Çok ilginç bir hayatı olmuş gerçekten James Clear'ın! Bir beyzbol antrenmanında hiç istemeyeceğimiz bir şekilde dibi görmüş. İyi bir iyileşme dönemi ve mental yapıyla kendine gelmeyi başarmış ve beyzbol konusunda sözünü tutmuş. Sonrasında bu dipten zirveye ilerlerken yaptıklarını ve kafasında oluşturduklarını makaleler halinde internette yayınlamaya başlamış. Onun cümlelerine olan ilgi çığ gibi büyümüş ve sonra bu okuduğum kitap "Atomik Alışkanlıklar" fikri doğmuş. Atomik, "bir şeyin en küçük parçası" anlamına gelmektedir. Alışkanlık ise, "eylemlerin iç ve dış etkilerin yardımıyla hep aynı biçimle gelişmesi sonucu oluşan şartlanmış davranışlar" demektir. Yani buradan kitabın mantalitesi de ortaya çıkar: Alışkanlıklarımızdaki en küçük bir değişim, büyük farklar yaratır. Yazarımız, tema olarak bunu amaçlamaktadır. Lakin üslup olarak biraz ağır bir anlatım buldum. Dil oldukça bilimsel geldi ve beni yakalayamadı. Yazarın yaptığı tekrarlar da mevcuttu. Yani okumada bir yerin altını çizip, sonra hemen ertesi sayfada kayboluyordunuz. Evet anlatılanlar çok yararlı; ancak okuması oldukça zorluydu.
James Clear'a göre davranışlarda görülen her gün yüzde 1'lik iyileşme, uzun vadede düşündüğümüzde alışkanlıklar konusunda çok daha anlamlı olacak ve büyük sonuçlar verecektir. Gğnlük alışkanlıklarımızdaki çok küçük iyileşmeler, hayatımızı bambaşka bir rotaya sokabilir. Alışkanlıklardaki küçük değişimler bize herhangi bir fark yaratmıyormuş gibi görünebilir; ancak gelecekte büyük kazanımlar vadeder. Daha iyi sonuçlar isteniyorsa hedef belirlemek unutulmalı, bunun yerine temel olan sisteme odaklanılmalıdır. Clear'ın araştırmalarına göre alışkanlıkları değiştirmenin en etkili yolu, kime dönüşmek istediğimize karar vermek ve bu yola odaklanmaktır. Alışkanlıklar, kendi kimliğimizle ilgili özelliklerimizi ve inanç sistemimizi değiştirebilirler. Her alışkanlığın geri bildirim döngüsü işaret, istek, tepki ve ödül olmak üzere dört adımı kapsar. Buradan "Davranış Değişikliğinin Dört Yasası"na uzanırız ve bu kavram, daha iyi alışkanlıklar edinmemizi sağlar. Bu yasaya göre, bir alışkanlık:
-Görünür kılınmalı,
-Çekici kılınmalı,
-Kolaylaştırılmalı,
-Tatminkar kılınmalı.
Clear, alışkanlıklarımız otomatikleşince ne yaptığımıza dikkat etmediğimizi vurgular. Ona göre beynimiz, yeterli pratikle alışkanlıklarımız için gerekli olan işaretleri yakalamaktadır. Alışkanlıklarımızı değiştirmeden önce onların farkında olmalıyız. Alışkanlık skor kartı, bu durum için önemli bir egzersiz olabilir. Bulunduğumuz ortamlar, alışkanlıkları inşa etmemizde önemli rol oynar, yeni ortamlarda yeni alışkanlıkları daha rahat uygulayabiliriz. Bir durum ne kadar cazipse, bunun alışkanlığa dönüşmesi o ölçüde yüksektir. Yazarımız burada dopaminin önemini ifade eder, bedenimizde dopamin yükselince eyleme geçiş isteğimiz de artar. İnsanlar, dopaminin katkısıyla ödülün yarattığı beklenti için harekete geçerler. Kültür, bize hangi davranışların cazip geleceğini belirler,kültürümüz tarafından onaylanan alışkanlıkları belirleriz. Genel olarak bize yakın olan, çok olan ve güçlü olan kişilerin alışkanlıklarını taklit ederiz. Pratik yaparak daha iyi öğreniriz ve alışkanlıklarımızı sağlamlaştırırız. Davranış ve hareketler sürekli tekrarlanarak alışkanlık meydana gelir. İnsan, alışkanlıklarında her zaman en az emek gerektiren durumları seçer. Bu yüzden alışkanlıkların uygulanabileceği basit ortamlar tercih edilmelidir. Clear "iki dakika kuralı"nı önerir, yeni bir alışkanlık uygulandığında yapılması iki dakikada fazla aürmemelidir. Böylelikle bir ritüel oluşturur, davranışı ve alışkanlığı daha kolay pratikleştirirsiniz. Bşr davranış tatmin edici olduğunda, bunun alışkanlığa dönüşmesi çok kolaydır. Alışkanlıkları kazanabilmemiz için başarılı olduğumuzu hissetmeliyiz. Alışkanlıklarımız rutine dönüşmemelidir. Kafa yorma ve gözden geçirme, alışkanlığımızın otomatikleşmesinde önemli yarar sağlar.