Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal
Ağrıdağı'nın eteklerinde yaşayan Ahmet'in hayatı, onun önünde beliren güzel ve önemli bir at sayesinde tamamen değişir. Bu at, geleneğe göre Ahmet'in hakkıdır çünkü evinin kapısına gelmiştir. Üç kez serbest bırakılsa da her seferinde Ahmet'in yanına döner ve sonunda ona ait olduğu kabul edilir. Ancak, atın aslında bölgedeki Osmanlı Paşası Mahmut Paşa'ya ait olduğu ortaya çıkar. Mahmut Paşa, atını geri istediğinde Ahmet, atı vermek istemez buna sinirlenen Mahmut Paşa Ahmet'in köyünü yakar ve onu zindana atar. Ahmet'e yardım edenleri ise öldürmeye karar kılmıştır.Zindandayken, Ahmet Mahmut Paşa'nın kızı Gülbahar ile tanışır ve aralarında bir ilişki başlar. Gülbahar, kendisine aşık olan Zindancıbaşı Memo'nun yardımıyla Ahmet'i kaçırır. Bu durumu öğrenen Mahmut Paşa, Gülbahar'ı da zindana atar ancak Ahmet'in sayesinde halk ile birlikte onu kurtararak Hoşap beye kaçarlar. Ahmet ve Gülbahar, Hoşap Beyi'nin himayesine sığınırlar. Hoşap Beyi, Ahmet ve Gülbahar'ı teslim edemeyeceğini söyler. Mahmut Paşa, Ahmet'in Ağrıdağı'nın tepesine tırmanmasını ister ve eğer başarılı olursa kızıyla evlendireceğini vaat eder. Ahmet, zorlu görevi kabul eder ve halkın gözü önünde Ağrıdağı'na tırmanır. Mahmut Paşa, başarısız olması durumunda sarayını ve kendisini yok edecek halk karşısında boyun eğer ve Ahmet'in geri çağrılmasını ister. Ancak Ahmet, dördüncü gün zirveden ateş yakarak görevini başarıyla tamamlar. Ancak, Ahmet Gülbahar'ın Memo'nun hayatını feda ettiğini öğrenir ve onunla birlikte olmayı kendine yakıştıramaz. Romanın sonunda, ikisi Küp Gölü'nün yakınlarına gider ve Ahmet, Gülbahar'dan uzaklaşarak kaybolur. Ve böylece bu aşk bir efsane haline gelerek kulaktan kulağa yayılır.