Fahrenheit kelimesinin bir ısı derecesi oldugunu ve kitabın yanma derecesine işaret ettiğini birçoğumuz biliyoruzdur.
Peki aynı zamanda Tutku'yu tanımlayan, odunsu ve mistik temalı, kadınlara aşka çağıran bir erkek parfümü olduğunu biliyor muyuz?
Eger kokulara ilginiz varsa birçok kokunun hikayesini merak ediyorsunuz. Ismini kitabın kaynağı olan odunsu kokudan alırken acaba erkeklere odunsu kavramını mı yakıştırıyor diye düşünüyor insan:) ( Tabii ki şaka ince ruhlu erkeklerimize can kurban)
Sizce de günümüzü çağrıştırmıyor mu kitabın konusu seneler öncesinden geleceği mi gördü acaba yazar? Her ne kadar kitaplar yakılmasa da okur sayımız ne kadar? Sosyal medyanın hayatımıza girmesi, Sürekli Dizi, film ve benzeri yapımların çoğalması kitap okumaya zamanım yok diyen insanları çoğaltmıyor mu?
Saçma sapan yayınlarla oyalanan insanlar herseyi biliyor gibi görünsek de bir kitap kokusuna ihtiyaç duymadan sadece biliyormuş gibi yapmıyor muyuz?
Öğrenen insan istemiyoruz nedense insanlar öğrenerek uykudan uyanırsa dünya değişir değişen insan istiyor muyuz sorgulanır...
Belki kitapları Yakan itfaiyecilerimiz yok ama onların yerine kitapları yok eden yayınlarımız mevcut maalesef :(
Fahrenheit 451 enformasyon çağında oluşabilecek bir yaşamı bizlere anlatırken o çağa geldiğimizi hissettiriyor. Distopik, bilim kurgu, baskıcı bir gelecek toplumun anlatıldığı kitabımızı mutlaka okuyun.
Kara dörtleme kitapları içerisinde de yer alan bu kitabımızı ve serinin içerisindeki diğer kitapları da mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
"Gözlerini mucizelerle doldur, hayatı on saniye sonra ölecekmişsin gibi yaşa."
Zamanınız varken Gözlerinizin güzelliklerle, yüreğinizin iyiliklerle dolu dolu yaşayabileceginiz bir hayat ve keyifli okumalar dilerim.