Toplumun en küçük yapı taşı olan aile, her zaman musmutlu ve pembe panjurlu bir şekilde olmayabilir. Doğarken ailemizi seçemeyiz ve bizi bekleyen kaosun içine doğarız. Büyüdükçe ya bu kaosu yönetmeyi başarırız ya da bu kaos büyüyerek aile içinde kara delikler açmaya devam eder. Ailemizi seçemediğimiz tezi, Kevin Wilson'un yazmış olduğu "Fang Ailesi" adlı romanda en distopik örneğiyle anlatılır. Bu çarpıcı romanda Wilson, sanata aşkla bağlı bir anne-babayı ve onların sevgisini kazanmak, benliklerini kabul ettirmek isteyen iki çocuklarını ana odağına taşır. Yazarımız, bu ailede aslolanın sanat olduğunu ve geri kalan her ilişkinin yozlaşmaya mahkum olduğunu anlatır. Sanat tutkusunun bir aileyi nasıl olumsuz yönde etkilediğini ve çocukların küçük yaşlarda nasıl özgüvensiz ve sevgisiz bırakıldığını gösterir Kevin Wilson okuyucuya... Dahası çocuklar bu sanatın içine zorla katılmaya çalışıldığında, ebeveynlerinin ne kadar zorba olduğunu görürüz. Yıllardan beri tartışılan "Sanat için sanat" ve "Toplum için sanat" kavramları, yazarımızın elinde üçüncü bir boyut kazanır: Bireyler için sanat veya yokoluş için sanat! Gerçekten bu distopik romanda, sanat tutkusunun en hırslı ve açgözlü yanlarını görürüz. Romanda yalın bir üslup kullanılmış ve tüm çarpıcılığıyla oldukça sürükleyici devam ediyor. Tek puan kırdığım nokta, çevirisi yüzünden oldu. Hiçbir eserin orijinalinde sözcük seçimi ve anlam bakımından bu kadar karmaşa olmaz. Ve "İnşallah, Allah'ın izniyle" gibi dini sözler, bu çapta büyük ün kazanmış yabancı bir roman için epey olumsuz geldi bana...
Fang ailesine hoş geldiniz! Caleb ve Camille Fang, yıllarını performans sanatlarına adamış ve bu yolda aşık olarak evlenmiş ebeveynlerdir. Onlar için sanat, kendi bireyselliklerinden ve her türlü aile ilişkilerinden önde gelmektedir. Çocukları Annie ve Buster doğduğunda, küçük yaştan itibaren onları da bu performans sanatlarına dahil ederler. Çocuklar büyümeye başladığında dahi asla bir söz hakları yoktur, Caleb ve Camille onlar adına sanat içinher şeye karar vermektedir. Çocuklar bir sanat gösterisine katılmak istemediğinde, katılım için zorlanmaktadır. Anne ve babası için, onlar da aslında bir sanat gösterisidir; Çocuk A ve Çocuk B şeklinde ailelerinde korkunçbir kimlik kazandırılırlar. Büyüdüklerinde Annie ve Buster için tek çare, evden ayrılmaktır. Bunu da başarırlar. Buster, vasat durumda ve psikolojik buhranları çok olan bir yazar olur. Annie ise Hollywood semalarına açılırve ümit veren bir aktris olur. Ancak sosyal hayatındaki seçimleri ve özel hayatındaki gelgitleri, Annie'nin kariyerini tehlikeye sokar. Buster'ın büyük bir tehlike atlatmasının ardından ailenin iki çocuğu, iyileşmek ve ne yapacaklarını keşfetmek için soluğu tekrar Fang'lerin evinde bulurlar. Bu değişim, ikisi için de sarsıcı olur. Anne babalarında aradıkları sevgiyi bulamazlar, iki kardeş her zaman olduğu gibi birbirini iyileştirmeye başlar. Bu esnada Caleb ve Camille Fang'in başka bir planı vardır. Büyük bir sanat gösterisi hazırlayan Caleb ve Camille, şimdiye kadar ki en iyi işlerini ortaya koyacaklarını düşünür. Büyük plan başladığında, yaralananlar yine Annie ve Buster olacaktır. Ne diyorduk, aile seçemediğimiz sosyal bir olgudur!