8/10
·128 syf.··
2024 36. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2024 00:16
Herkesinki gibi, benim hayatım da roman. Hep, ne olduğunu bilmediğim büyük eksiğinin yakında tamamlanacağını umduğum bir roman. "Suzan Defter" Ayfer Tunç'tan okuduğum ilk kitap oldu. Ne yazık ki modern Türk edebiyatına biraz uzak kalmış durumdayım ama bu kitaptan sonra bunun çok da böyle sürmeyeceğini düşünüyorum. Benim gibi olanlar için çok uygun bir ön yargı kırma kitabı bence. Annemin okuyup sevdiği, sonra da arkadaşımın "ben okuyorum, sen de okursan tartışalım" dediği bu kitap işte o zaman dikkatimi çekti. Tartışılacak neyi var bilmiyordum. Hakkında tek duyduğum "ne kadar da ilginç bir kitap, bir sayfa başka karakterden bir sayfa başka karakterden anlatıma sahip" sözleriydi. Bu hoş bir farklılık olsa da bu tarz kitapları daha önceden de okuduğum için beni ilk bakışta çok da etkilemedi. Kitabı baskısı hatalı sananlar bile olmuş oysaki. Sonra kitabı bir heves okumaya başladım. İlk sayfaları o kadar vurucu ki kitabı bitirdiğimde 10/10'luk bir şey okuyacağıma dair bana göz kırptı desem yeridir. Hemen ber cümleyi alıntılama isteği ve karakterlerin geçmişini merak beni sarıp sarmalamıştı. Kitabın sol sayfaları Ekmel Bey'e, sağ sayfaları Derya Hanım'a ait. Ben bir süre Ekmel Bey'in tarafını sadece okuyarak ilerledim. Sonra annem kitabı nasıl okuduğumu sordu, ona söyleyince bölüm bölüm karakter değiştirerek okumamın daha doğru olacağını söyledi. Ben de tam olarak kitabın iki ana karakterinin tanışacakları sırada önce Derya Hanım'ın önceki bölümlerini okudum sonra da sıra sıra gittim. Size tavsiyem kesinlikle bir bölüm ondan bir bölüm bundan şeklinde okuyarak gitmeniz. Bu bir roman ama bölümleri günlük şeklinde. İki karakterimiz de birbirinden habersiz aynı günlerde yaşadıklarını, yaşantılarını ve yaşanmışlıklarını anlatıyor. Birbirlerine paralel olduklarından sırayla okunmalı. Burada yazarın yaptığı en zor işlerden biri her iki karakterin de bölüm uzunluklarının aynı olması. Bu şiir yazarken kafiye uydurmak, dörtlük oluşturmak gibi bir şey aslında. Biraz konusundan da bahsedeyim Ekmel Bey aslında kendi günlüğünde adını vermiyor, onun günlüğü tutma amacı ölene kadar bir defter tutmak, günlük bittiğinde ömrü de bitecek. O kendi geçmişini anlatırken Derya Hanım'dan ismini cismini öğreniyoruz. Ekmel Bey evini satışa sunma bahanesiyle kendine konuşacak arkadaş arıyor. İlanı arayanlardan sadece kadınları evine çağırıyor, kadınların kimisi ilgisini çekerken kimisine kapıyı bile açmıyor. Bir gün Derya Hanım da ilana başvuruyor. Aslında onun da ev baktığı yok, iş olsun diye bunu yapıyor. Ve sonra aralarında bir ilişki başlıyor, birbirlerine kendilerini açıyorlar ama aslında onu bile yapamıyorlar, örneğin Derya kendini abisinin eski sevgilisi Suzan olarak tanıtıyor ve anlatıyor. Kitabın da adı buradan geliyor. Bu kitabın oldukça depresif olduğunu bilerek başlamalısınız. Sizi motive edecek, keyifle okuyacağınız bir kitap değil "Suzan Defter". Karakterlerimizin ikisi de ağır depresyondalar ve bunun için ne çevrelerinden ne de tıbbi olarak bir destek alıyorlar. Sonuç olarak dibe çekiliyor ve gömüldükçe gömülüyorlar. İkisi de eşlerinden boşanmış, aileleriyle farklı ilişkileri var, hayattan beklentilerini asla karşılayamamışlar ve kendilerini başkalarıyla kıyaslıyorlar. Ayfer Tunç bir psikolog, sosyolog gibi karakterlerin derinliğine inip onlara çok ayrı özellikle kazandırmış. Kitapta bahsi geçen karakterlerin hepsi oturup tartışılabilecek, kritiği yapılabilecek kişiler. Çoğu yeri öyle okudum ki bunları kendisi yaşamadan yazması imkansız diye bile düşündüm. Bunun yanında güçlü bir kalem, akıcı anlatımı ve pürüzsüz dili ile her şey yerli yerinde. Başka kitaplarını okumadım ama bu ustalık eseri olmalı diye düşündürüyor. Yine de kitabın sonlarına doğru biraz hayal kırıklığı baş göstermeye başladı bende. Ne edebiyatçıyım ne eleştirmenim ne psikolojiyle çok haşır neşirim ve karakterleri detaylıca analiz edebiliyorum ne de bu tarzlara yatkınım. Bu sebeple mi bilmiyorum ama kitabın başından ortalarına kadar aldığım zevki yarısından sonra kaybetmeye başladım. Bu kitap Türk edebiyatını sevenlere, kitaptan tek beklentisi romantizm olmayanlara, depresif karakterleri okumaktan hoşlananlara ve analiz edebilenlere, günlük tarzını sevenlere tavsiye edebileceğim farklı ve iyi yazılıp kurgulanmış bir eserdi...
Edebiyat & Roman
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202520,3bin okunma
·
102 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.