Gönderi

10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2024 41. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2024 08:48
Kasetlerden müteşekkil yarı gerçek yarı uydurma bir hayat hikâyesi: Merhume. Not: Kitabın ortalama puanını düşük bulup veya incelemeleri okuyup bu kitabı es geçmeyin. Eminim ki pişman olmayacaksınız. Roman Agatha Cristie’nin polisiyelerinde görülen bir karakterler ve ipuçları tablosuyla başlıyor. Bu da doğal olarak okurda bir polisiye, bir macera romanı okuyacağı hissi uyandırıyor. Ancak romanın içine girdiğimizde polisiye unsurları görsek de takip edilecek bir polisiye hikayeyle karşılaşmıyoruz. İlk bölümde edebiyat eleştirmeni olan Evren Tunga’nın bıraktığı 14 kaset kaydının deşifre edilmesini okuyoruz. Kasetlerim “A” yüzleri daha çok geçmişte yaşanmış olayları, küçük bağımsız hikayeleri (Bu hikayeler ironik ve parodik özellikler gösteriyorlar ve üstü kapalı eleştiriler barındırıyorlar. Ayrıca romana çerçeve anlatı özelliği de kazandırıyorlar.) anlatıyor bize. “B” yüzlerinde ise çoğunlukla Hafiye Hilmi Şerbet ve Davut ile Alper Kenan’ın güncelde yaşadıklarına odaklanılıyor. Kaset bölümleri bir sona bağlanmadan bitiyor ve her şeyin havada kaldığı bir şekilde diğer bölüme geçiyoruz. “Defterden” adlı bölümde yazar Yusuf Sertoğlu’nun içinde bulunduğu durumu, Evren Tunga ile olan ilişkisini ve Evren’in evinde kasetleri yazıya geçirmesini okuyoruz. İlk bölümde havada kalan kısımlar burada yerli yerine oturuyor. Bazı noktalar ise bilerek havada bırakılıyor. Ayrıca Evren ve Yusuf arasında kasetlerin yazılmasıyla ortaya çıkacak roman hakkında yapı, dil, konu gibi hususlarda konuşmalar yaşanıyor. Tüm bunlardan varacağımız sonuç: Elimizde postmodern bir roman var. İkinci bölüm, romanın yazılış hikayesi ve Yusuf’un müdahaleleri ile bir üstkurmaca yapısı ortaya çıkarıyor. Elimizdeki “Merhume” adlı roman Evren’in düzenlenmiş, müdahale edilmiş ses kayıtları ve Yusuf’un defterlerini içeriyor ve böylece okuduğumuz roman aslında Evren’e değil Yusuf’a ait olmuş oluyor. Biz onun romanını okuyoruz. Çerçeve anlatılar ve bizim aslına erişemeyeceğimiz esas ses kayıtları ise romanın alt katmanlarını oluşturuyor. Burada uzun uzun anlatmayacağım parodik ve ironik anlatım, metinlerasılık, polisiye temelli yapı ve altkültür yansımları ile bu roman tam anlamıyla postmodern bir metin olmuş oluyor. Postmodern roman özellikleri gereğince de bazı noktalar açıklanmayıp okurun hayaline bırakılıyor. Mesela Şevket Kara’nın günlüğü. Böyle bir günlük yok ve burası bize bırakılmış. Yazar açıklaması gerektiği kadarını açıklayıp gerisini bize bırakmış. Bu yüzden yazarı sadece “Tol” romanı ile tanıyanlar ve postmodern tekniklere uzak olanlar kitabı beğenmemiş veya anlayamamışlar. İncelemelerde bu romanı anlamayan, zayıf bulanlara aldırmayın ve mutlaka bir şans verin derim. Dili, yapısı, kurgusu, anlatım teknikleri ile okunmaya değer başarılı bir kitap “Merhume”.
Edebiyat
MerhumeMurat Uyurkulak · April Yayıncılık · 2017633 okunma
·
108 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.