Kitabı ilk defa okuduğumda 12 yaşlarındaydım ve aklımda kalan tek şey şuydu: Yaşlı bir çiftten adam tarlanın ortasında çıplak bir oğlan buluyor ve onu alıp eve getiriyor karısı biraz karşı çıksa da daha sonra onu evlerine alıyorlar ve adam bir süre sonra gidiyor çift zengin oluyor.
Şimdilerde kitabı yeniden elime alıp okuduğumda ilk heyecanımı hala taşıyordum aynı zamanda hafızamın ne kadar yanıltıcı olduğunu deneyimledim. Çocuk aklım için kitap ders vericilikten çok aksiyon kısımlarını kırpıyormuş diğer hikayeler sessiz olduğu için onları direkt silmişim.
Açıkçası beklentim ve hafızama göre çok havalı bir şey bekliyordum biraz şaşırdım. Belki 13 yaş için uygun olmasa da 15li yaşlarda okunacak bir kitap hissiyatı uyandırdı. Hayır kesinlikle mükemmel ve öğretileri çok özel ama çok sade bir dille oluşturulmuş ve sanki çocuklara yönelik hikaye kitabı okuyor gibi hissettim.
Hikaye bazında yaklaşılırsa kesinlikle "İnsan neyle yaşar?" en iyisi. Belki tek başına sunulacak kadar iyi. İlla diğer hikayeler olmalı mıydı bilemiyorum beni en etkileyen ve en sevdiğim ilk hikaye oldu kesinlikle.
Belkide ben de kibirlenmişimdir böylesine açık mesajları duymaya ihtiyacımız olduğu fikrine.
"Çok mu zenginsin de paranı çaldırmaktan korkuyorsun?"
Çok mu bilgiliyim de bilgimin sorgulanmasından korkuyorum diye kendime uyarlamak istedim. Kendimize uyarlamamız gereken kısımlar bunlardı belkide.
"Biz her şeyimizi veriyoruz da, neden hiç kimse bize bir şey vermiyor?"
Son zamanlarda bir yaratıcının olduğu hissiyatını derinden yaşamaya başladım bu yolda şükretmeyi öğrendim ve şükretmeyi deniyorum. Beni bu açıdan dürtmüş bir yapı oldu.
İnsanda ne var? İnsana ne verilmemişti? İnsan Neyle Yaşar?
Bunları öğrenince yine göğe döneceksin.
Spoiler: Soruların cevapları ve cevaplar üzerine;
"İnsanda sevgi olduğunu anlamıştım" 1
"İnsanda neye ihtiyacı olduğunu bilme yetisi verilmemişti." 2
"Her insanın kendisi için kaygılanarak değil, sevgiyle yaşadığını öğrendim." 3
Ben sanırım sevgiyle yaşayanlardan değilim. Kaygıyla yaşayanlardanım ve sevginin de Allah/tanrı/yaratıcı sevgisinden geldiğini düşünüyorum.
Bu kitapla; bu yaşlarda, bu dönemde tekrar karşılaşmamı da yaratıcının işi diye yorumladım. İçimdeki soyut şeylerin dışa vurumunu göstermek istedi sanırım.
Teşekkürler, Tolstoy
Zenginken fakir edebiyatı yapmak kolay sen gel bir de onu Dostoyevski'ye sor.
Lev Tolstoy