Arkadaşlar Marx.... İngiliz sömürgeciliğini savunmuş... Yıkıldım...
1000Kitap
Gönderi kullanım dışı
·1 alıntı·
1.040 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
“Sorun İngilizlerin Hindistan’ı fethetmeye hakları olup olmadığı değil, Türkler, Persler, Ruslar tarafından fethedilmiş Hindistan’ı, İngilizler tarafından fethedilmiş Hindistan’a yeğleyip yeğlemeyeceğimizdir. İngiltere’nin Hindistan’da yerine getirmesi gereken ikili bir görevi vardır: biri yıkıcı, öteki yenileyici - eski Asyatik toplumun ortadan kaldırılması, ve Asya’da Batı toplumunun maddi temellerinin atılması” (Seçme Yapıtlar Cilt 1 syf. 414) “İngiltere’nin, Hindistan’da ki bir toplumsal devrimi yaratırken, ancak en iğrenç çıkarlara göre hareket ettiği ve bunları kabul ettirmede aptalca davrandığı doğrudur. Ama sorun bu değildir”(S.Y Cilt 1 syf.412) Marx’ın Hindistan üzerinde vuku bulan İngiliz sömürgesine “hak” verdiği çeşitli yazılarda ve mektup satırlarında mevcut olduğu doğrudur. Bunun yanında Ruslar’ ın Balkan ve Orta Avrupa üzerine yaptığı seferleri de “heyecan verici” olarak karşıladığı da doğrudur. Tüm bunların doğru olduğu kadar, Marx’ ın tüm bu tespitleri yaparken konumuz sömürge değil dediği de doğrudur. Marx’ın toplum bilimine uyguladığı bilimsel-felsefi yöntemi bilmeyen veya onu anlayamayanlar; Marx’ı kendileri gibi sığ düşüncede olduğuna kanaat getiriyor. Oysa Marx, tüm ekonomi-politik çalışmalarında ve diğer çalışmalarında diyalektik materyalizmi baz almıştır. Bu çerçevede klasik ekonomi-politik burjuva analistlerinden soyutlama yöntemi ile ayrılmış ve toplumun gelişimini bilimsel ele alabilmiştir. Hindistan’ın sömürgeleştirme pratiği halihazırda gerçeklemiş bir olaydır. Burada Marx, sermayenin ilksel birikimi çerçevesinde kapitalizmin gelişim dinamiklerine dikkat çeker. Zira pre-kapitalist üretim ilişkilerin hakim olduğu toplumlarda, önceki üretim ilişkilerinin çelişkileri en son kertede gelişmesi gerekmesi ve bunun sonucunda sermaye birikimiyle beraber emeğin toplumsallaştırılması şarttır. Hindistan ise tarih boyunca kapitalizme geçemeyen geri ülkeler tarafından sömürgeleştirmiştir. Marx’ın ise tartıştığı konu burada, hangi sömürgeleştirme durumu, Hindistan’da var olan Asyatik üretim ilişkilerini yıkıp kapitalist ilişkileri tedricen geliştireceğidir. Diğer konu ise kapitalizmin evresel aşamasıdır… Marx’a sömürgeci yaftasını yapıştıranların kaçırdığı noktaların başında; kapitalizmin serbest rekabet dönemi ve tekelci dönemi arasındaki farktır. Serbest rekabet sermayenin kapitalist yeniden üretim ilişkisi için; üst yapıda ve alt yapıda devrimci çizgisini gerektirir. Tekelci dönemi ise emperyalist aşamayla birlikte, devrimci barutun tükenip azami kâr marjına odaklandığı gerici dönemidir. Dolayısıyla kapitalizm, bu iki farklı dönemlerde girdiği ülkelerde farklı roller üstlenir.
İngilizlerin ilerleme adı altında Hindistan'ı sömürgeleştirmesi ile ilgili Marx, Gazete Yazılarında şöyle şeyler söylüyor;"Burjuvazinin, bireyleri ve halkı kan ve pislik içinde süründürmeden, sefalet ve aşağılanma çektirmeden bir ilerleme gerçekleştirdiği görülmüş müdür?", "İngiliz burjuva uygarlığının müthiş ikiyüzlülüğü ve yapısında varolan barbarlıktır, çok saygın biçimler aldığı kendi memleketinden çıkıp da sömürgelere yöneldiğinde tüm çıplaklığıyla gözlerimizin önüne seriliyor", "Avrupa'da, devlet borçlarının dokunulmaz kutsallığı hakkında gevezelik ederlerken, Hindistan'da kişisel birikimlerini Şirket'in fonlarına yatıran racaların hisselerine el koymadılar mı?" 8 Ağustos 1853'te yayınlanan Gelecekteki Sonuçları Karl Marx, Gazete Yazılar içinde" Hindistan ve Emperyalizm"
Ebru
Gönderi Sahibi
Bu abi çıkarımı nereden yaptı o kaynak lazım bana ahahshs Teşekkür ederiz alıntı için...
Ebru
Gönderi Sahibi
Bazen, keşke dünya ile şu seviyede bir alaka seviyesine sahip olsam diyorum...