·200 syf.··Beğendi
···Okunma: 20 Ağustos 2024 21:53 Peter Camenzind, kendi köklerini çok seven ama aşmak isteyen bir adam. Aynı köklerden ve gövdeden farklı dallar yaratmak isteyen; renk paletini yeterli bulmayıp yeni renkler arayanlardan. Hesse'nin eserlerindeki karakterlerin ortak noktası da budur zaten. Her zaman arayışta olanlar. Camenzind diğerlerinden biraz daha ayrılarak, bir yerde bulabiliyor aradığını, en çok da aidiyetini. Aradığını yine sevgide buluyor şüphesiz, yaşam sevgisinde, yaşamın yarattıklarına olan sevgide. Ama aidiyet de arıyor diğerlerinden farklı olarak. Tutunmak da istiyor bir yerlere. Daldan dala atlayan bir adam olmayı, genişlemeyi çok kez denese de en çok aidiyette buluyor aradıklarını. Çünkü doğduğu yerin aslında ona tüm bu sevgiyi karşılayabildiğini hissediyor, çünkü doğduğu yer ona bunların hepsini verebiliyor. Elbette bunları veren tek bir yer olsa da başka yerlere de buranın rengini taşımak istiyor, başka yerlerin renkleriyle de buranın renklerini birleştirmek ve kendini yaratmak istiyor. Ve tüm bu renkleri, bu birleşimleri yine ilk renklerini bulduğu yere, aidiyetini sağlayabildiği yere taşıyor. Buna rağmen bulduklarını daha fazla da yazmak istiyor, daha fazla kişiye bunları aktarabilmek istiyor. Bu isteğinden daha fazla olan tek isteği ise yaşama isteği, belki yenileriyle genişleyerek, belki eskileri tekrar ederek onlarda derinleşerek. Yazıp hissettiklerini aktardığı büyük eseri Camenzind başardı mı bilinmez ama şüphesiz Hesse bunu Siddharta'yı yazarak başrmıştır. Bu da demek oluyor ki Camenzind da başardı :)