1. Thorstein Hvíta Destanı
Destanın orijinal dili olan İzlandacasından Norveççeye 1897'de yapılmış çevirisinden, tarafımca Türkçe'ye tercümesi. Her bir bölümü, bu gönderide veyahut paylaştığım Google Drive bağlantısı: drive.google.com/drive/folders/1... aracılığıyla, sırasıyla görüntüleyebilirsiniz. Keyifli okumalar. 1. Bölüm Bir adam varmış ve adı Olve Hvíta'ymış. Bu adam, Øksne-Tore'nin oğlu olan Osvald'ın oğluymuş. Olve, Norveç'te toprak sahibiymiş ve Namdalen'de yaşarmış. (Daha sonra) Jarl Haakon'un hırsları nedeniyle oradan ayrılmış ve Yrjar'a (adalara) gitmiş fakat orada ölmüş. Adı Thorstein Hvíta olan bir oğlu varmış. Babasının ölümünden hemen sonra tüm mal varlığını alarak İzlanda'ya gitmiş ve gemileriyle birlikte Vaapnfjord'a gelmiş. Fakat hemen sonrasında tüm İzlanda'daki "isim" dönemi sona ermiş. Vaapnfjord'daki Hov'da Steinbjørn adında bir adam yaşarmış; lakabı "Kısa" imiş. Amcası Eyvind Vaapne, Vaapnfjordsaa ile Vester-dalsaa arasında kalan tüm araziyi zamanında ona vermiş. Steinbjørn oldukça savurgan bir aileyi yönetiyormuş. Thorstein tüm arazinin kullanımda olduğunu öğrenince Steinbjørn'a gitmiş ve ondan yeni bir arazi satın almış. Topta-voll çiftliğini inşa etmiş, birkaç kış boyunca orada yaşamış ve varlıklı ve saygın bir adam olmuş. (Thorstein) evlenmeyi düşündüğü sıralarda kısa bir süredir yerleşik hayata geçmiş bir adammış ve tercihi Hvíta Rodgeir Ravnssøn'un kızı Ingebjørg'den yana olmuş. Oğulları Aanund, Tord ve Torgils ile kızları Torbjørg ve Tora olmak üzere birlikte beş çocukları olmuş. (Çok sonraları) Torgils'in yetenekli bir erkek olduğu ortaya çıkmış Thorstein çok zengin olmuş. Öte yandan Steinbjørn Kort'un işleri yavaş ilerlemiş, bu nedenle Thorstein'dan borç para almaya gitmiş. Thorstein bunu yapmaya istekliymiş fakat (Steinbjørn Kort) Thorstein'dan o kadar çok borç para almış ki, Thorstein'ın mal varlığının büyük bir kısmı yok olmuş. Thorstein, borçlusuyla işlerinin ters gittiğini düşünmüş ve verdiği borcu nasıl geri alacağını bilmiyormuş gibi davranmış; ondan bunu direkt olarak talep etmiş. Steinbjørn, Thorstein'a Hov'daki çiftliğini emanet etmiş. Bu kişi oraya taşınmış, Godord'u satın almış ve en büyük reis olmuş. İnsanlar arasında en dost canlısı olanmış ve Hov'da birçok kış yaşadıktan sonra, Ingebjørg o evde hastalanıp ve ölmüş. Torstein bunun büyük bir kayıp olduğunu düşünmüş fakat çiftliğini eskisi gibi işletmeye devam etmiş. 2. Bölüm Tore adında bir adam varmış. Suyun batısındaki Atlevik'te yaşayan Atle'nin oğluymuş. Şimdi orada Sauhuse bulunmaktadır. Tore, yaşlı Brynjolv'un kızı Aaslaug ile evliymiş ve ondan iki Bjørn: Einar adında bir oğlu ve Olov adında bir kızı olmuş. Einar sağlıklı fakat iri yarı olmayan, herkesten üstün olmak isteyen bir Kar'mış, bu nedenle pek iyi bir arkadaş sayılmazmış. Olov ise (civarın) en güzel ve en dost canlısı kadınıymış. Sonra, Thorstein Hvíta, görme yetisini kaybedecek kadar kötü görmesine neden olan bir kaza geçirmiş. Artık çiftliğini yönetemeyeceğini düşünüyormuş ve oğlu Torgils ile konuşarak çiftliği devralmasını istemiş. Torgils, yapabildiği kadarıyla yardım etmenin onun görevi olduğunu söylemiş. Babası daha sonra ona Olov Toresdatter ile evlenmesi gerektiğini söylemiş. O da (babasının) sözüne uymuş ve birlikte çiftliğe gitmişler. Birbirlerine karşı derin bir sevgi besliyorlarmış ve Helge adında bir oğulları ve Gudrun adında bir kızları olmak üzere iki çocukları olmuş. Torgils, o zamanlar yirmi yaşındaymış. 3. Bölüm Rane, "Guldhat" lakaplı bir adamın adıymış; Torgils'in üvey babası ve Olov'un kuzeniymiş. Hov'da bir evi varmış. Çok kibirli bir adammış ve onunla uğraşmanın pek bir kötü olduğu söylenirmiş. Yine Hov'da yaşayan ve Hovsfolkenc ile akraba olan, "Flette" lakaplı başka bir adamın adı Torkel'miş. Büyük ve güçlüymüş. Torbjørn, Mjølrakkcsletten ve Tistilsfjord arasındaki Sveinungsvik'te yaşayan bir adamın adıymış. Torbjørn iyi bir adammış ve yüce bir güce sahipmiş; Thorstein Hvíta'nın arkadaşıymış. Knefilsdal'daki Skjeggestad'da Torfin adında bir çiftçi yaşarmış; onun da başka bir çiftliği varmış. Karısının adı Torgerd'miş. Üç oğulları varmış; birinin adı Thorstein ve lakabı "Adil Thorstein"miş, ikincisi Einar ve üçüncüsü Torkell'miş. Hepsi de umutlu çocuklarmış fakat Thorstein, içlerinde en iyisiymiş. Destanımızın anlatıldığı dönemde yetişkin bir adammış. Kraake, Kraakeløk çiftliğinde yaşayan bir adamın adıymış. Hali vakti yerinde bir adammış ve evliymiş. Karısının adı Gudrun'muş. Helga adında bir kızları varmış; (Helga) son derece güzel bir kadınmış ve tüm Fljotsdalshered'deki en iyi evli kadın olarak kabul ediliyormuş. Rivayete göre Adil Thorstein, babasından borç istemiş ve ona ülkeden çıkmak istediğini söylemiş. Torfin bunun olması gerektiğini düşünmüş ve ona istediğini vermiş. Thorstein birkaç yazdır seyahat ettiği için kendini oldukça geliştirmiş, saygın bir adam haline gelmiş. Seyahati boyunca her zaman, babasının ve kendisinin ihtiyacı olduğunu düşündüğü malların bir kısmını bir kenara koyuyormuş. Bir bahar, (Thorstein) kış boyunca İzlanda'dayken, Einar Toressøn babasına gitmiş ve ondan maddi yardım istemiş; Thorstein ile birlikte Fællig'e gitmek istediğini söylemiş. Thorstein, Einar'ın kendisiyle birlikte Fællig'e gelmesini reddedemeyeceğini söylemiş ve gemisinin yarısını ona vermiş; ancak Einar'ın nefret dolu mizacı, bu topluluk ile bir gelecek düşünmediğini açıkça belli ediyormuş. Eninde sonunda bir araya gelmişler ve yurt dışına çıkmışlar. Thorstein, Einar'ın onurlandırılması için elinden gelen her şeyi yapmış ve her şeyden önce onunla ilgilenmiş; fakat yine de diğer insanlar tarafından, herkese karşı yardımsever ve iyi bir adam olduğunu kanıtladığı için, Einar'dan katbekat fazla onurlandırılmış. Bununla birlikte, bir süre için iyi geçinmişler. 4. Bölüm Anlatılanlara göre bir kış, üvey kardeşler İzlanda'dayken Torfin, Thorstein'la sohbet etmiş ve ona yazın ne yapmak istediğini sormuş. Thorstein yurtdışına gitmek istediğini söylemiş. Bunun üzerine Torfin, çiftliği onunla birlikte yönetmek istediğini belirtmiş fakat Thorstein bunu istemediğini, istediği kadar mülke sahip olabileceğini söylemiş. Torfin şimdi de onun için bir evlilik düşündüğünü ve Helga Kraakesdatter'le flört etmesi gerektiğini belirtmiş. Thorstein, Helga'nın Kraake'nin tek varisi olması nedeniyle tarafların eşit olmayacağını söylemiş; ancak Torfin hem klan hem de diğer koşullar açısından bunun uygun olduğunu düşünüyormuş. Bu durumu Kraake'ye sunmuşlar; o, kendisinin uygun olduğunu söylemiş. Teklif daha sonra Helga'ya sunulmuş ve o da olumsuz bir yanıt vermemiş. Thorstein, Jaord'u aldığında tanıklar da oradaymış. Thorstein önce yurtdışına gitmek istemiş; fakat eve döner dönmez düğün yapılacakmış. Thorstein ve Einar bir süre yurtdışına çıkmışlar. Thorstein denizde iskorbüt hastalığına yakalanmış ve çalışamaz hale gelmiş. İnsanlar ona gülüyormuş ve bu Einar Ophavsman'ın suçuymuş. Einar ilkbaharda Thorstein'a gitmiş ve evini kendininkiyle değiştirmesini istemiş. Sonra geminin ona kalacağını; Thorstein'ın İzlanda'ya gitmek istemiyor gibi göründüğünü söylemiş. Bunun üzerine Thorstein, Einar'ın Sindelag'ına (ekibine) katılmaktan farklı bir şey düşünmediğini belirtmiş. İlkbaharda ev değiştirmişler, böylece Thorstein onun yatağını paylaşmış, fakat Einar seçimini çoktan yapmıştır. Einar gemiyi yüklemiş ve Sommerem'in etrafından İzlanda'ya doğru yelken açmış. Oraya vardığında kendisine Tidender sorulmuş. O da düzgün bir haber veremeyeceğini söylemiş. Muhtemelen o gittiğinde Thorstein henüz ölmemişti; fakat o kadar "aptaldı" ki geri dönme ihtimali çok azdı. Einar daha sonra babasının yanına gitmiş ve Thorstein hakkında anlattığı her şeyde onu olabildiğince eleştirmiş. Sonbaharda bir gemi Reydefjord'a giriş yapmış. Einar gemiye gitmiş ve Thorstein'ın öldüğünü söylemesi için Eastman'a para vermiş ve hem kendisi hem de gemideki diğerleri söyleneni yapmışlar. Einar da Torstein'ın ölüm haberiyle eve gelmiş ve onun çirkin bir ölümle hayata gözlerini yumduğunu söylemiş. 5. Bölüm Einar kış gelince babasına gidip ondan Helga Kraakesdatter'i istemesini istemiş ve Tore de bunu yapacağını söylemiş. Daha sonra evden ayrılmışlar ve Tore'nin Einar adına teklifini sunacağı Kraake'ye gelmişler. Kraake, Torstein'ın öldüğünden emin olmak istediğini söylemiş fakat Einar'a kızını verecek gibi görünüyormuş. Bunun üzerine Tore, Einar'ın Thorstein'a uygun görülen kadından hemen bir cevap beklemesi hususunun kendine yakışmayacağını söylemiş ve Kraake de bu durumda başka bir cevap verememiş. Bununla birlikte baba ve oğul evlerine dönmüşler. Fakat kısa bir süre sonra Einar atını kuzeye, Hov'a sürmüş. Orada Torgils'e teklifini anlatmış ve reddedildiğini söylemiş. Rane de oradaymış ve şöyle söylemiş: "Eğer bu kadını elde edemezsen, iyi arkadaşlara sahip olmanın sana pek bir faydası olmaz, Einar.” Ayrıca, Einar'ın başına gelen utancın, Torgils'in dostluğuna pek uygun olmadığını düşünüyormuş. Torgils buna şöyle cevap vermiş: "Kraake'nin akıllıca davrandığını düşünüyorum ve onun yerinde olsaydım ben de aynısını yapardım." Einar, Kraake'nin sözlerini olduğunu gibi yinelemiş fakat Rane, Torgils'i onunla gitmeye davet etmiş. Torgils, Gifter davası çözülmek zorunda olsa bile bunun iyi bir şeye yol açmayacağından korktuğunu belirtmiş. Sonra Einar ile birlikte Kraake'ye gitmişler ve Kraake daha öncesinde de olduğu gibi yine aynı cevabı vermiş. Bunun üzerine Torgils şöyle söylemiş: “Kızınız için avukatlık yapıyor olmalısınız; ama başka bir nedenden dolayı size dava vermedikleri gerçeğinden kaçamazsınız.” Kraake de cevap vermiş: “Kendimi buna maruz bırakmayacağım.” Kızı Einar'la evlenmiş ve düğününü yapmış. Kraake, Thorstein'la olan nişanın Lag'da kalmamasından dolayı rahatlamış. 6. Bölüm Torstein iyileşmiş. Gemisini onarmış ve düğünden sonraki yaz İzlanda'daki Reydefjord'a gelmiş. Gelir gelmez gemisini Doğululara satmış; çünkü artık Helga'yla evlenmeye ve seyahatlerini durdurmaya niyetliymiş. İzlanda'ya geldiğinde, burada meydana gelen tüm değişiklikleri hemencecik sorgulamış, babasına danışmış. Torstein (evlilik ile ilgili) hiçbir şey fark etmemiş; kış geldiğinde Bolunghavnen'de bir yelkenli satın almış ve onu mükemmel bir şekilde donatmış. Kardeşleri de onunla birlikte yola çıkmaya niyetlenmişler fakat işleri umdukları kadar çabuk bitmemiş, çünkü öncesinde para toplamak üzere bu toprakları dolaşmaları gerekiyormuş. Doğulular, Torstein'ın kardeşlerini beklemek zorunda olmasından mütevellit kendilerini kötü hissetmişler. Bunun üzerine Torstein şöyle söylemiş: “Onları aramak ve sakinleşmelerini istemek için gemimiz ile yola çıkacağım; fakat beni en az yedi gün beklemelisiniz.” Daha sonra Øksarfjord boyunca Bolunghavnen'e, oradan Mødredalsheien'e ve Vaapnfjord'a, sonra Smjørvatnsheien'e ve sonra Jøkelsaa üzerindeki köprüye, Fljots-dalsheien'e ve Lagaflljot'un doğusuna, daha sonra sabahın erken saatlerinde Atlevik'e ulaşana kadar yol gitmiş. Tore, Budlung surlarının aşağısındaki Skogs'un babasıymış ve yanında Huskarle'si de varmış. Einar ise evdeymiş ve Torstein kapının önüne çıktığında henüz uyuyormuş. Dışarıda Osk adında bir kadın duruyormuş. Gaards'a gelen, adının ne olduğunu sormuş. Torstein demiş ki: “Benim adım Sigurd ve Einar'a bir şey borçluyum. İçeri girip ona dışarı çıkmasını söyleyin.” Torstein'ın elinde bir mızrak ve başında yün bir şapka varmış. Karısı Einar'ı uyandırmış. Einar, gelenin kim olduğunu sormuş, kadın da (gelen kişinin) adının Sigurd olduğunu söylemiş. Einar ayağa kalkmış, ayakkabılarını ayağına geçirmiş, üzerine genişçe bir pelerin sarmış ve dışarı çıkmış. Torstein'ı hemen tanımış ve üzülmüş. Bunun üzerine Torstein şöyle söylemiş: “Şimdi buraya, denizdeyken Skørbug'ımla (hastalığımla) dalga geçtiğin ve mürettebatla birlik olup benimle alay ettiğin için ödeyeceğin cezayı duymaya geldim. Birazına da razı olacağım.” Einar cevap vermiş: “Önce sana gülen herkesten hesap sor, onlar öderse ben de öderim.” “O kadar paraya ihtiyacım yok,” diye düşünmüş Torstein; ”bunun için para ödemeni istiyorum”, demiş. Einar cezasını ödemeyeceğini söylemiş ve yatak odasına gitmek üzere geri dönmüş. Torstein ona yavaşlamasını ve Helga'nın yatağına bu kadar çabuk gitmemesini söylemiş. Ama Einar onun söylediklerine hiç aldırmamış. Bunun üzerine Torstein mızrağını Einar'a saplamış; mızrak Einar'ın içinden geçmiş ve Einar oturma odasına kadar yuvarlanarak düşüp ölmüş. Torstein hizmetçiden Einar'a göz kulak olmasını istemiş ve atını sürdüğü yoldan geri dönmüş. Halsen üzerinden batıya, Mjølrakkesletten ile Orm-aaen arasında bulunan Torbjørn Sæter'e doğru at sürmüş. Kardeşlerinin gelip gelmediğini sormuş fakat Torbjørn gelmediklerini söylemiş. Bunun üzerine Torstein ona olanları anlatmış ve kardeşlerine aceleyle gemiye gitmelerini söylemesini istemiş. Hizmetçi, Tore'ye haber göndermiş ve oğlu Einar'ın öldürüldüğünü söylemiş. Bunun üzerine Tore iki adamı ile birlikte kuzeye, Vaapn-fiyort'a koşmuş ve gölün karşısından Hov'a giden bir gemiye binmiş. Burada saray mensuplarına Einar'ın öldürüldüğünü anlatmış. Torgils, Einar Helga'yı aldığında bunun kötü sonuçlanacağını anladığını anlatmış. Ondan eve doğru at sürmesini istemişler ve o da atlarını getirtmiş. Rane de ona yavaşlamasının cesaret eksikliğinden kaynaklandığını söylemiş. Tore buna aldırış etmeden geri dönmüş ve Torgils'in maiyetine yedi kişi vermiş. 7. Bölüm Torstein’ın Torbjørn'la birlikte geçirdiği geceden sonraki sabah kardeşleri de yanlarına gelmiş. Orada yemeklerini yemişler ve tekrar uyumuşlar. Torbjørn onları bu işten vazgeçirmeye çalışmış ve onlara Einar'ın cinayetini ve Torstein'ın elçisini anlatmış; fakat kendisi her iki tarafın da arkadaşıymış. Bir süre sonra Sæteren'e gelen yedinci kişi Torgils olmuş. Torbjørn hemen kardeşlerini uyandırmış ve onlara Torgils'in “cornmon” olduğunu söylemiş. Artık hiçbir yere varamayacaklarmış. Torbjørn onlara, kapının hemen yanındaki mührün içine derince bir hendek kazmaları gerektiğini söylemiş. "Ben kapıda durmalıyım," demiş ve (kardeşleri) sözünü dinlemiş, öyle de yapmışlar. Beklenildiği üzere, Torgils ve adamları mührün tam üzerinde durmuşlar. Bütün kardeşlerin orada olması gerektiğini düşünmüşler çünkü dışarıda bir grup yorgun at varmış ve toynak izleri henüz tazeymiş. "Biliyorum," demiş Torgils, "burada olduklarını." "Sen en kurnazlarısın," demiş Torbjørn; "fakat senin de söylediğin gibi kardeşler burada değil. Atlarımın etrafta koşturmalarına izin verdim ve toynak izleri de bundandır. Kışlıktan yeni geldiler fakat öncesinde kütükleri Fjæren'den Sveinungsvik'e taşıdılar, burada bir Skaale inşa ediyorum. Atlar benimdir.” Torgils buna inanmadığını söylemiş. "Kapıdan çekil," demiş, "böylece mührü arayabiliriz." "Yapmayacağım, çünkü söylediklerime inanmıyorsun", demiş (Torbjørn). "Kapıdan çekilmezse onu öldür," demiş Bane. "Babam bundan hoşlanmazdı," diye düşünmüş Torgils. Torkell Flette ise evin arkasına geçmeyi ve hemen ardından Torbjørn ile kapı arasındaki çatıdan aşağı atlamayı teklif etmiş; sonra onu (Torbjørn) buradan uzaklaştırıp tepeden aşağı taşımak istemiş. Torgils ondan bunu yapmasını istemiş. Torkell de dediğini yapmış. Bu şekilde Torbjørn mühür kapısından uzaklaştırılmış ve iplerle bağlanmış. Kapıya doğru ilerlemişler fakat içeri ilk kimin girmesi gerektiği hususunda anlaşmazlığa düşmüşler. Torgils bunu duyunca şöyle söylemiş: "İçeri girmeye cesaret edemez isek eğer, onurumuz, gururumuz ve cesaretimiz yok demektir." Bununla birlikte Torgils işe koyulmuş. Torbjørn onu geri tutmaya çalışmış ve içeri girmemesini söylemiş. Fakat (Torgils) sözlerine aldırmamış. Kalkanı başının üstünde tutmuş, içeri girip hendeğe doğru koşmuş ve kardeşler onu oracıkta öldürmüş. Torgils'in arkadaşları ise durmamış, çatıyı yırtmış ve onlar da bir süre kardeşlere saldırmışlar. Bane, mührün duvarına uzanıp içeri bakmış; bir mızrakla yaralanmış. Kardeşler kendilerini hem iyi, hem de cesurca savunmuşlar ve büyük bir şöhrete kavuşmuşlar. O zaman otuzlu yaşlarındalarmış. Savaştan sonra Torbjørn, Baanlar tarafından serbest bırakılmış; kardeşlerin tüm mallarını Bolunghavn'daki gemiye bindirmiş ve Torstein'a olanları anlatmış. Torstein, Torbjørn'un iyi davrandığını, (bu yüzden) buradan dostluk içinde ayrılacaklarını söylemiş. Torstein yaz aylarında yurtdışına çıkmış ve beş yıllığına uzakta kalmış. Şefler tarafından çok beğenilmiş ve en sağlıklı adam olarak kabul edilmiş. Rane Guldhat eve, Hov'a gelmiş ve Thorstein Hvíta'ya Torfin'in iki oğlunun düştüğünü ve Tore'nin iki Huskarles'inin de yaralandığını söylemiş. "Fakat oğlum Torgils nerede?" Diye sormuş Torstein. Kane de hemen cevaplamış onu: "O da düştü.” "Bir şeytan gibi konuşuyorsun," demiş Torstein, "kötülük sana ve öğütlerine yapışıp kalmış!” İnsanlar bunun büyük bir olay olduğunu düşünmüşler. Ertesi yaz Torstein aleyhine bir dava açılmış ve Einar cinayetinden kanun kaçağı olmuş. Broddhelge, babası öldürüldüğünde üç kışlıkmış. Torstein beş yılın sonunda İzlanda'ya gitmiş ve gemisiyle Hov'a kadar gelmiş. Broddhelge o zamanlar sekiz kışlıkmış. Ahırda, dışarılarda oynarmış. Torstein Torfinssøn ona neden misafir davet ettiğini sormuş ve cevabını beklemeden içeri girmiş. Misafirleri olan Torstein Hvíta ve çiftçileri tanımış. Torstein Hvíta şöyle söylemiş: "Yaşlı ve kör adam, kalp ağrımın büyüklüğünün bana musallat oluşundan kaynaklanabileceğini hiç düşünmez misin?" "Gelmemin nedeni bu değildir," demiş Torstein Torfinssøn; "Oğlun Torgils için kendini yargılamanı öneriyorum. Ona ödemek için topladığım mülk o kadar fazla ki, başka hiçbir erkeğe bu kadar yüklü ödeme yapılmamıştır." Torstein Hvíta, oğlu Torgils'in bir çantaya (paraya) denk olmadığını söylemiş. Torstein Torfinssøn, “adil olan” lakabına uyarak, başını adaşı Torstein Hvíta'nın dizine yaslamış. Torstein Hvíta şöyle cevap vermiş: "Başınızın boynunuzdan ayrılmasına asla izin vermem; Çünkü her kulak, büyüdüğü yere en iyi şekilde oturur. Fakat sahip olduğun her şeyle birlikte buraya, Hov'a gelmen ve çiftliği yönetmen gerektiği hususunda bir anlaşma yapmak istiyorum. Burada olmalısın; tabii gemini de satmalısın.” Torstein bu uzlaşmayı kabul etmiş. İki adamın dışarı çıktığı sıralar, Helge Torgilssøn, Torstein'ın içeri girerken kapının yanına koyduğu altın işlemeli mızrakla oynuyormuş. "Mızrağı benden hediye olarak alır mısın?" Adil Torstein Helge'ye sormuş. Helge, üvey babası Torstein Hvíta'ya mızrağı alıp alamayacağını sormuş ve mızrağı alması, bunun için ona çok teşekkür etmesi gerektiği cevabını almış. Bu sefer de Torstein geceyi Hov'da geçirmiş. Sonra gemisine gitmiş ve onu satmış; tüm eşyalarıyla birlikte Vaapnfjord'daki Hov'a taşınmış. (Torstein Torfinssøn) bir süre orada yaşamış ve Helga Kraakes'in kızına evlenme teklif etmek istiyormuş. Dediğini yapmış ve Torstein Hvíta da bu süreçte yanındaymış. İşler yolunda gitmiş ve Kraake ona bunun gerçekleşeceğini söylemiş. Torstein ve Helga birlikte güzelce yaşamışlar. Torstein, adaşından yakışıklı ve yetenekliymiş, sekiz kış boyunca çiftlikle ilgili her işte oğlunun yerini almış. Torstein Hvíta uzun zaman sonra adaşına şöyle söylemiş: "Eh, bütün işaretler gözlerimin önündeydi. Her yeri sağlıklı, iyi bir adamdın ve işine uygun olduğunu göstermiştin. Şimdi ise baban ve kayınbiraderin Kraake'nin yaptığı gibi gibi tavsiyeme uymanı ve sahip olduğun her şeyi alıp ülkeyi terk etmeye hazırlanmanı istiyorum. Çünkü Helge'nin seni örnek almadığına inanıyorum. O şimdi on sekiz yaşında ve muhtemelen bundan sonra uzun bir hayat sürecek olma ihtimali mümkün değil. Kuzenim Helge'nin çok kibirli ve haksız bir adam olacağına inanıyorum. İyi bir şekilde ayrılmak istedim. Bu konudaki tavsiyemi duy ve burada söylediğim vakitten daha uzun kalma.'' Adil Torstein bunun olacağını söylemiş. İki gemi satın almış ve bütün ailesini toplayıp ülkeyi etmiş. Babası Torfin ve Maag Kraake de ona eşlik etmiş. Önce Kuzey Norveç'e inmişler ve ertesi yaz kuzeye, Haalogaland'a gidip oraya yerleşmişler. Adil Torstein nefes aldığı sürece burada yaşamış ve o topraklardaki en sağlıklı, kudretli adam olarak kabul edilmiş. 8. Bölüm Helge, üvey babası Torstein Hvíta ile büyümüş. Sağlıkla büyüyen, güzelleşen ve şef gibi davranan büyük ve güçlü bir adam olmuş. Çocukken çok konuşkan değilmiş fakat gençken geçinmesi zor, fazla düşünen ve kaprisli birine dönüşmüş. Sığırların Hov'daki sağım yerinde toplandığı bir gün, iri ve sırık gibi bir öküz yanlarına ilişmiş. Evde de Helge ve büyükbabasına ait büyük bir öküz varmış. Helge daha az önce oradaymış ve öküzlerin birbirleri üzerinde tepiştiğini ve ev öküzünün ahır öküzüne yenik düştüğünü görmüş. Hemen içeri girmiş ve büyük buz parçaları bulup onları ev öküzünün alnına bağlamış. Tam eskisi gibi durulmaya başladılar derken, ev boğası diğerinin alnını delerek onu ölmüş. İnsanlar bunun Helge'nin bulduğu iyi bir numara olduğunu düşünmüşler ve onu Brodd-Helge olarak adlandırmışlar. İnsanlar o zamanlar iki isme sahip oldukları için son derece şanslı sayılırlarmış çünkü ikinci bir isme sahip olanların diğerlerinden daha uzun yaşayacağına dair yaygın bir inanış varmış. Helge'nin yanındaki kimseyi adamdan saymayan büyük bir şef olmak istediğini görmek artık çok kolaymış. Torstein Hvíta, adaşının gidişinden sonra bir kış daha yaşamış. Zaman zaman adaşının gerçekten harika bir adam olduğu haberlerini almış. Krossvik'teki Geite, Halkatla'nın oğlu Ketil Trym'in oğlu olan Yaşlı Tidrande'nin kızı Halkatla'yla evliymiş. Geite ve Brodd-Helge arasında ilk başta büyük bir dostluk varmış, ancak büyük acılar çektikçe bu büyük dostluk da giderek azalmış ve sonunda Vopnfirdinga Destanında anlatıldığı gibi, yerini tam bir düşmanlık almış. Torstein Hvíta'nın hikayesi işte burada bitiyor.
Edebiyat
·1 alıntı·
974 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Dilay
Gönderi Sahibi
Bir sonraki destan, Thorstein Hvíta'nın hikayesinin sonunda da yer alan Brodd-Helge ve oğlu Bjarne'nin hikayesini anlatan Vopnfirðinga Destanı olacak.
Burada oldukça ender göreceğimiz işlerden birini yapmışsınız. Emeğinize saygı duyuyorum. Bütün destanı dinlene dinlene okudum. Bu anlatıyı dilimize çevirdiğiniz için ellerinize sağlık diyorum. Sağ olun.
Dilay
Gönderi Sahibi
Güzel yorumlarınız için çok teşekkür ederim. Bu gece tamamlayıp bütün destanı yüklemeyi planlıyorum, umarım kalan kısmı da beğenirsiniz. Kıymet verdiğiniz ve okuduğunuz için ayrıca teşekkür ederim. Kucak dolusu sevgiler ve saygılar.