·112 syf.····Okunma: 09 Kasım 2017 22:37 "Beni öldürdüler, Wene Hala..."
Başlamadan önce kapağına takılırım kitapların. Kırmızı Pazartesi' de de öyle oldu aslında . Ödüllü bir kitap olması beni kendine çekti. Kitabın arka kapağını bile okumadan başladım baslarda (dikkatimi veremediğimden olmalı çünkü fazla dikkatle okunması gereken bir kitap bence) sıkmaya başlamıştı. Ama yazar sıkıcıldığımı anlamış olmalı kı güzelleşmeyecek başladı :). Neyse boş konusmalarim ardından biraz kitabın iceriginden bahsedeyim. Yazarın çocukluğunu geçirdiği bir kasabada gerçeklesen Namus "Cinayetini" anlatıyor. Herkesin işleneceğini bildigi ama kimsenin önlemek icin bir şey yapmayı düşünmediği namus cinayeti. Yazar her ne kadar sıradanmış gibi gözüken namus cinayetini öyle bir özgünlük ve betimlemelerle ele almış kı hayranlık duymamak elde değil. Yaptığı ruh çözümlemeleri ve anlatımı ,sonunu bilsekde kitapta ayrı bir gizem uyandırıyor. Tavsiye edermiyim evet aslında kimsenin bu özgün anlatımdan mahrum kalmasını istemem.