Gönderi

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Yahudiler’in “havralarını” ve Hristiyanlar’ın “kiliselerini” devletleştirmeyen bürokratlar; li’llah (Allah için) olan camileri, keyiflerine göre kullanmayı düşünmektedirler.
Sayfa 152 - Misak Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe ve Düşünce
·
428 Gösterim
2 Yorum
M. Kemal ve Kemalizm'in millete rağmen millet namına inşaa etdikleri tek partili diktatöryal rejimin faaliyyetlerinin bir kısmı. Türkiye'de olan her ihtilalde Türk Milleti'nin İslâm'a ve Şeriat-ı Muhammediyye'ye rücu etmesinin önünü kesmek maksadına makesdir. Lakin bilmiyorlar ki onlar kadere ters düşmüşlerdir. Şimdi hamle bereketi Müslümanlardadır. Allah içimizdeki gevurcukları Kahhar ism-i celilesiyle kahr-u perişan eylesin. Amin
Başta sekülerler/lâikler olmak üzere halkın geniş bir kesimi bazı imamları devleti eleştirmemekle, hatta borazanlığını yapmakla suçluyor. Haklı olmakla birlikte çelişki içindeler. Zira savundukları rejim zaten bunu istemektedir. Yani imamların borazanlık yapmakla suçlanması Mustafa Kemal’e iman etmemeleriyle ilgili. Devran döndüğünde imamlar da konumları icabı dönecektir. Eleştiren sesler de bu vesileyle kesilecektir. Not: Dönmeyenlere selâm olsun!
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.