Şimdiye kadar okuduğum mektup kitaplar arasında en kısa olandı. Ancak Fernando'yu farklı bir açıdan tanımamı sağladığı için memnunum :)
Fernando Pessoa
EK - - - - Ophélia'nın gözünden Fernando...
* Fernando çok kıskançtı, ama kızmazdı, hiçbir şey söylemezdi. Acı çekerdi. Dekolte elbiseler giymemden ya da delikanlılarla konuşmamdan hoşlanmazdı. Bir gün bana şöyle dedi: "Bugün ilk kez kuzenimin gözlerini kıskandım." "Neden" diye sordum. "Çünkü dün seni ben değil onlar gördü.
* Fernando genelde çok neşeliydi, çocuk gibi güler ve her şeyin eğlenceli yanını bulurdu.
* Bilindiği gibi Fernando çok yalnızdı. Çoğu kez kendisiyle ilgilenecek kimse olmazdı, o da bundan şikayet ederdi. Bana gerçekten aşıktı diyebilirim, benim varlığıma, kendisine eşlik etmeme çok ihtiyacı vardı. Bir mektubunda şöyle diyordu bana: Hasta olduğumda, kolum kanadım kırık olduğunda ya da üzüntülüyken seni ne kadar özlüyorum bilemezsin..."
* Fernando son derece kibar biriydi, çok da sevecendi. Hemen hemen her gün, daha önce de anlattığım gibi bana hediye getirir, geldiğimde sürpriz yapmak için onu çalışma masamın çekmecelerine saklardı.
* Fernando çok özel biriydi. Varoluşu, duygulanışı, hatta giyinişi özeldi. Ama belki de ben o dönemde bunun farkına varmıyordum, fazlaca aşıktım çünkü.
* Sözgelimi Fernando biraz anlaşılmaz olurdu bazen, özellikle de Alvaro de Campos olarak ortaya çıktığında. O zaman bana şöyle derdi: "Bugün, ben gelmedim, benim yerime dostum Alvaro de Campos geldi..." O zaman bambaşka bir davranış sergilerdi. Huzursuz olur, anlamsız, tutarsız şeyler söylerdi.
* Fernando moralinin bozuk olduğu zamanlarda benim kendisini sevdiğime bir türlü inanmazdı. Bir mektupta bana şöyle demişti: "Eğer beni sevmiyorsan, seviyormuş gibi yap, ama bunu öyle iyi yap ki ben fark etmeyeyim."