Selam!
Alexandre Dumas (fils)'ın okuduğum ikinci kitabı olan Siyah Lale'nin yorumuyla karşınızdayım. Bu kitabı kimse yeteri kadar abartmıyor. O yüzden bugün ben abartacağım.
Öncelikle size konusundan bahsedeyim.
Kitabımız Hollanda'da geçiyor. Hollanda'da "Lale Çılgınlığı" adı verilen dönemden otuz yıl sonra, Hollanda tarihinin en sancılı günlerini yaşarken Çiçek Üreticileri Derneği, ilk siyah laleyi yetiştiren kişiyi ödüllendireceklerini ilan ediyor. Bunun üzerine Cornelis van Bearle adındaki doktor ana karakterimiz siyah laleyi yetiştirme çalışmalarına başlıyor. Ama önünde hapis, aşk ve fedakarlıkla sınanacağı bir yol olduğundan haberi yok.
Ben bu kitabı okumadan önce çok kişinin bu kitabı sevdiğini biliyordum ama bu kadar güzel olacağını hiç düşünmemiştim. Alexandre Dumas'ın yazım dili çoğu klasik yazarlarının aksine karmaşık ve gereksiz betimlemelerle dolu değil. Gayet sade ve anlaşılır bir dil kullanılmış.
Karakterler çok doğaldı. Kötü karakterden iyi karaktere, hiçbir karakterin yaptığı davranış abartılı veya gereksiz değildi. Kısacası bu kitapta her şey tam ayarındaydı. Okuması gerçekten çok keyifli bir kitaptı benim için. İlaç gibiydi.
Bu kitabı abartalım.
Okuyun, okutturun.
Siyah LaleAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202319bin okunma