Eğer elektrik gidecek olsa, hayatımızda ne gibi değişiklikler olacak? Hemen cevap vereyim. Bir kere televizyon, bilgisayar, telefon gibi bizim hayatımızı şekillendiren iletişim araçları olmayacak. Kredi kartları, trafik ışıkları, sokak lambaları, asansörler, alarmlar ve en önemlisi hastanelerdeki makinelerin durmasıyla ölümler çoğalacak. Devlet tahsilatla ayakta kalıyor, vergiler falan. Devlet istikrarı sağlayabilmek için ihtiyaç duyduğu paraları temin edemeyecek, ülkenin ekonomisi durma noktasına gelecek. Sonrasında da insanlar panik yapacak. Marketler yağmalanacak, fabrikalarda üretim duracak, insanlar açlık çekecek, ülkenin savunma sanayisi yerle yeksan olacak, internete bağımlı olan bütün ekonomi şirketleri tek tek batacak. En önemlisi de temiz su olmayacak, soğutucu olmayacak yiyecekler çabuk bozulacak. Bu liste uzar gider. Elektriğin hayatımızdaki önemini bu kitabı okuyana kadar bilmiyordum. Yemek gibi, su gibi hayati önem taşıyormuş meğer.
Kitapta elektriklerin gitmesiyle kanun ve nizamın unutulup gitmesini, hiyerarşi diye bir şeyin kalmamasını, astlik ve üstlük düzeninin bozulmasını, para ve gücün bir yere kadar önemli olduğunu, asıl önemli olanın yiyecek olmasını ve bazı insanların nasıl dibe vurduklarını, nasıl kolayca cinayet işlendiğini ve hırsızlığın önüne geçilememesini gözler önüne sermiş yazar.
Yazarın diğer kitabı olan Soğuk Depo'yu büyük bir zevkle okumuştum. Bu kitabı da büyük bir zevkle, keyif alarak okudum. Dünyalar Savaşı, Jurassic Park, Melekler ve Şeytanlar, Örümcek Adam filmlerinin senaristi David Koepp’un hangi kitabı kötü olur ki? Ayrıca yazar Gizli Pencere, Dehşetin Yankıları gibi toplamda 7 filmin yönetmenliğini de yapmış. David Koepp'in Bahçe İşleri adında bir kitabı daha var. Umarım kısa bir sürede çevrilir diyor, kitabı tüm okurlara gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum