din kitabı. Bu dönemden sonra gelen filozofların nasıl bir kültür ile beslendiklerini anlamak onların fikrilerini anlamak için önemlidir. Aslında İlyada ve Odysseia Avrupa medeniyetinin temellerini atan kurucu bir metinken antik çağa ait diğer yörelerle ilgili bilgilerde barındırıyor. Akademik düzeyde incelenen bu eseri ben bir kültür tarihi öğrenme niyeti ile okudum. Odysseia destanı İlyada'dan daha sonra oluşturulmuş bir eser olnası hasebiyle daha gelişmiş bir teolojiye sahip. Örneğin İlyada'da bir tanrı gelip savaş alanından bir adamı sislere sararak tutup kaçırır ya da doğrudan gelip bir adamın canını alabilir. Fakat Odysseia'da tanrılar bu kadar olayın içine giren bir profilde değil de çok yönlendiren bir yerdeler. Ayrıca kitap boyunca konuklamanın inanılmaz derecede geçtiği ve sürekli bir konuklama kültürü anlatıldığını görüyoruz. Kitapda Odusseus Troya savaşı döünüşünde ata toprakları olan İthake'ye ulaşmaya çalışıyor fakat yolda başına bir çok olaylar geliyor. Diğer yandan evinde karısı için gelen talipler Odysseus'un konağına musallat olmuşlar ve her gün şölenler düzenleyerek Odysseus'un mallarını yiyorlar. Odyseus'un karısı Penelopia' aise onları oyalarak göz yaşları içinde 20 yıl kocansının dönüşünü bekliyor. Aslında kitapla ilgili çok uzun bir inceleme yazabilirim Özet olarak Odysses'un başına gelenler, kültür tarihi ve yunan toplumunun anlaşılması adına metin içinde yapılacak çıkarımlar gibi. Fakat bunları ileri bir tarihte yapmayı planlıyorum.