Adı:
Fang Ailesi
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
300
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054729005
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Family Fang
Çeviri:
Emre Ülgen Dal
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Domingo
"Şimdi suratına bir tane çaksam, sanat diyebilir miyim buna?"
"Yılın en iyisi... Bildiğiniz şahaser."
Nick Hornby

Time, Guardian, Amazon, Esquire, People ve Kirkusun "Yılın En İyi Kitabı" seçkilerinde.
Bay VE Bayan Fang yaptıkları şeye sanat diyorlardı. Çocuklarına göre ise bu bir tür şeytanlıktı.

Şayet Caleb ve Camille Fang gibi hayatınızı performans sanatına adamışsanız, ve yapıtlarınız gerçekliği çarpıtmak üstüne kurulmuşsa, konu ebeveynliğe geldiğinde kimse sizden harikalar beklememeli. İnanmazsanız Buster ile Annie Fange sorun. Onlar kendilerini bildi bileli (istemeden) anne babalarının zirzop yapıtlarında rol aldılar. Ama sonra büyüdüler, önce anne babalarının yarattığı garip dünyanın ötesine adım attıkları yaşa, ardından o dünyada tutunamayıp, kurdukları yaşamların başlarına yıkıldığı yaşa geldiler. Biri sancılı bir yazar, diğeri Hollywoodda umut veren bir aktris olan iki kardeş, büyüdükleri eve dönmekten başka çare göremediler. Ancak anne babaları onlarla ilgilenemeyecek kadar meşguldü; "başyapıtımız" dedikleri son bir performansı hayata geçirmeye hazırlanıyorlardı. Çok geçmeden hırslar çarpıştı ve her bir Fang üyesi çok önemli bir kararın eşiğine geldi: Önemli olan aile miydi, yoksa sanat mı?

Kevin Wilsonın pek çok yayın organı tarafından "yılın en iyileri" seçkisine dahil edilen ve yakında sinemaya uyarlanacak romanı FANG AİLESİ, sürekli çatışan ama birbirini sevmekten asla vazgeçmeyen tuhaf bir ailenin eşsiz hikayesi.
Pek çoğumuz belli bir yaşa geldiğimiz için, kendi karakterimize sahip olduğumuzu ve seçimlerimizi hür irademizle yaptığımızı düşünürüz. Bu bir nebze de olsa doğrudur. Lakin hiç düşündünüz mü, size, sizinmiş gibi görünen o fikirlerin temelini attıran nedir? Öz benliğiniz saydığınız hamur, kimlerin leğeninde yoğrulmuştur? Mühim olan bu soruları sorabilmek. Sorduktan sonra ise cevabı basit zaten: Aileniz. Aile ile ilgili hikayeler, birçoğumuzun olduğu gibi benim de ilgimi çeker ve ebeveyn-çocuk ilişkilerinin, önemi yadsınamayacak düzeyde olduğuna inanırım. Hatta öyle inanırım ki, yaşını başını almış insanların dahi hatalarını, zamanında ebeveynlerinin yaptıklarına veya yapmadıklarına bağlarım. Bunları neden anlatıyorum? Çünkü hikayemizdeki A ve B, günahıyla sevabıyla ebeveynlerinin ürünleri. Annie ve Buster'a neden A ve B dedim peki? Yahu ana babaları bile onları bu iki harfe indirgemiş de ondan. A ve B, onlar için sanki birer sahne dekorundan ibaretler.
Buster aşırı duygusal ve kırılgan, Annie ise öfkeli ama kardeşine göre daha sistemli. Büyük kardeş olmasının da bunda etkisi var tabii. Bütün bu karakter özelliklerinin oluşması ise, ebeveynlerinin saçma sapan "sanat" takıntıları yüzünden.
Sanat dendiğinde aklımıza gelen şeylerin bir kısmı durağandır. Resim heykel vs. gibi. Bunların sanat anlayışı ise karmaşa ve kaos üzerine kurulu. Biraz da sosyal deney tadında ama şu da bir gerçek, bu sanat örnekleri çok da çarpıcı gelmedi bana. Tamam, halkın olaylar karşısında tepkisini ölçme üzerine kurulu bir durum benim de hoşuma gider ama öyle, "vay canına" dedirtecek şeyler de olmadı hani. Finale kadarki "sanat"ları bana göre sıradan, finaldeki oyunları ise haddinden fazla acımasızdı. O aşamada zaten, çocukların ne denli zorlu bir süreçten geçerek yetişkin oldukları belli oldu.
Bu arada, uzun zaman sonra adamakıllı bir "NY Times bestseller" okumuş oldum. Yazarın anlatımı eğlenceli, olayların akışı sürükleyici, çeviri ise güzel. Yalnız tek falsosu, "Allah, İnşallah, Valla"lı kısımları olmuş. Yabancı kitapları bu şekilde çevirmeyi abes buluyorum. Bu kelimelerin yerine "Tanrı, umarım, harbiden" gibi kelimeler kullanılabilirdi.
Gelelim neticeye... Kitabı okumanızı öneririm. Keyifli vakit geçirmek için ideal olacak düzeyde. Ama ben keyfin yanında ibret de aldım bu kitaptan. Şöyle ki, bazılarımız halihazırda ebeveyniz zaten, bazılarımız ise geleceğin ebeveyni adayı. Lütfen ama lütfen, hayata dair planlarınızı gerçekleştiremediyseniz ve bunların, içinizde ukde kalacağını düşünüyorsanız, hayatınıza başka hayatlar sokmayın. Tamam, belki evlenirsiniz, eşiniz de sizinle aynı ideallere sahip biri olabilir. Buraya kadar her şey olumlu. Onunla birlikte bu planlarınızı hayata geçirirsiniz, daha bile eğlenceli olur belki. Lakin çocuklarınız sizinle aynı hayatı yaşamak mecburiyetinde değil. Ne siz, çocuklarınız için, bir kere geldiğiniz şu dünyanın nimetlerinden mahrum kalın, ne de çocuklarınız, kendisine uymayan bir hayatı, sırf siz yaşamak istiyorsunuz diye yaşamak zorunda kalsın. Sonra o yaşadıkları travmalar, genetik miras gibi nesilden nesile sirayet etmek durumunda kalmasın.
Özcügumun tavsiyesi üzerine okuduğum bir kitapti. Sanati hayatlarinin 12 sine yerlestirmis bir ailenin yasamindan kesitler . Ara sira tiyatro izler hissine kapilabilirsiniz. Kitabı bölüm bölüm incelemek mümkün ama genel olarak cok tuhafti. Bide son sayfayı okudugunuzda dudaginizin kenarında beliren belli belirsiz gülümseme paha biçilemez
Absürd romanlara karşı ilgim olduğu için hevesle alıp okumaya başladığım Fang Ailesi bende büyük hayal kırıklığı yarattı açıkçası. Okuduktan sonra bu kadar iyi eleştiriler almasını da hayret verici buldum. Absürd hikayeler konusunda bu romandan çok çok daha iyi romanlar ve yazarlar var Türkiye'de.
Değişik konulu ve kurgulu romanları çok seviyorum. Sevmenin ötesinde yazarına büyük saygı duyuyorum. Çılgın ötesi, standartlardan ekstra sapmış bir aile yaratıp, bu aile üzerinden hayatın felsefesini yapmak her yazarın harcı değildir diye düşünüyorum.
Bu roman, onlarca yıldır münazaraların baş tacı olan "Sanat, sanat için midir toplum için mi?" sorusunu merkez kabul edip, geniş bir çember çiziyor sizi de içine hapsedip türlü türlü duygular hissettiriyor.
Ben kimi zaman Caleb ve Camille Fang'a hayran oldum, yaşları ilerleyip çaptan düşmeye başladıklarında ve bununla yüzleştiklerinde hallerine acıdım,
çocuklara yaklaşımlarından ötürü öfkelendim,
bir sonraki hamlelerini merakla bekledim ve
abla ile erkek kardeşin birbirine bu derece bağlı olup aynı zamanda hayata tek başına tutunabilme çabalarına imrendim.

Çocukları hepimiz kendi bencilliğimiz için yapıyoruz aslında; kendimize, düşüncelerimize, yaptıklarımıza bir destek bulmak için. Hayatta yalnız hissetmemek için. Tüm dünyaya bu benim eserim demek için. Peki ya o çocuğun birey olma zamanı geldiğini anlayamazsak veya kabul edemezsek ne olacak?
Çocuklar da hayatlarındaki başarı/başarısızlıklarını anne babasına duyduğu hayranlık, öfke veya hayal kırıklığına borçlu oluyor çoğu zaman. Buster ile Annie anne ve babasına bu kadar kızgın olmasaydı bugün elde ettikleri başarıyı yine kazanabilirler miydi sizce? Peki bu durumda anne ve baba Fang, iyi birer ebeveyn olmuştur diyebilir miyiz?

Okuyun siz karar verin bakalım...
Fang ailesinin sizin beyninize de bir ısırık atmasına müsade ederseniz pişman olmazsınız...
(Fang: Vampir dişleri deyince akla gelen, kurtlarda köpeklerde ve kedilerde görülen sivri ön dişler. Sy:55)
Ben bu kitabin ingilizcesini okudum.cabuk da bitirdim.lakin icerigi öyle düşündürücü, okura bir mesaji olan dolu bi kitap değil.sıkıldığınızda vakit gecsin diye ele alinacak bi kitap

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Fang Ailesi
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
300
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054729005
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Family Fang
Çeviri:
Emre Ülgen Dal
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Domingo
"Şimdi suratına bir tane çaksam, sanat diyebilir miyim buna?"
"Yılın en iyisi... Bildiğiniz şahaser."
Nick Hornby

Time, Guardian, Amazon, Esquire, People ve Kirkusun "Yılın En İyi Kitabı" seçkilerinde.
Bay VE Bayan Fang yaptıkları şeye sanat diyorlardı. Çocuklarına göre ise bu bir tür şeytanlıktı.

Şayet Caleb ve Camille Fang gibi hayatınızı performans sanatına adamışsanız, ve yapıtlarınız gerçekliği çarpıtmak üstüne kurulmuşsa, konu ebeveynliğe geldiğinde kimse sizden harikalar beklememeli. İnanmazsanız Buster ile Annie Fange sorun. Onlar kendilerini bildi bileli (istemeden) anne babalarının zirzop yapıtlarında rol aldılar. Ama sonra büyüdüler, önce anne babalarının yarattığı garip dünyanın ötesine adım attıkları yaşa, ardından o dünyada tutunamayıp, kurdukları yaşamların başlarına yıkıldığı yaşa geldiler. Biri sancılı bir yazar, diğeri Hollywoodda umut veren bir aktris olan iki kardeş, büyüdükleri eve dönmekten başka çare göremediler. Ancak anne babaları onlarla ilgilenemeyecek kadar meşguldü; "başyapıtımız" dedikleri son bir performansı hayata geçirmeye hazırlanıyorlardı. Çok geçmeden hırslar çarpıştı ve her bir Fang üyesi çok önemli bir kararın eşiğine geldi: Önemli olan aile miydi, yoksa sanat mı?

Kevin Wilsonın pek çok yayın organı tarafından "yılın en iyileri" seçkisine dahil edilen ve yakında sinemaya uyarlanacak romanı FANG AİLESİ, sürekli çatışan ama birbirini sevmekten asla vazgeçmeyen tuhaf bir ailenin eşsiz hikayesi.

Kitabı okuyanlar 39 okur

  • noraloji
  • Şule Baydar
  • Regular Books
  • S T
  • Edebi Mühendis
  • Pınar Türkoğlu
  • Meriç Ünal
  • Post Mortem
  • cicoretti
  • Işın

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%6.7 (1)
9
%6.7 (1)
8
%33.3 (5)
7
%13.3 (2)
6
%20 (3)
5
%13.3 (2)
4
%0
3
%6.7 (1)
2
%0
1
%0