Yine stefan'dan su gibi akan mini mini bir öykü.. "Çocuklar hastalanmakla gururlanırlar, çünkü bunun ailelerinin gözlerindeki önemini iki katına çıkarttığını bilirler."
İyileşme sürecindeki Edgar'ın kendini bir birey olarak kabullendirme ve yabancı bir adamı dost edinme çabası. Yabancı bir adamın Edgar'ın annesine yaklaşabilmek için çocuğun yureginde açtığı yara ve annenin pişmanlığı.. Bir çocuğun iç dünyasına inebilmek duygularina dokunmak güzeldi.. Çocuklara "Sus bakayım sen çocuksun anlamazsin! Uyku saatin geldi uyu sohbetimize katilamazsin"vs vs tarzındaki serzenişlerimizin onların minik dünyasinda ne kadar yıkıcı bir etkiye sahip olduğunu gözler önüne sermiş yazarımız. İyi de yapmış. Bir satranç değil elbette ama okumaya elbette ki değer