Sabahattin Ali’nin birbirinden acı 13 hikayesi.
1. Asfalt Yol
2. Hanende Melek
3. Çaydanlık
4. Ayran
5. Isıtmak İçin
6. Uyku
7. Selam
8. Bir Mesleğin Başlangıcı
9. Bir Konferans
10. Yeni Dünya
11. İki Kadın
12. Sulfata
13. Hasanboğuldu
Beni en çok etkileyenler Isıtmak İçin, Uyku, Yeni Dünya, Sulfata ve Hasanboğuldu oldu. Hepsinde farklı duygular var. İlerde, hikayeleri hatırlamak için aşağıya kısa notlar ekliyorum.
Asfalt Yol; Köylüye, bürokrasiye ve müteahhitlere eleştiri
Hanende Melek; bir adamın çoluk çocuğunu karısını sefaletle başbaşa bırakıp köhne bir mekandaki şarkıcıya takıntısı, parasını heba etmesi
Çaydanlık; koğuştaki ölü yakınını umursamayıp çaydanlığının peşine düşmesi
Ayran; küçük bir çocuğun omuzlarındaki yük, hergün çok uzun bir yolda yürüyerek istasyona taşıdığı ağır ayran bakracı, evde annesi ve kardeşleri açlığı, sefaleti
Isıtmak İçin; çamaşır yıkayarak hasta kızının karnını doyurmaya çalışan bir annenin acısını, buna rağmen ev sahibesinin çıkarcı zalim hali (bu hikaye yürekleri dağlar)
Uyku; günlerce uyumayan bir kamyoncunun uykuya hasreti
Selam; evli çocuklu bir adamın herşeyi bırakıp bir kumpanya kızının peşine düşmesini
Bir Mesleğin Başlangıcı; bir adamın nasıl pezev. olduğunu, buna nasıl evrildiğini anlatması
Bir Konferans; taşralının bilgiye kayıtsızlığı, çabasızlığı
Yeni Dünya; hasta yaşlı bir dansöz kadının hayatına hiçe sayarcasına dans etmesini
İki Kadın; kuma hayatı yaşayan iki kadının yaşlı ve cimri kocanın ölümüyle ölüyü bekletip para pul bulma çabaları
Sulfata; sıtma karısını doktora götüren bir köylünün her gidişinde zalim doktor tarafından kapıdan döndürülmesini
Hasanboğuldu; dağlı bir kıza aşık olan ovalı Hasan’ın hikayesi, Emine’nin de sonunda acı kaderi paylaşması
Kısacası, sefalet, çaresizlik, hayal kırıklığı, kimsesizlik, omuzları ezen hayat yükü, merhametsizliği, fırsatçılığı çok güzel anlatmış yazar.