İsabet mi Musibet mi?
Nâm ve unvânı delâletiyle pek mühim mekâsıd ve menâfi'a hâdim olması lâzım geldiği halde gâye-i te'sisiyle aslâ münâsebetdâr olmayan bir takım mukarrerât-ı ihtirâziye ile zürrâ'ın ihtiyâcâtına çârecû olmakdan ibâret olan vazîfe-i mühimmesini son derece kasr ve tahdîd eden zira'at bankalarının mu'âmelât-ı ikrâzıyesinde ıslâhat-ı esâsiyeye tevessül olunduğunu haber aldık.
Memalik-i Osmânîyede zürrâ'ın menafı'ına hidmet edecek yegâne müessese zira'at bankaları olduğu içün ıslâhat-ı mütesavvirenin - hayât-ı iktisâdîye-i memleketde husûle getireceği te'sîr nazar-ı dikkate alınarak- pek esâslı bir sûretde icrâsına i'tina olunması nazar-ı dikkatden kaçırılmayacak mühim bir mes'eledir. Bu husûsda cüz'i bir hatâ zürrâ''ın da, zira'at bankasının da menâfi'-ı mütekâbilesini herc ü merc edebilir. Ezcümle ıslâhat-ı mütesavvire cümlesinden olmak üzere "İkdâm" refîk-i muhteremimiz "zürra'a ikrâz olunan mebâliğa te'minat makâmında irâe olunan arâzinin kıymet-i mevzu'aları nazar-ı dikkate alınmayarak, ba'demâ hey'et-i ihtâriyelerin takdîr edecekleri kıymet üzerinden ikrâzâtda bulunması mutesavver olduğunu" haber almışdır. Ki biz bu haberi isâbet değil musibet olmak üzere telakkî eylemekde ma'zûruz.
Eğer şimdiye kadar anlamadıysak artık anlamalıyız ki: Türkiye'nin heman her tarafında, husûsiyetle Anadolu'da "ihtiyar" denilen hey'etin vücûdu ankânın mevcûdiyeti gibi mevhumdur. Anadolu köylerinde hey'et-i ihtiyâriye nâmına, umûmun hak isti'mal ve tasarrudu "kabul" olunmuş birer mührü vardır. Bu mühürler köy muhîtinde tagallüb etmiş ağaların vâsıta-ı tervîc meramı olmakdan başka hiçbir mâhiyet ve ehemmiyeti hâiz değildir.
Bir söze, bir davranışa mukabil söylenen söz veya yapılan davranış
Velhâsıl hayâl-i zılda üç yüz pâre taklidleri vardır ki bir mukallid ona nazîre bir taklid vücûda getirmek mümkün değildir.
Selim N. Gerçek
Postnişin: Bir tekkede şeyhlik postuna oturan, şeyh makāmına geçen kimse
Girişin sol tarafında yan yana iki türbede, dîvan edebiyâtının büyük şâiri ve dergâhın en şöhretli postnişîni Şeyh Gālib (Gālib Dede) ile Mevlânâ Mesnevîsi’ni şerhedenlerin en büyüğü olarak “Hazret-i Şârih” diye anılan Şeyh İsmâil Ankaravî Dede yatmaktadır.
- Ahmet Kabaklı